1. YAZARLAR

  2. Mustafa Güden

  3. Metin Akpınar Gerçek Gündemi Perdeledi
Mustafa Güden

Mustafa Güden

Yazar
Yazarın Tüm Yazıları >

Metin Akpınar Gerçek Gündemi Perdeledi

A+A-

Metin Akpınar’ın geçen hafta sonu Halk TV’de sarf ettiği ‘darbe beklentili’ sözler çok da yadsınacak bir çıkış değildir! Asla şüpheniz olmasın ki, 15 Temmuz girişimi 16 Temmuz akşamına ‘az bir umutla da olsa’ taşınabilseydi ayrık otlarının hepsi şaha kalkacak, boy verecekti! Akpınar gördüğü ‘yüksek voltajlı’ tepkilerden sonra, avukatı İrem Hekimoğlu aracılığıyla yazılı bir açıklama yapıp çark etmeye çalışsa da sözlerinde gayet net olan beklentisini gizlemesi mümkün değildi. Şu sözlerin hangi bir yerinden çark edebilmek mümkündür: “Eğer bu polarizasyon böyle devam ederse bırakın sokakta hak aramayı, iç savaşa kadar gider, her faşizmin karşılaştığı gibi belki liderini ayağından asarlar, belki mahzenlerde zehirlenerek ölür. Ama bunun dışında kim Rusya’ya döndüyse iktidardan gitti, onu da söyleyeyim! Adnan Menderes de bir ay sonraya randevu almıştı, ihtilal oldu. Süleyman Demirel aynı şekilde kuzeye döndüğü zaman ihtilal oldu. Bakalım darısı kimin başına!”

***

Göründüğü gibi, Akpınar’ın ifadeleri ‘çıkarım-girim’ yapmayacak kadar gayet açık ve nettir; yanlış anlaşılacak veya çarpıtılacak durumu da yoktur. Sokakta hak aramak, iç savaş çıkarmak, darbe yapmak, sallandırmak ve zehirlemek gibi tanımlamalarını Menderes ve Demirel örnekleriyle tamamlayarak muradını topyekûn ortaya koymuş. Anlaşılan darıyı kendi başına ekti! Aynı programda Müjdat Gezen’in ‘Bak Tayyip Erdoğan, sen benim, bizim vatanseverliğini sınayamazsın, haddini bil’ şeklindeki sözleri de meydan okuma, belli bir zümreye mesaj ve cesaret aşılama yöntemiydi.

Bira iç Özdil’in

Canını Ye!

Aslında yine aynı televizyon kanalının bir önceki programında Yılmaz Özdil’in, ‘Tayyip Erdoğan bir tek bira içmiş olsaydı bugün çok daha iyi bir Türkiye olurdu’ şeklindeki sözleri malum zümrenin çaresizliğini ortaya koyuyordu. ‘Özel hayata müdahale’ söylemini sermaye edinerek yaptıkları propagandaların sonunda eleştirilerini vardırdıkları yerin aslında ‘Erdoğan’ı -alkol kullanmama dışında- diğer bütün yönleriyle kabullenme, hatta takdir etme’ anlamına geldiğini söylemek mümkün. Adeta ‘Her şeyin iyi güzel de, ah bir de kadeh kaldırsan’ der gibiydi bu sözler.

Asıl Gündemi

Nasıl da Gölgelediler

Oysa Türkiye’nin ne çok farklı gündemleri vardı bugünlerde. Ortadoğu ile Avrupa arasında nirengi noktasında bulunan Türkiye, yanı başında yakılan ve yıllardır süren Suriye ateşini söndürme noktasına getirdikten sonra, Amerika’ya geri adım attırıp ‘Suriye’ye tek etme noktasına getirdiği sırada gündemin ‘biraya, darbeye’ evrilmesi çok manidardır! Amerika Başkanı Trump’ın, “Suriye’de işimiz bitti, artık çekiliyoruz” şeklindeki açıklaması dünya ile eşzamanlı olarak bizim de ağırlıklı gündemimiz olmalıydı. Uzmanlar bu kararın derinlemesine tahlilini yapıp çekilme gerekçelerinin ‘görünmeyen kısımlarını’ ortaya çıkarmalı, varsa içindeki Bizans oyunlarını deşifre etmeliydiler. Fakat adeta bir tiyatro sahnesiyle, ‘Rusya ile işbirliğine yönelirsen iç savaş çıkar, Amerika darbe yaptırır’ anlamı barındıran mesajlar servis üretildi. Bakın son aylarını Brexit gündemiyle yaşayan İngiltere, Amerika’nın Suriye’den çekilme kararına nasıl da tepki gösterdi. Savunma Bakanı Tobias Ellwood, “Trump'ın 'DAEŞ yenildi' açıklamasına şiddetle karşı çıkıyoruz. Tehdit, başka aşırıcılık biçimine dönüşmüş haliyle halâ canlı bir biçimde sürüyor" açıklamasını yaptı. BBC ve The Guardian’da ‘YPG'nin yalnız bırakılmaması gerektiğini ifade eden’ yayınlar yapılıyor. İngiliz medyası, Amerika'nın bölgeden ayrılmasıyla ‘hakimiyetin yüksek oranda Türkiye'ye geçeceğine’ vurgu yapıyor. Dünya, Ortadoğu’da Türkiye politikasının kazandığını’ konuşurken bize  ‘Sinir uçlarımızla oynayan gündemler’ enjekte ediliyor. Mesele sadece Metin Akpınar ve Müjdat Gezen’den ibaret değil. Aynı zihniyeti, tıyneti taşıyan daha başka ne kadar ‘Okyanus ötesi tutkunu, aşığı ve de emir eri var’ bu zümreyi bilmek gerekiyor!

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.