Mustafa Güden

Mustafa Güden

Yazar
Yazarın Tüm Yazıları >

Libya ve CHP

A+A-

Uzun yıllar uluslararası siyasete yön verecek enerjiyi kendinde bulamayan Türkiye son yıllarda dünyanın seyrini değiştirecek eylem ve söylemler üretip belirleyici roller üstleniyor. Mesela Batılı ülkelerin maşası Hafter’in darbe yaparak devirmeye kalkıştığı Libya yönetiminin yardım çağrısına kayıtsız kalmayan Türkiye askeri teknolojik imkânlarıyla Akdeniz ülkesini düştüğü badireden kurtardı. Peki, CHP neden Türkiye’nin Libya’ya müdahale etmesine tepki gösterdi? Ve neden Türkiye hükümeti hem iç muhalefete hem de dünya ülkelerinin karşı duruşuna rağmen Libya’yı koruma ihtiyacı duydu, hiç düşündünüz mü?

Geçen hafta Türkiye’den Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu Ekonomi Bakanı Berat Albayrak ve MİT Başkanı Hakan Fidan’ın yeral aldığı üst düzey heyetin Trablus’a yaptığı ziyaret, Libya ile ilişkilerde gelinen süreci işaret ediyordu. Güvenliği sağlanan Afrika kıtasının kapısı Libya’da iç savaş nedeniyle oluşan altyapı, üst yapı ihtiyaçlarıyla ülkenin pek çok alanda ihtiyaç duyduğu hizmetin Türkiye tarafından karşılanması ülke ekonomisine ciddi bir katkı sağlayacaktır.

Başbakan Fayiz es-Serrac’ın Türkiye’nin petrol ihtiyacının karşılanmasından bahsetmesi ve hem Libya kıyıları ile hem de ülke içinde Türkiye’ye imtiyazlar verilmesi hususunda çalışma yaptıklarını söylemesi hem ekonomi alanında hem de uluslararası siyaset sahasında son derece önemli bir gelişmedir.

***

Geçen hafta sohbetimizde Libya meselesi söz konusu olunca emekli öğretmen Muğdet Çatalkaya ilginç bir yakın tarih bilgisini paylaştı. Trablusgarb yani bugünkü adıyla Libya 1947 senesinde Türkiye ile birleşmek istemiş. Bu amacı gerçekleştirmek üzere bir de siyasi parti kurulması için resmi yazıyla dönemin Cumhurbaşkanı İsmet İnönü’den müsaade istenmiş. 22 Ocak 1947’de Dışişleri Bakanlığı kayıtlarına alınan Muhammed Hassan Amir imzalı resmi yazıda Türkiye Cumhurbaşkanına hitaben, “Sadakat duygularımızı teyid eder ve Libya’nın Türkiye’ye ilhakına taraftar bir parti kurulmasına müsaadelerinizi niyaz eylerim” ifadeleri yer alıyor.   Fakat Akdeniz ülkesi Libya’dan gelen bu talebi dönemin Cumhurbaşkanı, CHP’nin Milli Şefi İsmet İnönü reddetmiş.

Muğdet hoca, “O gün İnönü Libya’nın teklifini kabul etseydi, onlar da Hatay gibi Türkiye’ye katılacak, böylelikle sınırlarımız Akdeniz’in öte yakasına uzandığı gibi aynı zamanda bir petrol ülkesi haline de gelecektik” diyor.

Şimdi anladınız mı CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu Türkiye’nin meşru Libya hükümetine verdiği desteğe niçin “Libya’da ne işimiz var” diyerek karşı çıktığını?

Misyon meselesi!

Ayasofya’da okunan Fetih

Suresi maskeleri indirdi

İstanbul’u fethederek yeni bir çağ açan Fatih Sultan Mehmet Han’ın cami olarak tefriş edip ilk namazı kıldırdığı Ayasofya’nın yeniden camiye dönüştürülmesi sadece İslam dünyasının en büyük arzularındandır. Fethin sembolü Ayasofya’da Ramazan Bayramı’nda Fetih Suresi okunmasıyla yeniden alevlenen beklentiler üzerine bin bir türlü ‘adeta’ fantezi üretildi. Hükümetin Ayasofya’yı ibadete açacağı inancına karşılık bir muhalif siyasetçinin ‘dönüşümlü kilise-cami hizmeti vermesini önermesi, bir başkasının Ayasofya’nın açılması şöyle dursun; ‘Sultanahmet de müze olmalıdır, çünkü buralar bizim değildir’ demesi adeta Müslüman mahallesinin hal-i pür melalidir.

Bir yanda Müslümanın nefesinin ulaştığı toprakları Kızılelma görenler, diğer yanda, üzerinde yaşadığı toprakları ve bağrındaki mukaddes varlıkları kendisine ait görmeyenler!

Ayasofya’da okunan bir Fetih Suresi ile maskeler döküldü.

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.