1. YAZARLAR

  2. Yılmaz Sandıkçı

  3. Medeniyet Dediğin-2
Yılmaz Sandıkçı

Yılmaz Sandıkçı

Yazar
Yazarın Tüm Yazıları >

Medeniyet Dediğin-2

A+A-

Geçen haftaki “Medeniyet” yazımıza hoş tepkiler aldım. Bu hafta da aynı konudan devam etmek istedim izninizle. Arabasının egzozu kapkara duman çıkarıp, havayı kirletiyorsa, insanları zehirliyorsa, sürücüsünün abdesti bozulur mu? diye soruyor bir arkadaş. Şaka gibi ama biraz düşününce, anlayanlar için ibretlik bir incelik var soruda.
*
Dinimizde sorumluluk sınırları bellidir, örneğin zihinsel engelliler sorumlu değildir, mahlûkatın da bir derdi yoktur bu konuda. İslam insanlar için gelmiştir ve insan ise eşref-i mahlûkattır. Yaratılmışların şereflisi. İnsan dâhil tüm hayvanlar, canlılar topraktan yaratılmıştır ama insan diğerlerinden farklı olarak göklerde olduğuna inandığımız cennete yükselmek için yaşar. İnsan manevi âlemde yükseldikçe topraktan, ham mahlûkattan uzaklaşır, övgülere layık şerefli bir canlı haline gelir. Allah (cc) kullarını eşit yarattığına göre herkes bu şerefe ulaşmak ve bu şerefi taşımakla mükelleftir ki, nihai hedef olan cenneti hak edebilsin. Bu şeref yarışında insanın insana üstünlüğü malında, mülkünde, güzelliğinde veya ırkında değil, takvasındadır.
*
Öyleyse takva nedir? Sadece yapmakta olduğumuz ibadetlerde huşu hissetmek ile anlatılamayacak kadar geniş bir kavramdır takva. En iyi abdesti alıp en iyi namazı kılma çabasından çok daha önce iman aşamasında ele alınması gereken bir kavramdır takva. Allah hiç bilenle bilmeyen bir olur mu? diye soruyor ya, işte orada başlar takva. Yani geniş manada “bilinç ve farkında olma hali” olarak anlaşılmalıdır takva. Farkında olan insan ibadetlerinde olduğu kadar ibadet dışı yaşamında da bilinçlidir. İşte bizi ilgilendiren de tam burası. Kimsenin ibadet ederken ne hissettiğini konuşacak durumda değiliz. Ama bir adam kullandığı arabası ile çevresine zarar veriyorsa bu insanın bilinç düzeyi ve farkındalığından bahsetmek zordur. Peki, bilinçli olmayan, farkında olmayan insanın takvası için ne diyebiliriz? Hiç bilenlerle bilmeyenler bir olur mu?
*
Bilgi, bilinç ile anlam kazanır ve insanın o bilgiyi öğrenmeden önce fark etmediği birçok şeyin farkına varmasını sağlar. Sebep sonuç ilişkilerini düzenler ve insanın düşünme mekanizmasını geliştirir. Dolayısı ile bilinç olmadan sadece birilerinden duyulan bilgiye inanmak her an başkasından duyacağına inanma korkusunu da getirir, ya da yeni duyacaklarına hiç inanmama inadını.
*
Bir alışveriş merkezinin otoparkında, bedensel engelli vatandaşlar için kapıya yakın park yerleri boş dururken uzakta bir yere park etmek zorunda kalmıştım. İlkokul 1inci sınıfa giden oğlum sordu, baba burası boşken niçin taa oraya park ettin? Burası bedensel engellilere ayrılmış oğlum. Peki nereden anlıyorlar buraya park eden kişinin bedensel engelli olduğunu? Onların plakasında tekerlekli sandalye işareti oluyor. Tam o sırada bir araba geldi ve engellilere ayrılan yere park etti… Oğlum, buraya park etti ama plakasında işaret yok baba! Cevabı da kendisi verdi “belki zihinsel engellidir.”
*
Takvanın bilinçli olma ve farkında olma yönünü atlamayalım lütfen. Bu yoksa insanlar ayıbını marifet zannederler ve ham mahlukattan yukarı çıkamazlar, Allah muhafaza.

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.