Yılmaz Sandıkcı

Yılmaz Sandıkcı

Yazar
Yazarın Tüm Yazıları >

LAHEY

A+A-

Hollanda’da bulunan, Lahey Uluslararası Adalet Divanı’nın, 1995 yılında Hollanda askerinin kontrolündeki Srebrenitsa’da Müslüman Boşnak’ların Sırplar tarafından öldürülmesi olayına baktığı davada Hollanda devleti aleyhine verdiği kararı, Hollanda Temyiz Mahkemesi de teyit ederek Hollanda devletinin kısmen de olsa mahkûmiyetini teyit etti.

*

Ne olduğunu çok iyi bildiğimiz Hollanda’yı veya mensubu olduğu kültürü övecek değiliz bu karar için ama alacağımız dersler olduğunu da inkâr edemeyiz. Adaletin millet, devlet, parti, siyaset ve bizim adam algısı üzerinde nasıl tutulabildiğini görebiliriz örneğin. Evet, gecikmiştir, eksiktir ayrı bir yazı konusu.

*

Adaletin “kişi ve siyaset üstü bir konumda olması gerektiği” aslında çok iyi bildiğimiz bir şey ama ülkemizde son zamanlarda artan bazı mahkeme kararlarının bu bilgiyi zedelerken Hollanda mahkemesinin uluslararası bir davada kendi devletini suçlu bulması üzerinde düşünülmeye değer.

*

Geçmişte bazı mahkemelerin yanlış kararlar vermiş olmasını, şimdikilerin verdiği yanlış kararları meşrulaştırmak için hatırlatanların olması da bazı zihinlerindeki adaletin sakat bir omurga üzerine geliştiğini gösterir.

*

Şahitlerin ve kameraların önünde gerçekleşen cürümlerde bile mücrimleri serbest bırakan, tutuksuz yargılamak üzere salıveren mahkeme kararlarının toplumu rencide ettiğini, toplumsal tepkilere sebep olduğunu hep birlikte görüyoruz. Teröristin şahitliği ile teröre karşı mücadele eden komutanları hapse atan mahkemeleri de gördük. Bunları sinsi bir terör örgütünün adalet kadrolarımıza sızdığı mazereti ile savunamayız.

*

Adalet duygusu toplumu güven içinde tutan bir güçtür ve bu duyguyu güçlü tutmak gerekir. Bu duygunun eksikliğinde herkesin kendi adaletini uygulamaya kalkacağını düşünebilir miyiz? … Adaletin gücü, toplum içinde olması muhtemel dengesiz kişileri cezalar ile caydırırken aynı zaman da eğitir de…

*

Bir kıza tacizde bulunan dengesiz adama vereceği cezayı, kızın mini etek giymesini tahrik olarak görüp, azaltan mahkemenin caydırıcı ve eğitici gücü hangi yöne hizmet eder sizce? Mini etek giymek suçu azmettiriyorsa onu giyene ayrı ceza tanımlanabilir ama suçlunun suçunu hafifletmek adaletin matematiğine uymaz.

*

İnancımıza göre adalet, sonuçları aleyhimizde olsa bile doğruyu söylemeyi gerektirir. Şahsımızın, ailemizin, partimizin, milletimizin aleyhine olsa bile doğruyu söyleyebilmek ise büyük bir erdemdir. Erdemsiz insanlar adalet tesis edebilir mi?

*

Dinimizin, Müslümanın erdemini artırmak için emrettiği bazı ibadetler var, birisi de oruç tutmak. Bir kadın kısa veya açık giyinmiş diye kontrolünü kaybedip tacizde bulunan adam, yemek güzel koktuğu için hiç orucunu bozdun mu? Ya da oruç tutarken kahrolsun güzel kokan yemekler, kokusuz yemek yapın diye saçmalayan birini duydun mu?

*

Sen dinin emirlerini idrak ederek mi uyguluyorsun yoksa kalabalığa uymak için mi? Konuşmadan önce kendini tanı bence.

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.