1. YAZARLAR

  2. Yılmaz Sandıkçı

  3. Kore’nin Diktatörü-1
Yılmaz Sandıkçı

Yılmaz Sandıkçı

Yazar
Yazarın Tüm Yazıları >

Kore’nin Diktatörü-1

A+A-

Güney Kore’deyiz bu hafta, burada diktatör filan yok, diktatör geçmişte ve Kuzey’de kalmış. Diktatör meselesine gelmeden önce kısaca; birlik olmakta zorlanan Kore, SSCB ve ABD arasındaki soğuk savaşın da etkisi ile 1948 yılında resmen Güney ve Kuzey olarak bölünmüş. 1950 yılında SSCB ile Çin’in desteğini alan Kuzey Kore, Güney’i işgale kalkışmış.

*

NATO üyesi ülkeler ile birlikte yardımına koştuğumuz, o zaman için dünyanın en fakir ülkelerinden birisi olan Güney Kore, rahmetli babamdan dinlediğim Kunuri’de şehit düşmüş olan büyük amcamız Astsubay Necati Sandıkçı’nın hikayeleri ile girdi hayatıma çocukken, daha sonra iktisat okuduğumuz dönemde Japonya’nın ardından yakaladığı hızlı gelişme ivmesi ile dikkatimi çekmeye devam etti.

*

Güney Kore’de kişi başına düşen gelir 1960 yılında 80 dolar, Türkiye’de ise 380 dolar, neredeyse beşte birimiz seviyesindeler ama günümüzde bize neredeyse 3 tur bindirmiş durumdalar. Yani bize oranla 13-15 kat bir gelişme sağlamışlar. Bu kalkınma hızına Güney Kore mucizesi deniyor. Hem sanayileşme hem de ihracata dayalı kalkınma yöntemi ile Türkiye’nin kalkınmasında model alabileceği bir ülke olarak gösteriliyor.
*

Güney Kore’de de bizde olduğu gibi askeri darbe tecrübesi var. 1961 yılında yönetime el koyan General Park-Chung Hee milletin geleceğine yatırım yapmış. O zamanlar acımasız diktatör olarak itham edilen General Park sanayi, teknoloji ve altyapı yatırımlarını destekleyerek, fabrikalar kurarak Güney Kore mucizesinin tohumlarını atmış. Bu tohumları besleyen en önemli güç ise “darbeci” Generalin çocukları/gençleri bilime, fene ve mesleki eğitime yönlendiren politikaları olmuş ve tabii ki ihracattan kazanılan her kuruş dövizin daha iyi sanayilerin geliştirilmesi için makine ve hammadde ithalatında kullanması gerektiğini, tüketim mallarına döviz ödemenin vatan hainliği olduğunu öğreten eğitim sistemi.”

*

General Park’ın uçuk bulunan hedefleri için uygulamaya koyduğu politikalar 1974 ile 1979 yılları arasında sonuçlarını vermeye başlamış. Hayal gibi görünen kişi başına bin dolar gelir hedefine öngörülen 1980 yılından önce ulaşılmış, bugün 30 bin dolara doğru gidiyor. İhracat artışındaki başarı daha da hızlı, 1970’lerin başında 1.5 milyar dolar civarında ihracat yapan Güney Kore 1980’e gelmeden 15 milyar dolar sınırını aşmış... 2013 yılında 600 milyar dolara yaklaşan ihracatı ile dünya 8’incisi.

*

Bu güzel verilere rağmen ülke insanı kapitalist sistemin acımasız çarkları arasında sığınacak maneviyat bulamadığı için ulaştığı refah seviyesine oranla beklendiği kadar mutlu olamıyor maalesef. Daha acı olanı dünya da en çok intihar edilen ülkelerin başında geliyor Güney Kore. Yarın devam etmek üzere Güney Kore’den selamlar.

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.