1. YAZARLAR

  2. Turan Aydın

  3. Kudüs Mitingi
Turan Aydın

Turan Aydın

Köşe Yazarı
Yazarın Tüm Yazıları >

Kudüs Mitingi

A+A-

Saadet Partisi’nin çağrısına kulak veren birçok siyasi parti ve sivil toplum kuruluşlarının desteği ile 9 Şubat Pazar günü gerçekleştirilen büyük Kudüs mitingine Türkiye’nin bütün il, ilçe ve beldelerinden otobüslerle yahut herkes kendi imkânları ile geldi. Amerika’nın sözde barış planı olan yüzyılın antlaşmasının hükümsüz olduğu haykırıldı, ABD ve işgalci İsrail’e gözdağı verilmiş oldu. Âcizane mitingde idim, İstanbul-Yenikapı Miting Alanı hınca hınç doluydu, coşku ve heyecan vardı. TV 5 canlı yayınla milyonlarca insana ulaştı diye umut ediyorum.

Sıhhat ve afiyetle

nice yıllara-3

Şahsi, kişisel olarak sağlığımızı koruma konusunda âcizane kısa bir girişten sonra delilleri ile kaynak eser göstererek sağlığı koruma, önleyici/tıp veya hekimlik konusunda yazacağım. Fert olarak fizyolojik ve biyolojik ihtiyaçlarımızdan, beslenme ve beslenme şekilleri, yiyecek, içecekten başlamak üzere giyim ve kuşamında sağlığı koruma açısından etkileri ve faydalarından bahsedeceğim.

ŞAHSİ GÖREVLERİMİZ

Bir insanın sıhhat ve afiyet bulması, yani beden ve ruh sağlığı için bir takım şahsi vazifeleri ile mükelleftir. Başlıca maddeler şunlardır:

1-Beden terbiyesi: Öyle ki her insan için maddi ve manevi temizliğe dikkat ederek zinde bir vücuda sahip olması gerekmektedir. Bir hadis-i şerifte; “Kuvvetli olan bir mümin, zayıf olan bir müminden hayırlıdır” buyurulmuştur.

2-Sağlığı korumak: Sağlık büyük bir nimettir. Bu sebeple sağlığa zararlı olan şeylerden kaçınmak ve lüzum görüldükçe tedaviye önem vermek lazımdır. Bir hadis-i şerife göre “Ölümden başka hiçbir hastalık yoktur ki tedavisi mümkün olmasın, yeter ki ilacı edilsin.”( Kaynak Buhari Tıp:7 No.5363-5/2153)

3-Zararlı perhiz ve rejimlerden kaçınmak: Müslümanlıkta ruhbanlık yoktur, geceli ve gündüzlü aç durmak, helal şeylerden nefsini büsbütün men etmek caiz değildir. İslamiyet’in emrettiği ibadetler, az yeme ve içmeler, normal bir halde olup hayatın gelişmesine pek fazla elverişlidir. Bunların aksine olan davranışlar ise, hayata tesir edeceği, tembelliğe sebep olacağı için caiz olamaz. Bir hadis-i şerifte; “Nefsin senin bineğindir, artık ona merhamet ile muamele yap” buyurulmuştur.

4-Vücudu harap edecek şeylerden sakınmak: Müslümanlıkta içki haramdır. Herhangi bir uzvu kesin bir gerekçe bulunmaksızın kesmek haramdır. İntihar denilen cinayet de haramdır. Çünkü bunlar Hak Teâlâ’nın insana bir ihsanı, bir emaneti olan hayata suikast demektir. Bu sebeple bu gibi haram olan şeylerden kaçınmak şahsi bir vazifedir. Aksi halde insan birçok pişmanlıklardan, azaplardan kurtulamaz.

5-İradeyi kuvvetlendirmek: İnsan sağlam, güçlü bir irade sahibi olmalıdır. Faydalı şeyleri bilip yapmalı, faydasız şeyleri de sadece onu bunu taklit etmek hevesiyle yapmamalıdır. İnsan bir kanaate, bir seciyeye sahip bulunmalı, hakkı kabul etmeli, haksız zararlı bir şeyi de her hangi bir menfaat ve başka bir şey düşüncesiyle geçerli kılmaya çalışmamalıdır. Böyle bir hafiflik insana yakışmaz.

6-Aklı, zihni ilim ve irfan nuruyla aydınlatmak, kalpte faydalı yüksek duyguları uyandırmak: Müslümanlıkta ilim ve marifet tahsil ederek akıl ve zihni nurlandırmak pek mühim bir vazifedir. İnsan akıllıca yaşamalı, daima hakikat üzere olmalıdır. Yanlış fikirlerden, aldatıcı sözlerden, yaldızlı muhakemelerden, zararlı törelerden, batıl inançtan, adi duygulardan kaçınmalıdır. Bu şekilde akıl ve ruh sağlığımızı da korumuş oluruz. Bir hadis-i şerifte; “İnsanın dayanacağı şey aklıdır, aklı olmayanın dini de yoktur.” buyurulmuştur.

***

Batılı bir düşünür, tıp uzmanının incelemesi ve araştırması sonucu; el, yüz, baş ve vücudun tamamı dış etkenler, sıcak, soğuk durumu, güneş ışınları, rüzgâr vs.den dolayı Doğu İslam ülkelerinde giyinme ve örtünmenin yaygın olarak kullanılması nedeniyle erkek ve kadın olsun giyim ve örtünmeleri geniş ve bol olması nedeniyle cilt hastalıkları ve kanserli olan hasta çok az. Amerika ve Rusya olmak üzere Avrupa ülkelerinde ise fazla olduğunu sebebine gelince giyim ve örtünmenin olmaması, çıplaklığın fazla olmasını beyan etmiştir.

“Öfke karaciğeri, keder akciğeri, üzüntü mideyi, stres kalp ve beyni, korku böbrekleri yorar. Bunlar vücutta artınca ve devamlı ise organ hasta olur.”(İbn-i Sina) Günümüzde bu veciz sözde belirtilen hastalıklar artmıştır. Keder, stres ve korkudan uzak durmanın çarelerini ve önlemlerini almalıyız. Bunun için de vücuttaki organlarımızın hasta olmaması için mutlaka dini, ilmi ve ahlakı eğitim almalı, öğrendiklerimizi hayata geçirmeliyiz. Nasip olursa bu konuyu akletmeye, düşünmeye, araştırmaya ve yazmaya devam edeceğim.

Hoşça bakın zatınıza, Allah’a emanet olunuz.

Önceki ve Sonraki Yazılar