1. YAZARLAR

  2. Mustafa Güden

  3. Korona Dünyayı İşgal Projesi mi?-2
Mustafa Güden

Mustafa Güden

Yazar
Yazarın Tüm Yazıları >

Korona Dünyayı İşgal Projesi mi?-2

A+A-

Dünkü konumuza kaldığımız yerden devam ediyoruz…

Cumasız, ayinsiz

bir dönem

Çaresi henüz bulunamayan salgın ortalığı öylesine kasıp kavurdu ki; bölgesel değil topyekün karantina uygulayan ülkeler oldu. Futbol ve basketbol başta olmak üzere spor müsabakaları önce seyircisiz oynatılmak istense de tehlikenin büyüklüğü karşısında spordan sinemaya, tiyatrodan konferansa kadar bütün organizasyonlar tehir edildi. Suudi Arabistan yönetimi tedbir olarak Kabe’yi ve Mescid-i Nebevi’yi ziyarete kapatırken Türkiye ile diğer İslam ülkelerinde camiler vakit ve cuma namazlarına kapatıldı.  Diğer semavi dinlerde de ayinlerin yapılma imkanı ortadan kalktı. Esnaf dükkanları ve üretim yapan sanayi tesislerinin faaliyetleri önlem amacıyla durduruluyor. Türkiye’de alınan her tedbire gün be gün yenileri eklenirken son olarak Bankaların 12-17 saatleri arasında hizmet vermesi kararı açıklandı.

Sadece üç-beş ülke değil tüm insanlık ajanslara düşecek ‘Aşı veya ilacın bulunduğu’ haberini gözler hale geldi.

Virüs doğal mı

yapay mı?

Dünya tarihinde düşman ülkelerin birbirlerine karşı kullandığı ‘etkin savaş yöntemlerinin arasında salgın hastalık yayma planlarının da olduğu’ biliniyor. Ülkemizde yakın geçmişte Kuş gribi, Domuz gribi, Kırım Kongo Kenesi gibi vakalar yaşanmış, konunun uzmanları bunlardan bazılarının biyolojik saldırı olduğuna dair kuvvetli görüşler ortaya koymuştu.

Geçen hafta Selçuk Üniversitesi Beşeri Bilimler Fakültesi Öğretim Görevlisi Prof. Dr. Yaşar Semiz’le konuşurken Korona mevzusu açılınca ‘Beş yıl önce söylediğim şeyler olmaya başladı’ dedi.  Bakın bundan 4-5 yıl önce neler söylemiş:

 “Artık açıktan silahlı savaşlar devri büyük ölçüde sona erdi. Hem pahalı hem de diğer dünya ülkelerinin silahlı savaşları onaylaması, makul görmesi çok zor. Bu dönemde en güçlü silah virüsler olacak. Dünya 4-5 yıl içerisinde büyük bir virüs salgınıyla karılaşabilir, buna hazırlıklı olmamız lazım.”

Dünyayı yöneten

organize akıl kim?

Uluslararası ilişkiler, teknoloji, bilim ve dış siyaset stratejisti, Medya ve Bilgi Teknolojileri Strateji Derneği Başkanı Abdullah Çiftçi Korona sürecinde en ilginç tespit ve iddiaları gündeme taşıyan isimlerin başında geliyor. Dijital Uygarlık, Bitnation, Blockchain, Kripto para, Hacķlenebilir insan, Robot insan, Nötr insan, Smart şehirler, 4.Sanayi Devrimi, Küreselizm, Singularity, Transhumanizm gibi terimleri gündeme taşıyan çiftçi net bir şekilde “Dünyayı organize bir akıl yönetiyor” iddiasında bulunuyor.

Bilimsel adı Covid-19 olan Korona salgınını da Çiftçi’ye göre şeytani bir akıl organize ediyor. ‘Biyometrik çip ile bu virüsün engellenebilir olduğunu’ söyleyen ve “Bu yöntemle insanları kontrol altına almak istiyorlar” diyen Çiftçi, “Bu akıl Amerika’da ya da Çin’de değil. Bu akıl dünyanın yüzde 85 parasına sahip, ülkeler üstü bir akıl” diyor.  Ona göre, Dünya Sağlık Örgütü'nün (WHO) arkasında da bu grup var.

IMF’nin Kredi Tezgâhı

Dünya’nın para baronu IMF’nin kredi verdiği ülkelere getirdiği ön şartlar, adeta o ülke yönetimine el koyma mahiyeti taşımaktadır. Yakın tarihe kadar Türkiye’yi kendisine borçlandırırken de bakan atamaya, banka ver kamu kurumu kapattırmaya, sattırmaya kadar ek çok fiilde bulunmuştu. İşte bu IMF Korona’nın gün yüzüne çıktığı ilk günlerde alelacele 1 trilyon dolarlık bir kredi paketi hazırlayıp dünya ülkelerine sundu. Krediyi kullanmak isteyenlerin ‘ülkenin anahtarını IMF’ye teslim etmesi gerektiği’ açık seçik ortadadır. Nihayet krediye ilk başvuran ülkelerden Venezula’ya ‘ülke yönetiminin meşru olmadığı gerekçesiyle’ kredi verilmemesi de bunun en belirgin örneği oldu. Bakalım kredi talep eden İran’dan ne isteyecekler? Anlaşılıyor ki Korona’yı dünyaya servis edenlerle IMF’nin organik bir bağı var. Altın ve petrol rezervleri göz kamaştıran bir ülkeyi ‘yöneticilerini bahane ederek’ kredilendirmemeleri bunun önemli bir göstergesidir. Ezcümle; sadece dünyanın madenlerine ve gelişen teknolojiye sahip olmakla yetinmeyen baronlar grubunun, tüm dünya insanlığını ‘güdümlerine almak üzere’ harekete geçtiği görüşü ağırlık kazanıyor. Ne  istiyorlar? Onlar yat deyince yatacağız, kalk deyince kalkacağız. Ne isterlerse onu yiyecek onu giyeceğiz. Bugünlerde dünyayı laboratuvara çevirdiler, tüm insanları robota dönüştürmenin önemli bir testi aşamasındayız.

Bir de elbet Allah’ın hesabı vardır. Kainatın mutlak sahibinin onlara karşı ne plan yaptığını ilerleyen zamanda göreceğiz?

 

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.