1. YAZARLAR

  2. Yılmaz Sandıkcı

  3. Medrese ve Üniversite-3
Yılmaz Sandıkcı

Yılmaz Sandıkcı

Yazar
Yazarın Tüm Yazıları >

Medrese ve Üniversite-3

A+A-

Geçen hafta medrese ve üniversite arasındaki yarış ile aralarındaki farklara değinmiş ve yarışın imansız akıl ile akılsız imanın savaşına dönüştüğüne gelmiştik.

*

Diyanet İşleri Başkanlığı ve Devlet Bakanlığı yapmış olan Sayın Said Yazıcıoğlu şunları anlatıyor; “…İtikatte bağlı olduğumuz İmam Maturidi’nin eserleri Osmanlı döneminde medreselerden uzak tutulmuş ve ihmal edilmiştir. Bu yüzden inanç sistemimiz Eşari’ye dönmüştür. Eşari yolu ile geldiğimiz çıkmaz ortadadır… Bu yolun eksik yönlerini Maturidi’nin ortaya koyduğu sistem ile tamamlayalım... Kur’an’ı Kerim ikiyüzden fazla ayet ile ‘akletmeyi’ emreder… Ayrıca, bakmaz mısınız? Akletmez misiniz? Görmez misiniz? Düşünmez misiniz? İbret almaz mısınız? vb sorular ile insana aklını hatırlatır, iradesini hatırlatır. Bu sorularla insanı düşünmeye sevk eder… Maturidi’nin ortaya koyduğu sistem tam olarak budur. İnsana özgür düşünmeyi, birey olmayı hatırlatır ve aklını kullanmayı teşvik eder...”

*

Peki, özgür düşünceyi sevmeyen kimdir? Birey yerine sürü yetiştirmek kimin işine gelir? Niçin?

*

Herhangi bir cemaate katılan müslüman aklını kullansa, iradesini kulansa, katıldığı cemaatin kalabalığından güç alan ve bu gücü devam ettirmek, takipçilerinin sadakatini artırmak için tarihi olayları çarpıtan, dinî bilgileri tevil eden hocalara kanar mı? Bu tiplere kananların arasında kalmaya devam eder mi?

*

Böyle bir ortamda kalmak zorunda olan Müslüman aklını kulansa, kendi insanına güya Allah rızası için silah çekmeyi emreden, devletine vergi vermek yerine kendisine “himmet” vermeyi efdal gösteren ve bunun için birçok bilgiyi çarpıttığı gibi dar-ül harp kavramını da çarpıtarak anlatan adamın niyetini anlamaz mı? Münafıklık alameti olan ikiyüzlülüğü teşvik edene itaat eder mi? Kitabımızın hükümlerini değiştiremeyeceğini bildikleri için bizi kitabımızdan uzaklaştıran İslam karşıtlarının, amaçlarına ulaşmak için, uydurdukları yalan ve yanlış bilgileri peygamberimizin (sav) hadisi ve sünneti gibi anlatacağı ihtimalini düşünemez mi?

*

Müslüman aklını kullansa, “…bazı cemaatler Müslüman kılığında İslam düşmanlarına “hizmet” ediyor…” gibi uyarıları yapanlara kulak vermek, tedbir almak yerine, uyaranları suçlar mı? Uyaranların imanına, vatan sevgisine dil uzatır mı?

*

Müslüman aklını kullansa, siyaset, tarih ve din konularında konuşan kişileri sevgi ile değil, akıl ile dinlemek gerektiğini anlar. Müslüman zamana, mekâna, şartlara göre “değişebilen doğruları konuşan kişiler için” savaşmak yerine, Allah’ın tek olan “değişmez hakikati” için yani gerçekler için yaşamalı ve çalışmalıdır.

*

Müslüman hür vicdanı ile aklını kullansa, Allah’ın hakikat dini İslam uğruna, hurafeye karşı savaşanları dine karşıymış gibi gösteren Müslüman maskeli hurafeci İslam karşıtlarına kananr mı? Kanmaz!

*

Medrese-üniverite yarışında kaybeden biz Müslümanlar, akılsız iman-imansız akıl savaşında, iman ile aklı birleştirebildiğimiz ölçüde başarılı olabiliriz ve İslam âleminin 4 asırdan beri yaşamakta olduğu acılara son verecek, dünyada İslam kurallarını tekrar uygulamamızı sağlayacak bir yola girebiliriz. Bir cemaat için değil, tüm insanlık için…

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.