1. YAZARLAR

  2. Yılmaz Sandıkçı

  3. Millet ve Ümmet 1
Yılmaz Sandıkçı

Yılmaz Sandıkçı

Yazar
Yazarın Tüm Yazıları >

Millet ve Ümmet 1

A+A-

Bazı konularda yaşanan güncel sorunlar yani sonuçlar üzerinden tartışarak sağlıklı bir bilgiye ulaşamayız. Sebepler ve sebep sonuç ilişkilerinin hakikati anlamamız için önemini kabul etmeli ve bilgi kirliliği ile zihnileri bulandıran düşmana karşı uyanık kalarak doğru bakış açıları bulmalıyız.
*
Peygamber efendimizin soyu Hz İbrahim’e dayandıranlar, kendisine en çok düşmanlık eden müşriklerden olan amcasının soyunu kime dayandırıyordu? Irkçıların ilkelliği burada çelişkiye düşmeleri ile ortaya çıkmıyor mu? En kaba ve en ilkel hali ile ırkçılık yapan zümrelerin, milliyetçi olmayı günah ilan etmesi sizce de garip değil mi?
*
Hz İbrahim, Hz Hacer’i oğlu Hz İsmail ile birlikte Arap Yarımadası’nda Mekke civarına yerleştiriyor, torunları burada Arap soyunu oluştururken bir diğer oğlu Hz Yakup (İsrail) ise Kenan ili ile Halil bölgesinde yaşamaya devam edip, olarak çoğalıyor.
*
Bildiğimiz tüm peygamberler İsrailoğulları’dan Hz İbrahim’in torunları. Arap soyundan gelen ve yine Hz İbrahim’in torunu olan Hz Muhammed’i (SAV) kabul etmeyip, İslam’ı anlatmasını engelleyen, öldürmek isteyen, doğduğu topraklardan hicrete zorlayan putperest, kâfir ve müşrik Araplar kimin torunu? Kimin soyu oluyor?
*
İslam’a göre günah olan ırkçılık alçak bir durumdur elbette ama bundan daha günah olanı cehalettir, cahillikte ısrar etmektir, düşünmeden sürü halinde kalabalıklara uymaktır. Dine hizmet cehalet ile olamaz, kalabalık olmak ile olmaz. Olursa da böyle olur işte; İslam düşmanları kazanmaya devam eder, Müslümanlar arası savaşlar ve sefalet bitmez… İlkel ırkçılık duygusu ile milliyetçilik duygusunu aynı kefeye koyanların dine hizmet bilincinden nasiplenmediği de tartışılması gereken önemli bir konudur.
*
Müslümanlar Mekke’yi de fethedince, ırkçılık duyguları kabaran ve devlet yönetiminde görev alacak kişilerin (sonraları halifelerin ve imamların) ilim ve kabiliyetleri dikkate alınmadan sadece Kureyş Kabilesi’nden olabileceğini iddia edenler Müslümanlar arasındaki fitnenin ilk tohumlarını ekenlerdir. Bunlara en güzel cevap Peygamber efendimizin, bugünkü anlamda tahtını kendi soyundan birine bırakmamış olmasıdır ve bu Allah’ın kitabımızda emrettiği üzere, aklını kullananlar, anlayanlar ve Allah’ın ayetlerinden ibret alanlar için samimiyetle incelenerek, anlaşılması ve hayatımıza uygulanması gereken bir davranıştır.
*
İslam hizmetinde görünüp, insanlara İslam adına milliyet düşmanlığı öğretirken, kendi soyunu saltanata hazırlayanlar için İslam adına ne denilmelidir? Cuma hutbesindeki “Akrabanı koru gözet” mealindeki ayeti egosuna ve hilesine dayanak yaparak devlet makamlarına ve kadrolarına akrabalarını, hemşerisini, tarikat arkadaşlarını veya aşiret mensuplarını yerleştiren devrik lider Hüsnü Mübarek gibi, Kaddafi gibi, Saddam gibi, Esad gibi adamlara özenenlerin, halkı niçin gerçekleri anlamaktan uzak tutmaya ve niçin cahil bırakacak eğitim politikaları uygulamaya çalıştığı anlaşılıyor değil mi?
*
Milliyetçilik tek bir açıdan bakılacak ve konuşulacak bir şey değildir ve daha önemlisi milleti, milliyeti bir kenara bırakıp, ümmetçiliği destekler gibi fikirler üretenlerin, politikalar yürütenlerin samimiyetle düşünmesi ve cevaplaması gereken soru şudur; teşbihte hata olmasın, ümmet bir duvar veya bina ise, o duvarı oluşturacak tuğlalar, taşlar da farklı farklı milletlerdir. Kalitesiz ve gevşek taşlardan, tuğlalardan örülen duvar ne kadar sağlam olabilir? Ne kadar kalıcı olabilir? Haftaya buradan devam edelim inşallah…

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.