1. YAZARLAR

  2. Yılmaz Sandıkcı

  3. Kobiler İçin Borç Olmayan Kredi
Yılmaz Sandıkcı

Yılmaz Sandıkcı

Yazar
Yazarın Tüm Yazıları >

Kobiler İçin Borç Olmayan Kredi

A+A-

Cumhurbaşkanımız geçen ay millete elindeki dövizi bozdurma çağrısı yaptı. İyi de oldu. Peki, sonuç ne oldu? Aynı sahneyi yaklaşık 2 yıl önce de yaşamıştık. O zaman tedbir alınmış olsaydı, aynı çağrıyı yapmak zorunda kalır mıydı?

*

19 Ocak 2017 tarihli “Dövizi Bozdurduk ya Sonra?” başlıklı yazımda şöyle yazmıştım:

***

Sayın Cumhurbaşkanımızın tavsiyesi ile halk dövizini bozdurarak ekonomimize zarar verecek şekilde yükselen kur artışına engel olmaya çalıştı… Ama sonuç nedir? Döviz kurları artmaya milli paramız değer kaybetmeye devam ediyor, ana sorun nerededir?

*

Ekonomi savaşında kazanmak isteyen de cephede kazanmak isteyen gibi “bilgi” sahibi olmak zorundadır. Dövizin ekonomide yeri ve etkisi nedir? Niçin yükselir, niçin düşer? Halkın elinde milli paramız yerine bu kadar dövizin ne işi vardır? Banka yerine niçin yastık altındadır?

*

Ekonomimizin tasarruf ucu, parasını bankaya yatırmak yerine, ekonomi bilmez, bilgisiz, bilimsiz “vaiz” lobisinin “döviz biriktirmeyi caiz göstermesi” yüzünden tasarrufunu dövize bağlayıp yastık altında atıyor. Bu sebeple, ekonomimizin girişimci, sanayici ucu finansal kaynak sıkıntısı çekiyor… Alternatif kaynak da bulamıyor ve güdük kalıyor. Bu güdük ekonomide milli paranın değeri nasıl düşmesin?

*

Halkın elindeki dövizi bozdurmasına rağmen döviz kurlarındaki artışını durduramayan ekonomi yönetimi nerede hata yaptığını bulmalı ve yöntemini değiştirmelidir. Bunun için, ekonomi gücünün iki temel unsuru olan tasarrufçu ile girişimciyi bankanın aracılığına gerek kalmaksızın bir araya getirmenin yollarını arayabilir. Tasarrufun yatırım ile doğrudan buluşacağı ortamlar üzerinde düşünmeye başlayabilir.

*

Yani kısaca Türkiye artık potansiyeli uygun illerimizde Yerel KOBİ Borsaları kurmayı tartışmaya başlamalıdır. Parasını faize, bankaya yatırmayan tasarrufçu gidip yabancı bir ülkenin kâğıdını (yabancı para, döviz) alacağına, kendi memleketinden bir şirketin hisse senedini alabilmelidir. KOBİ ölçeğindeki, sanayi firmalarını ve “realist” projeleri finanse edecek şekilde; “helalinden” risk içeren, vurgunculuk ve manipülasyon gibi hileli işlemlere kapalı, tasarrufçu ile girişimciyi “adil şartlarda” buluşturmaya açık bölgesel sermaye piyasalarının oluşturulması artık gündeme alınmalıdır.

*

Milletin, dost mu düşman mı olduğu belli olmayan ülkelerin ekonomilerini besleyen döviz birikimlerini, yastık altından çıkarıp sanayi bölgelerimize akıtacak kanalların ve havuzların yapılması daha fazla geciktirilmemelidir.

*

OECD’nin 2017 yılı Türkiye raporundaki tavsiyelerden biri şöyle; Türkiye’de finansman maliyeti çok yüksek, “borçluluk yaratmayan finansal alternatif yolların bulunması” büyümeyi artıracaktır. Biz de öyle diyoruz hem de 2001 yıllından beri. Sadece adını koyacak bir irade lazım. Gecikmeden.

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.