1. YAZARLAR

  2. Tankutalp Altunsoy

  3. Kültür Değişimi
Tankutalp Altunsoy

Tankutalp Altunsoy

Yazar
Yazarın Tüm Yazıları >

Kültür Değişimi

A+A-

Bir milleti karakterize eden en önemli özelliklerinden biri kültürüdür. Kültürel değişme, her hangi bir kültürde zaman içinde meydana gelen değişmeleri ve başkalaşmaları ifade eder. Kültürel alanlar çeşitlenir, yenilenir ve başkalaşır. Kısacası İç ya da dış etmenler sonucu bir, kültürün davranış kalıplarında ve örneklerinde (tiplerinde) ortaya çıkan değişme süreci olarak özetleyebiliriz. (Çokbilgi, 2009)

Yukarıda anlattığımız bu değişimler ikiye ayrılmakta birlikte benim bu yazımda inceleyeceğim değişim ikinci maddede yazılan değişim şekli olacaktır.

Serbest Kültür Değişimi

Zorunlu Kültür Değişimi

Zorunlu kültür değişimleri de kendi içinde maddelere ayrılıyorsa da benim işlemek istediğim madde ilk maddedir.

  • Zora dayalı mekanik bir değişme,
  • Benimsenmemiş, içselleştirilmemiş kültür,
  • Farklı kültürlere sahip iki toplumdan birinin diğerine kendi kültürünü dayatması,
  • İdari bir egemenliğe ve iktidara sahip bir grup, yabancı bir kültürü kendi toplumuna zorla kabul ettirmeye çalışması sonucu kültür değişmesi,
  • Savaş ve işgallerdeki kültürel baskı,
  • Zorunlu kültür değişmeleri, toplumda daha çok dengesizliğe, kararsızlığa, reddetmeye, düşmanlığa, toplumsal barışın zedelenmesine neden olur.(Acikadres, 2021)

Zora dayalı mekanik değişim tamda benim anlatmak istediğim konunun özüdür. İçinde bulunduğumuz teknolojik sıçrama çağı, bizler ile babalarımızı, yine bizler ile çocuklarımızı istemediğimiz bir ayrılığın eşiğine getirmiştir. Anlaşma dilimizi, ortak eğlenme paydalarımızı, geleceğe bakışımızı, günümüzden anladığımız manaları, okumalarımızı, ilgi alanlarımızı farklı hale getirmiştir.

Peki, nedir bu teknolojik sıçrama çağı veya ben bu kelimelere hangi manaları yüklemekteyim aktarayım: “1990’lı yılların başından itibaren dünyada bilim ve teknoloji sahasında yaşanılan hızlı gelişmeler, dünyadaki bütün toplumları kiminin arayış kiminin de değişme olarak çeşitli ölçülerde yeni faaliyet alanlarına yöneltmiştir (Bedir 2002, 7). 

Bu yeni anlayışa çeşitli çevrelerce pek çok isimler verilmesine rağmen ben bu sürece teknolojik sıçrama çağı olarak da ifade etmek istiyorum.

Teknolojik sıçrama çağı sürecin belirlenen makro faktörler arasında küreselleşme ve artan rekabetin, Atlantik’ten Pasifiğe kayan güç dengelerine (Ekin 1996, 18) bütün bilim ve teknoloji alanındaki değişmeler ve özellikle de enformasyon teknolojisinin gelişmesi, bilginin süratle yayılması, ülke sınırlarının eski önemini yitirmesi, mal ve hizmetlere ilaveten sermayenin de yüksek mobilete göstermesi gibi pek çok etmeni başta sosyolojik olmak üzere ekonomi, endüstri ilişkiler sistemi, çalışma hayatındaki üretim teknolojisi, yönetim, işletmecilik, pazarlama ve insan kaynakları ve istihdam gibi (Bedir 2002, 7) pek çok toplumsal hayatın elle tutulup gözle görünür alanlarında hızlı bir değişim ortaya koymaktadır.

Ancak söz konusu sürecin toplumların maddi hayatında olduğu gibi, toplumsal hayatın soyut değerler anlayışında yeni toplumsal kültürün biçimlendirdiği kültürün iç cephesi ve toplumun aydın tipolojilerinde de belirgin farklılıklar ortaya koyabilmektedir.

Teknolojik sıçrama çağı, ortaya çıkardığı yeni anlayışlar bağlamında toplumların maddi hayatta (dış kültürün yönü) olduğu kadar manevi dünyalarında da (kültürün iç yönü) niteliksel farklılaşmaya yönlendirildiği söylenebilir.

İşte bu yüzden sadece teknolojik sıçrama çağının toplumların dış yüzlerinde meydana getirdikleri etkileri analiz etmek, yazımız açısından Batı toplumları ve Türkiye açısından toplumsal süreci, toplumsal dönüşümü ve gelecekteki muhtemel toplumsal yaşama tarzını kestirebilme konularındaki yetersizliği ortaya çıkarmak içindir. Yarın devam edeceğiz.

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.