1. YAZARLAR

  2. Yılmaz Sandıkçı

  3. Millet ve Ümmet-3
Yılmaz Sandıkçı

Yılmaz Sandıkçı

Yazar
Yazarın Tüm Yazıları >

Millet ve Ümmet-3

A+A-

Milletler, kızına kadınına verdiği değer kadar adam olur. Kadınlarını güçlendirmeyen, zayıf ve cahil bırakan milletler bunun cezasını çekerler, kadının gücü, zayıflığından gelir zira cahil annenin sütünden çocuğun kanına karışan cehaleti medrese de çıkaramaz, üniversite de demiştik geçen hafta.
*
Kadın, toplum çadırının direğidir desek itiraz eden olmaz herhalde. Bu yüzden her ideoloji toplumu yönlendirmeye kadın üzerinden başlıyor; kimisi açıp, saçarak, kimisi kapatıp kuma, kumaşa veya odaya gömerek. Kimisi nefsini kullanıyor kimisi dinini. Toplum çadırının bir direği daha var; hocalar, öğretmenler. Bu direkler ne kadar yüksek ise insanların başı o kadar dik, omurgası o kadar düzgün olur. Her iki direği sonraki bir yazımda işleyeceğim inşallah. Şimdi konumuza dönelim.
*
Milleti, milliyeti bir kenara bırakıp, ümmetçiliği destekler(miş) gibi fikir üretenlerin, politika yürütenlerin cehaletinden değilse niyetinden şüphe etmek gerekir. Niye mi? Ümmet bir duvar veya bir bina ise, o duvarı oluşturacak tuğlalar, taşlar da farklı farklı milletlerdir. Kalitesiz taşlardan, gevşek tuğlalardan örülen duvar nasıl düzgün ve sağlam olmazsa, gelişmemiş milletlerin oluşturacağı ümmet de sağlam ve kalıcı olamaz!
*
Milletin bilinç seviyesini ve kalitesini artıran temel unsurlardan birisi de karşılaştığı zorluklara karşı sırt sırta, el ele vererek ulaştığı başarılardır, zaferlerdir. Bu başarılar gerek efsaneler gerek destanlar ve masallar ile ve tabiî ki tarihi kayıtlar ile nesilden nesile ulaşır ve milleti oluşturan çocuklarda, gençlerde “biz yapabiliriz”, “biz başarabiliriz” özgüvenini aşılar. Bu yüzden millet düşmanları bazen milleten gibi görünerek “biz yapamayız, Alman yapar, Japon yapar” fikrini besler, bazen de dinden görünerek “milliyetçilik günah, Müslümanım elhamdülillah” demeyi telkin ederek, milliyetçilik ile ırkçılık kavramını aynı kefeye koyarak milleti oluşturan bireylerin zihnini bulandırır, özgüvenini kırar.
*
Millet tarihini bilmez veya yanlış bilirse tarihten gereken dersi alamaz ve kusurlarını gideremez, hatalarını tekrar edebilir. En yakınımızda duran Çanakkale Zaferi, Türkiye Cumhuriyeti’ni kuran milletin onurlu bir şekilde yeni nesillerine aktarması gereken bir başarıdır. Tarihî Çanakkale cepheleri ve şehitlikleri her bireyin milli bilincini doyurabileceği bir kaynaktır… Kullanılması gerekir. 1999 yılından beri tekrar ede geldiğim şu önerilerimi, birçok takdir ve teşekkür yorumları almama rağmen uygulanmasına engel nedir, engelleyenler kimdir sorusu ile tekrarlamak istiyorum?
i- MEB en azından lise müfredatına Çanakkale Cephe ve Şehitlik ziyaretleri eklemelidir ki; millet olmanın, birlik olmanın, şehidin, gazinin, savaşın, hürriyetin, canın, hayatın ne olduğunu idrak ederek anlasın çocuklarımız.
ii- Devleti yönetmek için işe alınan memur ve bürokratlar ile özellikle geleceğimizi emanet ettiğimiz öğretmenler yemin törenlerini Çanakkale Şehitliği’nde yapsınlar.
iii- Her seçimden sonra, milletvekillerimiz yemin törenlerini TBMM yerine Çanakkale Şehitliği’nde yapmalılar ki kime hizmet etmeleri gerektiğini bir daha düşünme fırsatı bularak, anlayabilsinler.
*
Bu yazının sorusu da şu olsun; Çanakkale Zaferi’nin kazanılmasında, Seyit Onbaşı’nın bir insanın kaldırması mümkün olmayan top mermisini iman gücü ile kaldırarak, topa yerleştirip, düşman gemisini batırmasının etkisini biliyoruz. Peki, düşman gemisini batıran o topun, o merminin hangi milletin yapımı olduğunu biliyor muyuz?
*
Şehitlerine layık nesillerden olmak ve şehitlerine layık nesiller yetiştirmek dileği ile haftaya devam edelim inşallah...

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.