1. YAZARLAR

  2. Yılmaz Sandıkçı

  3. Krizler ve Salgınlar Öğretir
Yılmaz Sandıkçı

Yılmaz Sandıkçı

Yazar
Yazarın Tüm Yazıları >

Krizler ve Salgınlar Öğretir

A+A-

İşler yolunda giderken dünya ne kadar da büyük. Ama salgın hastalıklar ve ekonomik krizler ne kadar da hızlı yayılıyor, sanki global bir köy kadar küçük dünya.

*

İşler yolunda giderken insanlar ne kadar da iyi ama krizler ve salgınlar sırasında ne kadar da kötüleşebiliyor bazıları.

*

Çin, dünyanın bir ucunda ve orada çıkan bir virüs sadece üç ay içinde tüm dünyayı sardı ve teslim aldı. Sınırlar ve sınır kapıları da hiç kimseyi koruyamadı.

*

Ekonomi krizlerinin dünyaya yayılarak şirketleri iflas ettirme, milletleri fakirleştirme gibi etkileri de dünyanın ne kadar küçük olduğunu gösterir zaman zaman.

*

Örneğin, Güney Asya’da 1997 yılında patlak veren ekonomik kriz dünya genelinde bir çok ülkeyi etkilemişti. Bundan 10 yıl kadar sonra dünyanın diğer ucundaki ABD’de patlak veren Emlak Krizinde batan bankalar ve yatırım şirketleri global ekonominin dengesini bozmuş, bunlar ile hiç alakası olmayan insanlar bile işsiz kalmıştı dünyanın başka uçlarında.

*

Bu krizlerde bütçesi dengeli, ihracatı yüksek, dış borcu az ülkelerin ve öz kaynaklarının gücüne uygun çalışan şirketlerin ekonomi krizlerine karşı bağışıklık sahibi olduğu görüldü.

*

Ekonomik krizde dünyanın bir bölgesinden kaçan para dünyanın başka bir bölgesinde ekonomik rahatlama sağlayabilir ama salgın hastalıklarda salgına sebep olan virüs çıktığı yeri de yıkar, gittiği yeri de yıkar. Önemli olan tedbirler alarak tekrar ayağa kalkıp, yaşama kaldığı yerden devamı sağlayacak davranıştaki hızdır.

*

Salgın hastalıklarda da ekonomi krizlerinde de marketleri yağmalama davranışı benzerdir. Bu davranış biçimi kapitalist ekonomi sistemini kuran bilim insanlarının sistemin temeline aldığı insanın “mefaatçi” yanıdır. Her insan kendi menfaatini en çoklamak için uğraşır diye formüle edilir.

*

Bu ifade sık sık özellikle de kriz ve salgın dönemlerinde sorgulanır, eleştirilir. Nedense bizim bilim insanlarımız bu eleştirinin ötesine geçemez, insanın menfaatçi yönü yanında “insanın paylaşımcı yönü” de vardır. Komşusu açken kendisi tok yatan bizden değildir. Bu bilinçteki insan market yağmalar mı? Yağmalasa bile, yarın komşusu kapıya gelip bizde kalmamış sizde var mı deyince, yok diyebilir mi?

*

İşte bizim inancımızın da kültürümüzün de insanımızın da toplumumuzun da direği bu davranıştır; paylaşım ve dayanışma. Bu davranışları temeline alıp bir ekonomi sistemi öneremeyen özellikle doçent ve profesör ünvanlı bilim insanlarımızın vebali büyüktür.

*

Krizler ve salgınlar öğretir. İlim ile bilim arasındaki farkı bilmeden doçent ve profesör olanların da öğrenmesi duası ile şimdiden geçmiş olsun…

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.