1. YAZARLAR

  2. Yılmaz Sandıkçı

  3. Mısır'dan Selamlar
Yılmaz Sandıkçı

Yılmaz Sandıkçı

Yazar
Yazarın Tüm Yazıları >

Mısır'dan Selamlar

A+A-

1994 yılından beri defalarca geldiğim Kahire havaalanı bu sefer sanki köhnemiş, feri azalmış olarak gibi geldi bana. Yolcu karşılamaya gelenler güvenlik gerekçesi ile içeri alınmıyor sadece yetkili turizm acentelerinin elemanları var içeride. Taksiciler işlerin azlığından şikâyetçi. Süveyş Kanalı’na ek açılan ikinci hat önemli bir başarı olmuş Mısır Hükümeti için, her yerde onun reklamı var. Otele girişteki güvenlik tedbirleri bize abartılı geldi.
*
Din kardeşimiz, tarih kardeşimiz bir ülke Mısır. Osmanlı zamanında Haçlı güçleri tarafından esir alınıp yıllarca sömürülen bir İslam diyarı. Türkiye Cumhuriyeti gibi bir Kurtuluş Savaşı vermediği için 2. Dünya Savaşı sonuna kadar esir yaşayan bir ülke. Bizde de eksik olmayan, kendi içinden çıkan hainler ve işbirlikçileri tarafından yönetilen, dolayısı ile fikriyatı kaymış insanların ülkesi.
*
Bizim için iyi bir pazar olan Mısır ile ilişkilerimizi bozan Sisi devriminden sonra ilk defa geliyorum Mısır’a. En son geldiğimde hapse konulan Hüsnü Mübarek’in yakılmış parti binasını görmüştüm. Tanıdığım ve sevdiğimi bir ülkenin bu hale gelmesi içimi burktu. Mısır’ın seçimle gelen ilk başkanı olan Mursi’nin iktidarı uzun sürmedi. Bir yıl içinde çıkan ayaklanma kendisi tarafından atanmış olan Genel Kurmay Başkanı’nın darbesi ile bastırıldı ve Mursi de hapse konuldu.
*
Batı ise bu yapılan zulmün adını bile ifade edemedi, Mısır’da “darbe” yapıldı bile diyemiyor. Bizim için dış mihraklar neyse Mısır için de aynı. Mısırdaki haksızlık ve zulme “darbe” diyemedi diye batıyı eleştiriyoruz. Mısır’a karşı Batı’ya karşı sesimizi yükseltiyoruz. Küçük sularda büyük fırtınalar koparıyoruz ama anlatmak da çok zor şimdi, biz ne kadar doğru bir politika yürütüyoruz komşularımızın yaşadığı sorunlu süreçlerde?
*
Konuştuğumuz Mısırlı işadamlarına göre, demokrasi kültürü ve bilinci gelişmemiş Mısırlılar sadece bir yıl taşıyabildi demokrasinin hassas dengelerini. Keşke Türkiye gibi olabilseydik diyorlar. Türk milleti, Kurtuluş Savaşı sayesinde özgürlüğün de demokrasinin de kıymetini biliyor diyorlar. Evet, buradan böyle görünüyor. Duymaktan hoşlandığım bir güzel ifade ise şöyle: İslam’ı en güzel yaşayan ülke Türkiye, İslam hoşgörüsüne yakışır bir yaşam var, kimse kimseye karışmıyor Türkiye’de. Evet, böyle diyor Mısır’lı kardeşler. Oysa içim burkuluyor, içimizde sayıları hızla artan, sahip olduğumuz değerlerin ve Kurtuluş Savaşı sayesindeki kazanımlarımızın kıymetini bilmeyenleri hatırlayınca.
*
Mısır’da, Mursi liderliğinde seçimle başa gelenler demokrasinin kendilerine sunduğu bu makamın kıymetini bilemedi diyenler de var. Geçmiş dönemlerin intikamını almak için acelesi varmış gibi davranıp, kendisi gibi düşünmeyen Mısırlıların fikir ve taleplerini dinlemeyerek, üstelik ekonomiye gereken önemi vermeyerek, yeni iş imkânları açmak yerine polisiye tedbirleri artırarak insanların sokaklara dökülmesine sebep olmuş Mursi yönetimi. Sonuç, şimdi tam tersi bir muamele, karşı görüş tarafından kendilerine uygulanıyor.
*
Mısır siyaseti İsrail’in güvenliği için “dış güçler” tarafından dizayn edilmiş diyor bazı Mısırlı kardeşlerimiz. Peki, siz ne yapıyorsunuz Türkiye olarak? Bölgede nasıl bir rol üstleniyorsunuz? Sorusuna, cevap veremiyorum. Tıkanıyorum. Çünkü, BOP Eş Başkanı olan Cumhurbaşkanımızın, Ortadoğu’daki devletleri birleştirip büyük bir Müslüman devlet kurmak için bu görevi aldığına inanmış saf kalpli hemşerilerimi hatırlıyorum, sesim çıkmıyor bir süre… Gelecek hafta devam edelim inşallah.

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.