Nesrin Erkan Sabuncu

Nesrin Erkan Sabuncu

Yazar
Yazarın Tüm Yazıları >

Mehmet Akif Ersoy

A+A-

1873 yılında İstanbul Fatih'in Sarıgüzel semtinde dünyaya gelen Mehmet Akif Ersoy'a babası Mehmet Tahir Efendi, ebced hesabıyla doğum tarihini belirten “Ragif” adını verdi (hicri 1290) ve vefatına kadar onu bu adla çağırdı. Ancak bu isim, yaygın olmadığı ve güç söylendiği için annesi ve yakın çevresi, daha bilinen bir ad olan “Akif”i kullandılar.

1878 yılında, 4 yaşındayken Fatih'te Emir Buhari Mahalle Mektebi'ne başladı. Burada iki yıl eğitim gördükten sonra Fatih İbtidaisi'ne geçti. Aynı yıl babası ona Arapça dersleri vermeye başladı. Rüştiye’yi yani ortaokulu bitirdikten sonra dönemin gözde okullarından Mekteb-i Mülkiye (Siyasal Bilgiler Fakültesi)’nin âli kısmında bir müddet okudu ancak babasını kaybedince Halkalı’daki Baytar Mekteb-i Âli (Veterinerlik Fakültesi)’ne parasız yatılı olarak girdi ve bu okulu birincilikle bitirdi. 1893 yılında “Ziraat Nezâreti Umur-u Baytâriye Şubesi”nde (Ziraat Bakanlığı Veterinerlik İşleri) göreve başladı. “Umur-u Baytâriye Müdür Muavini”(Veterinerlik İşleri Müdür Yardımcısı) olarak sürdürdüğü görevinden 1913 yılında istifa etti. 1898'de 25 yaşında iken Tophane-i Amire veznedarı Mehmet Emin Bey'in kızı İsmet Hanım ile evlendi. Aynı yıllarda Maarif Dergisi'nde ve Resimli Gazete'de şiir yazıları ve Arapça, Farsça ve Fransızca'dan yaptığı çeviriler yayınlandı.

***

Baytarlığa başladığı ilk yıllarda bile, mesleğinden çok, şairliği ile tanınan Mehmet Akif, öğretmenlik hayatına 1906’da Halkalı Baytar Mektebi’ne “kitâbet-i resmîye” (resmî yazışma usulü) dersi hocalığı ile başladı. 1908’den sonra ise Edebiyat Fakültesi ile Dârülhilâfe Medresesi’nde “Osmanlı Edebiyatı” hocalığında bulundu. Mehmet Akif, 1920’de Burdur milletvekili seçildi. 1921 yılında açılan milli marş yarışmasına, “para ödülü almamak” koşuluyla katılmayı kabul etti ve orduya ithaf ettiği şiiri, 12 Mart 1921 günü milli marş olarak kabul edildi. Ödül olarak verilen 500 lirayı Hilal-i Ahmer (Kızılay) bünyesinde, kadın ve çocuklara iş öğreten ve cepheye elbise diken Darü’l-Mesâi Vakfına (İş Evi) bağışladı.

1923 yılında Abbas Halim Paşa’nın daveti üzerine Mısır’a gitti. 1929-1936 yılları arasında Kahire’deki “Câmiü’l-Mısriyye” Üniversitesi’nde, Türkçe öğretmenliği yaptı. 17 Haziran 1936’da İstanbul’a dönmeye karar verdi. 27 Aralık 1936 tarihinde hayatını kaybetti ve Edirnekapı Mezarlığı’na defnedildi.

Eserleri

Şairin Safahat genel adı altında toplanan şiirlerini içeren 7 kitabının ilk yayım tarihleri şöyledir: Safahat (1911): 44 şiir, 3084 mısra. Süleymaniye Kürsüsünde (1912): Bir şiir, 1002 mısra. Hakkın Sesleri (1913): 10 şiir, 482 mısra. Fatih Kürsüsünde (1914): Bir şiir, 1692 mısra. Hatıralar (1917): 10 şiir, 1314 mısra. Asım (1924): Bir şiir, 2292 mısra. Gölgeler (1933): 41 şiir, 1374 mısra.

