1. YAZARLAR

  2. Yılmaz Sandıkcı

  3. Kudüs, Ümmet ve Hilafet
Yılmaz Sandıkcı

Yılmaz Sandıkcı

Yazar
Yazarın Tüm Yazıları >

Kudüs, Ümmet ve Hilafet

A+A-

Dün kaldığımız yerden devam edelim…

Tarihin o döneminde bugünkü anlamda bir millet tanımı yoktu ama oldu… Adı konulmamış olsa da “Hristiyan ümmeti” olarak birlikte Haçlı Orduları kuran ama Müslüman bir millet olan Türkleri durduramayan Avrupalılar, millet millet ayrılarak, kendi ulus devletlerini kurmaya başladılar.

*

Bu ayrışma sonucu birbirleri ile girdikleri rekabet ve savaşlar ile de acılarla dolu bir gelişme süreci başlattılar. Rekabette öne geçenler daha sonra bir de dünyanın kalanını sömürme yarışı başlattı. Asırlar süren bu dönemin detaylarına giremeyiz burada, sömürge ve yağma ile sağladıkları gelişme(!) de ayrı bir yazının konusu. Ama bu savaş ve rekabet dönemi sonunda zenginleşen, gelişen(!) Avrupa milletlerinden belli bir olgunluğa ulaşanları, tarihte birbirlerine karşı eşi görülmemiş düşmanlıkları yapmış olmalarına rağmen günümüzde “birleşme” kararı aldılar. Birleştiler… Ve “birliğe” diğer Avrupa milletlerini de aldılar.

*

Avrupalı halkların kurduğu Amerika Birleşik Devletleri, kendisini çağın haçlı (Hristiyan ümmeti) orduları komutanı olarak görüyor… Avrupa Birliği çatısı altında birleşen Avrupa milletleri/devletleri, kendilerini Hristiyan kulübü olarak tanımlıyor.

*

Tarihte böyle bir millileşme, milli gelişme süreci yaşamayan Müslümanlar, başkalarının tecrübesinden ders alabilirse kazanacak ama ders almak yerine hatasında ısrar ederse veya aynı tecrübeyi bizzat yaşama gafletine düşerse Müslüman milletlerin gelişmesi ve bir üst kimlik olarak Müslüman ümmeti altında birleşmesi asırlar alır. Bu acılar da, bu zulüm de bitmez, daha da artar.

*

Ham ümmetçiliği bırakıp, önce millet olarak gelişen ve belli bir olgunluğa ulaştıktan sonra adına açıkça “Hristiyan ümmeti” demeseler de tekrar birleşen batı milletlerinin milliyetçiliği kötü gösteren, bazen “etnik milliyetçilik” bazen de “küreselleşme“ fikirlerine, Müslüman milletlerin millî gelişmesini engelleme çabalarına kananlar ümmet birliği kurabilir mi?

*

Bir halkı, bir milleti organize edemeyenler daha büyük ve daha karmaşık bir topluluğu kurabilir mi? Organize bir şekilde yürütebilir mi?

*

Millî gelişme, mileti veya halkı oluşturan kişilerin “birey” olarak gelişmesine bağlıdır. Sürü halinde dini veya siyasi bir otoriteye bağımlı olan kişilerin, “birey” olmak yerine “bir oy” olmaya razı olanların, vicdan ve fikir özgürlüğü ile iyi bir eğitim almayanların, aklını ve vicdanını belli guruplara kiraya verenlerin, akıl ve zekâ gücü yerine hafıza ve ezber gücünü teşvik edenlerin varacağı yer, bırakın ümmet birliği kurmayı önce cemaat cemaat, tarikat tarikat sonra mezhep mezhep ayrılıp, ardından birbirini yemek için didişmek ve düşmanlaşarak savaşmaktır.

*

Bunlar, bir üretim kültürü oluşturamadığı, sanayi kuramadığı ve teknoloji geliştiremediği için, kendisinden farklı düşünen din kardeşine karşı kullanacağı silahı, düşmandan alacaktır. Silah almak için de sahip olduğu zenginlikleri, halkının refahını, eğitimini artırmak, gelişimini sağlamak için kullanmak yerine, silah teknolojisine sahip olan düşmana aktarmak zorunda kalan yöneticiler, bunu “cihat” gibi gösterip kendi çapında “halifelik” bile ilan ederek, Müslümanların içine düştüğü kısır döngü çukurlarını daha da derinleştirecektir. Allah muhafaza…

Hilafet ve Cihat ile devam etmek üzere Pazartesi günü görüşelim inşallah. Selametle.

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.