1. YAZARLAR

  2. Duran ÇÖLCÜ

  3. Kucaklaşmaya İhtiyacımız Var
Duran ÇÖLCÜ

Duran ÇÖLCÜ

GÖZLEM
Yazarın Tüm Yazıları >

Kucaklaşmaya İhtiyacımız Var

A+A-

Geçen hafta Eğitim-İş Sendikası Konya şubesinin düzenlediği Cumhuriyet ve Demokrasi konulu konferansta konuşan Türkiye Barolar Birliği (TBB) Başkanı Av. Prof. Dr. Metin Fevzioğlu’nun Türkiye’nin içinde bulunduğu ortamda kucaklaşmaya ihtiyacımız olduğu yönündeki mesajı, anlamlı ve yerinde bir mesajdı. Konferans salonun doluluğa da dikkat çekiciydi. Salondaki insanların dikkatle dinlediği Fevzioğlu, “Ülkemiz içinde bulunduğu dönemde hassas ve kırılgan iki fay hattındadır. Bunlar etnik ve mezhep ayrımcılığıdır. Mezhep ayrımcılığı körüklendiğinde çatışmanın nereye varacağını ve nelere sebep olabileceğini, buna sebep olanlar bile bilemez. Bunun karşısında çözüm Atatürk’ün Çağdaş ve Laiklik anlayışıdır. Eşit yurttaşlıktır. Laikliğe karşı duranlar bilsinler ki, laiklik kaldırıldığında iç savaş çıkar. Yaşanacak bir vatan olmaz. Etnik ayrımcılık körüklenirse yurttaşlık bir tarafa bırakılır, ırkçı milliyetçilik tırmandırılır. İnsanımızın ihtiyacı eşit yurttaşlığın tanınması ve buna göre muamele görmesidir. Bu ülke bölünmeyecektir. Ne yaparlarsa yapsınlar bizi bölemeyeceklerdir. Çünkü biz Türk Milletiyiz. Bölünmenin karşısında kucaklaşacağız” diyor.
Aslında Fevzioğlu, ülkemiz üzerinde oynan oyunların bozulacağına dikkat çekerken, bununda sebeplerini kucaklaşmamıza, birbirimizi kardeş görmemize, birlik ve beraberliğimize ve en önemlisi de zor koşullarda bile birbirimize kenetlenmemize dayandırıyor.
Fevzioğlu’nun politikacıların davranışları üzerine söyledikleri de önemlidir. “Politikacıların yapması gereken yurttaşlarımızın haklı menfaatlerini her türlü menfaatin üstünde tutmasıdır. Nereye giderseniz gidin insanlara insan gibi davranıldığında ve size inandığında yüreğini açıyor. Eğer politikacılarımız yurttaşlarımıza yüreğini açarsa Kaybetmezler. Aksine kazanırlar. Protokol adamı anlayışı terk edilmelidir. Halka inmenin yerine, halk olunmalıdır” derken, politikanın halka hizmet sanatı olduğunu, bu mesleği icra edenlerinde yurttaşlarımıza samimi olmaları gerektiğinin altını çizerken de, protokol adamı anlayışının terk edilmesini istiyor. Konferans salonunda protokole oturmayıp, konferans salonundaki vatandaşların arasında oturması da bu yönde anlamlı bir davranıştı.
Konya Gazeteciler Cemiyeti ve Konya Basın Konseyi ziyaretlerinde Fevzioğlu, yeni anayasa yapım süreciyle ilgili açıklamalarda bulunarak, “Sivil Anayasayı illa sivillerin yapması gerektiğini düşünmüyorum. Çünkü biz toplum olarak zaten sivil değiliz. Zaten yeni anayasa yapım süreci toplumun tüm katmanlarına yayılamamıştı, sonuç böyle oldu. Bir yerde tıkandı. Buna sebep anayasa çalışmalarının tam anlamıyla sivil anlayışta olmamasındandır. Ancak, seçim barajı yüzde 3’ler seviyesine düşürülür ve mecliste sağlıklı bir temsil oluşturulursa meclisin yapısı düzelir, sağlıklı kararlar alınması mümkün olur. O zaman sivil anayasa için daha umutlu olabiliriz” derken de, anayasa çalışmaları toplumun bütün katmanlarına yayılmalıydı. Daha sağlıklı ve sivil olmasının Türkiye’nin yararına olacağına dikkat çekiyor.
Sonuç olarak söyleyeceğim tek şey bölünme tehlikesinin karşısında kucaklaşmaktan ve birbirimizi anlamaktan başka çare yoktur. Bizleri bir arada tutan Anadolu’daki sevgi ve kardeşliktir. Hz. Mevlana’nın hoşgörü ve paylaşım mesajında yerini bulan acıyı ve tatlıyı bölüşüp, birbirimizi kitle farkı gözetmeden sevip saymalıyız. Özümüzdeki kardeşliğimiz ve sevgimiz olduğu sürece de hiçbir sorun yaşamayız. Yunus Emre’nin de dediği gibi, “Yaradılanı severiz, yaradandan ötürü”
Bütün mesele bizlerin birbirini sevmesi ve kucaklamasıdır. Ne dersiniz? Bugünden sonra her türlü kusurumuzu bir tarafa bırakıp kucaklaşacak mıyız? 

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.