 

Zulmü Alkışlayamam

Zulmü alkışlayamam, zalimi asla sevemem;

Gelenin keyfi için geçmişe kalkıp sövemem.

Biri ecdadıma saldırdı mı, hatta boğarım! ...

-Boğamazsın ki!

-Hiç olmazsa yanımdan kovarım.

Üçbuçuk soysuzun ardından zağarlık yapamam;

Hele hak namına haksızlığa ölsem tapamam.

Doğduğumdan beridir, aşığım istiklale;

Bana hiç tasmalık etmiş değil altın lale!

Yumuşak başlı isem, kim dedi uysal koyunum?

Kesilir belki, fakat çekmeye gelmez boyunum!

Kanayan bir yara gördüm mü yanar ta ciğerim,

Onu dindirmek için kamçı yerim, çifte yerim!

Adam aldırmada geç git! , diyemem aldırırım.

Çiğnerim, çiğnenirim, hakkı tutar kaldırırım!

Zalimin hasmıyım amma severim mazlumu...

İrticâın şu sizin lehçede ma'nâsı bu mu?

Mehmet Akif Ersoy

 

***

Hepimiz Bir Bütünüz

Birlikte Türkiye’yiz

 

Neymiş, neymiş Alevilik Sünnilik,

Hani, hani hepimiz kardeştik?

Bir avuç topraktan,

Yüce Yaradan…

Ol! Deyince olmadık mı?

Hepimiz Adem ile Havva’nın çocuklarıyız,

Öyleyse neden, neden hep ayrıyız?

Alevisi, Sunnisi,

Kürdü, Türk”ü

Lazı, Çerkezi

Abazası, Dadaşı.

Hepimiz bir bütünüz,

Birlikte Türkiye’yiz!

 

Neymiş, neymiş Alevilik, Sünnilik,

Hani… Hani hepimiz kardeştik?

Oğuz boylarından

Selçuklu’dan gelmişiz.

Osmanlı’nın soyundan…

Ata’mızdan ermişiz.

Nedir bu düşmanlık,

Bu kin, bu nefret…

Birlikte olmadık mı devlet?

Bizim neslimizden türeyecek gelecek!

Hepimiz bir bütünüz;

Birlikte Türkiye’yiz!

 

Alevi’si, Sünni’si,

Kürdü, Türk’ü.

Lazı, Çerkezi,

Gürcüsü…

Abazası, Dadaşı

Hepimiz kardeşiz,

Bir bütünüz, birlikte Türkiye’yiz !

 

Neymiş, neymiş Alevilik, Sünnilik,

Hani… Hani hepimiz kardeştik

Hepimiz bir avuç topraktan,

Yüce Yaradan…

Ol!.. Deyince olmadık mı?

Hepimiz Adem ile Havva’nın çocuklarıyız,

Öyleyse neden, neden hep ayrıyız?

Gün birlik olma günüdür,

Gün dirlik olma günüdür.

Şehidimin öcünü alma,

Ülkemi dardan kurtarma günüdür.

Hz. Muhammedin, Hz. Ali’nin ümmeti

Rabbimin yarattığı, aciz kullarız

Dünyadaki savaşı…

Sevgi ve kardeşlikle durduracağız!

Elele vererek biz

Sevgi ve kardeşlikle bir gün

Bir gün elbet yeni bir dünya kuracağız!

 

Alevi’si, Sünni’si,

Türk’ü, Kürdü.

Lazı, Çerkezi

Abazası, Dadaşı…

Gürcüsüyle,

 Hepimiz, bir bütünüz,

Birlikte Türkiye’yiz!

 

Nesrin Erkan Sabuncu

 

 

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.