Serkan Karataş

Serkan Karataş

Yazar
Yazarın Tüm Yazıları >

Madde ve Kimlik

A+A-

İnsanın kendi varlığını ortaya koymak amacı ile tarihsel süreçte birçok yola başvurduğu mutlaktır. Gerek göçebe kültüre sahip, gerekse de tarım sonrası toplum olsun, her biri incelendiği vakit çeşitli üretim araçları ile kendilerini ölçeklendirdikleri görülmüştür.

Sanayi öncesi topluma kadar bu üretim zanaat sahiplerinde daha baskın şekilde ortaya konulmuştur. Şöyle ki; herhangi bir meslek erbabı ürününü ortaya koyarken, kendi öz varlığından bir nefesi de o ürettiği nesneye aktarmış ve böylece –varlık ortaya koyma- sürecini doğal bir biçimde sürdürmüştür.

Seri üretimle beraber makinelere devredilen üretim, sosyolojik manada da birçok değişimi beraberinde getirmiştir. Göç, yeni ortaya çıkan toplumsal sınıflar, sermaye grupları vb. Böylece toplumsal değişimin süregeleceği bir “hız” çağı ortaya çıkmıştır. Bu hız çağının günümüzde geldiği nokta ile devam etmek gerekirse sosyal medya ile daha evvelki yazılarımızla dile getirdiğimiz durumları farklı bir açıdan yorumlamak gerekiyor. Çağın enstrümanları dâhilinde –varlık koyma- süreçleri de biçim değiştirdi. Bu biçim değişimlerinin ana metası ise maddi olanın sınırlarından çıkmış değil. Tam tersine maddi olanın yüceltilmesi son sürat devam ediyor.

***

Günümüzde meta kapsamında sürdürülen ilişkiler gerçeküstü bir dünya ile zihinlerimizi bölmeye devam ediyor. Bu bölünüş toplumsal birleştiriciliği de zorlamaya devam ediyor. İnsanlardan ya da doğadan beklenen “anlık etki” eskitilenleri çoğaltmaya devam ediyor. Eskime eşiği artık saatlere, anlara indirgenmiş durumda. Ve kapitalimizin buna cevap üretmesi de bir öncekinin yerine hemen başkasını koymakla sürdürülmeye devam ediyor.

Hep söylenen “tüketim çağı” insanın doğa ile olan ve aslında kadim bilgi ile yoğrulmuş mayasını çoktan bozdu. Modernist ideolojinin söylemi gerek sosyal medya olsun gerek görsel çağ olsun, kendini göstermeye devam ediyor.

Bu manada varlık – kimlik bunalımı yaşayan bireyler bir kaçış arayışı ile ortaya koydukları bazı eylemlerde maalesef sınavı geçmekte başarısız oldu. Sosyal medya kılavuzları ya da tüketime dair ortaya konulmaya çalışılan çeşitli okumalar parçalanmışlığın önünde bir set olamıyor.

***

Peki, ne yapmalı?

En başta kişinin kadim yolculuğunun önündeki tüm bu paydaşları bir anda ortadan kaldırmak mümkün değil. Bunları doğru kanalize ederek ve doğru mecralara iletmek şu an elimizdeki en doğru yöntem olarak gözüküyor. Zira toptancı bir yaklaşımla reddedilen her durumun bir şekilde kartopu olarak önümüze büyüyerek yuvarlandığını geçmiş tecrübelerle de gördük. Doğru biçimlendirme kaynakları ise her zaman karşımızdaki durumu doğru değerlendirmekten geçiyor. Almanya’nın “yalan haberle mücadele” dönemine girdiği bir zamanda aslında tüm dünyanın yoğun bir sınavdan geçtiği mutlak. Fakat tüm bunlara rağmen yine en doğru olan bu toprakların içinde barındırdığı kadim bilgiyi yeniden işleme becerisinden geçiyor. Bu nedenle doğru üretmek, doğru değerlendirmek ve doğru tüketmek şu an için en iyi reçete olarak gözüküyor…

 

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.