1. YAZARLAR

  2. Mehmet Ali Eskipostalcı

  3. Konya’da Tarım Fuarı ve Artan Su Sıkıntısı
Mehmet Ali Eskipostalcı

Mehmet Ali Eskipostalcı

Haber/Yorum
Yazarın Tüm Yazıları >

Konya’da Tarım Fuarı ve Artan Su Sıkıntısı

A+A-

TÜYAP Konya, bu yıl 14’üncüsü gerçekleştirilen Uluslararası Tarım, Tarımsal Mekanizasyon ve Tarla Teknolojileri Fuarı’na ev sahipliği yapıyor. Hatırlayacağınız üzere TÜYAP Konya, geçtiğimiz yıl 18 ülkeden bin 143 marka ve 388 firmanın katılımı ile 57 ülke ve 76 farklı ilden gelen 282 bin 613 ziyaretçiyi bir araya getirmişti. Bu yıl ise 5 gün boyunca 21 ülkeden bin 200 marka, 394 firma ile firma temsilciliğinin ve devamında ise 60 ülke ve 81 ilden 350 binin üzerinde ziyaretçinin Tarım Fuarı’nda bir araya gelmesi planlanıyor. Tarımın kalbi olarak nitelendirilen şehrimizde böylesi büyük bir organizasyonun gerçekleştiriliyor olması bizler adına oldukça sevindirici bir gelişme. Öyle ki; gerçekleştirilen bu organizasyondan şehrimizde tarımın yanında hem otellerimizin, hem restoranlarımızın hem de diğer esnaf kardeşlerimizin kazanç sağlayacağını düşünüyorum.
***
Yapılan böylesi devasa organizasyonlarda gözden kaçan birtakım teknik detayları da burada yazmadan geçmek istemiyorum. Dilerseniz ilk olarak 03-06 Mart tarihleri arasında gerçekleştirilen KONYA TOHUM 2016 5. Tohumculuk, Fidancılık, Bahçe Bitkileri ve Ekipmanları Fuarı’nın analizini yaparak başlayalım. 4 gün boyunca açık olan fuarın 3 gününe katılıp birebir firma temsilcileriyle görüşme imkânım oldu. Türkiye’nin tohum üretiminde yaklaşık yüzde 35-40’lık ihtiyacını karşılayan Konya’da bu tür bir fuarın düzenlenmesinin şehir adına gerekli olduğunu görüyorum. Ama gel gelelim ki bu sene Tohumculuk, Fidancılık, Bahçe Bitkileri ve Ekipmanları Fuarı’nın beklenen ilgiyi görmediği kanısındayım. Gerek yerel firma temsilcileri gerekse şehir dışından fuara katılım sağlayan birçok firma Tohum Fuarı’nın Tarım Fuarı’ndan ayrı yapılması nedeniyle şikâyetçi. Toplamda 3 salonda açılan fuarda firma yetkilileri, bu tür organizasyonların şehir dışında yeterince tanıtılamadığını da dile getiriyorlar. Firmaların en büyük şikâyeti ise Tarım Fuarı’na katılamamaktan yana. Tohum Fuarı’nın yanı sıra Tarım Fuarı ile ilgili de katılımcı firmaların kendilerine ayrılan alanlar hakkında sıkıntılar yaşadığını ve yer konusunda haksızlıkların meydana geldiğini duydum. Umarım bu konuda TÜYAP yetkilileri katılımcı firmaların taleplerini dikkate alarak bir sonraki yıl gerekli önlemleri alırlar.

Su İhtiyacımız Gittikçe Artıyor

Mevzu tarım olunca alt başlıklar halinde yazılması ve konuşulması gereken bir sürü konu ile karşılaşabiliyorsunuz. Tarım demişken yazımın ikinci kısmında hepimizin az buçuk hâkim olduğu bir konuya geçiş yapmak istiyorum. Konya, tüm Türkiye genelinde tarım sektörünün lokomotifi olarak kabul edilir. Gelin önce şehrimizi tarımın lokomotifi yapan etkenleri birlikte inceleyelim: Sahip olunan yüz ölçümü bu etkenlerin başında yer alıyor. Alt başlıklarda ise üretilen tarımsal ve hayvansal ürünler, iklim ve toprak yapısı, şehrin büyükbaş ve küçükbaş hayvancılık için uygunluğu, bulunduğu coğrafi konum sebebiyle birçok ilin geçiş noktası olması ve ulaşım kolaylığı, tarımla alakalı üniversitesinin bulunması, tarım alet ve makine sektörlerinin büyük bir kısmının yer alması gibi unsurları bulmak mümkün. Bütün bunlara rağmen şehrimizin kanayan yarası Konya’nın tarımsal sulamada ciddi sıkıntılar içerisinde olduğunu görüyoruz. 2,2 milyon hektarlık tarım arazisine sahip olan şehrimiz yıl içerisinde ortalama 337 milimetre yağış alması gerekirken bu miktar üzücüdür ki 200 milimetreyi geçemiyor. Bu nedenle şu anda mevcut tarım alanlarının yaklaşık yüzde 40’ında nadas uygulamasının yapıldığını görüyoruz. Şehrimizde tarım arazilerinin şu an için yaklaşık yüzde 62’si sulanabilir nitelikte ama bunların yüzde 21’lik kısmı şu anda sulamadan faydalanabiliyor.
***
Genel olarak bir analiz yaparsak yağışların gittikçe azaldığını söylemek mümkün. Bu noktada Meram Ziraat Odası Başkanı Ali Ataiyibiner’in de söylediği gibi bu gidişle 2050 yılında; Türkiye’nin özellikle kurak yarı kurak iklim bölgeleri olan Akdeniz, Ege ve Orta Anadolu’da yağışlarda ciddi azalmalar görülebilir. Genel tahminlere göre 2030 yılında Avrupa’da kuraklıktan en çok etkilenecek kesim Akdeniz Havzası olabilir. Türkiye’de Marmara, Ege ve Orta Anadolu Bölgeleri, özellikle Konya Kapalı Havzası ciddi su sıkıntısıyla baş etmek zorunda kalabilir. Ben de bu noktada birçok tarım yöneticisinin söylediği gibi şehrimize su transferinin şart olduğunu yinelemek istiyorum. Konya Kapalı Havzası’na dışarıdan su getirilmesi elzem olarak görülüyor. Vahşi sulamanın yoğun bir şekilde gerçekleştirildiği şehrimizde su kaynaklarımıza alternatif olarak yeni kaynaklar bulunması büyük önem arz ediyor.

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.