Yılmaz Sandıkçı

Yılmaz Sandıkçı

Yazar
Yazarın Tüm Yazıları >

Mikro Demokrasi

A+A-

“…bizler bırakın bir şirketi bir bakkalı bile işletemeyiz ama adamlar koca devleti yönetmeye çalışıyorlar, o kadar da yanlışları olur tabi…” gibi sözler ile bazı siyasetçileri savunmaya çalışan kişiyi anlamaya çalışıyorum. İyi de sen bir bakkalı işletecek beceriye sahip değilsen, ne hakla ve hangi yüzle devleti yönetecek kişilerin seçilmesi için oy kullanıyorsun? diye soran yok, soran olsa cevap vermek yerine kavga çıkarır böyleleri. Sonra da demokrasi suçlamaya kalkar.

*

Demokrasi ile tanıştığım ilk günlerde şunu fark ettim, “demokrasi erdem sahibi kişilerin elinde bir nimet, erdemsiz kişilerin elinde bir eziyettir, hezimettir”… Erdem, kişinin ahlak seviyesi ile alakalıdır. Güzel ahlakı tamamlayan kişi objektif ve evrensel düşünce seviyesine ulaşınca erdem sahibi olmaya aday olur. Demokrasi ile erdem arasındaki ilişki de burada başlar. Kişilerin sahip oldukları güzel ahlakı objektif ve adil bir şekilde topluma yansıtma oranı demokrasinin kalitesini ve başarısını artırır.

*

Biz bunu tartışmaya çalışırken çıkmış birisi de diyor ki “demokrasi şirktir, İslam’a terstir ve yasaklanmalıdır”... Bu yalanları yayan ve bu yalanlara kananların ahlak seviyesini hep merak etmişimdir ama erdem sahibi olmadıkları kesindir. Böyle konuşan birine sormuştum zamanında “demokrasi İslama niçin ters olsun?... Şöyle cevap vermişti; “…Bak, Allah’ın haram kıldığı zinayı Avrupa’ya yaranmak için suç olmaktan çıkaran hükümet demokrasi ile seçildi, bu yüzden demokrasiyi zararlı buluyorum”… Ben de “her gün yollarda insanların kullandığı arabalar kaza yapıyor ve insanlar ölüyor, suç arabalarda mı, yollarda mı yoksa trafik kurallarına uymayan insanlarda mı? Birileri kaza yaparak ölüme sebep oluyor diye yollar mı kapatılmalı, yoksa trafik mi yasaklanmalı?...” Konuşmanın bundan sonrası bağlar gazeli.

*

Demokrasi, aldığı bilgiyi veya duyduğu haberi sorgulayan ve üzerinde düşünerek kendi fikirlerini geliştirebilen insanların elinde bir nimettir aksi halde ham düşünce ile fikir arasındaki farkı bilmeden duyduklarını beyin süzgecinden geçirmeden konuşanların, bir tür beyin ishali marazı ile zihinleri karıştıranlar yüzünden bir eziyete dönüşür. Bunların eziyetinden kurtulmanın yolu ise sağlıklı iletişimdir, insanların ön yargısız bir şekilde konuşması ve konuşulanlar üzerinde tartışarak kavga çıkarmadan yeni fikirler ortaya çıkarmasıdır ki sorgulandıktan sonra konuşulan sözler yalanların yayılmasını da önleyecektir.

*

8 Mart Dünya Kadınlar Günü vesilesi ile Lale Park Konutları’nın yeni seçilmiş site yöneticisi Neslihan Altın hanımefendinin organize ettiği kahvaltı buluşması bana bunları düşündürdü. Site sakinleri gayet nezih bir ortamda buluştular, çayını kahvesini içerken hem tanıştılar hem konuştular. Son derece huzurlu bir ortamda gayet güzel oldu. Bir bakkalı bile işletecek becerisi olmayanlar böyle nezih bir toplantıyı organize edemezdi elbette, o tipler ya kendi menfaatlerini ya da diğer insanları kendi dar görüşlerine sıkıştırmayı düşünebilirdi ki bu da komşuluk huzurunu bozardı… Tüm katılanlara ve organizasyonda emeği geçen herkese Neslihan Altın hanımefendinin şahsında çok teşekkür ediyorum

*

Dünya Kadınlar Gününü şu sözler ile kutlamak isterim; “bir erkek, ancak kadına verdiği değer kadar adam olur” ve “bir millet ancak kızlarına verdiği değer ile eğitim ile yükselir, yücelir.”… Demokrasi de çocukların ilk öğretmeni olan annelere henüz çocukluklarında verilen değer üzerinde yükselir. Mikro başarı makro başarıya dönüşür. Kendi değerini bilmeyen veya kendisine verilen değeri anlamayanlara şefkat dili ile anlatmak da erdem sahibi herkesin görevidir. Selam ve dua ile.

 

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.