1. YAZARLAR

  2. Tankutalp Altunsoy

  3. Modern Hokkabazlık
Tankutalp Altunsoy

Tankutalp Altunsoy

Yazar
Yazarın Tüm Yazıları >

Modern Hokkabazlık

A+A-

 

Kiminle konuşsak herkes halinden şikâyetçi lakin kimsenin bir şey yapmak için harekete geçtiğini göremiyoruz ve sanırım göremeyeceğiz de. Algı operasyonu aldı başını gidiyor. Her şey algı üzerine her şey oy alma üzerine yapılıyor maalesef. Maksat günü kurtarmak...

Tartıştığımız bazı insanlar da, ‘Madem işsiziz, madem açız, madem yoksuluz o zaman niye sokaklar bu halde niye kılık kıyafetimiz iyi, niye iphone kullanıyoruz niye cep telefonlarımız iyi, niye mobilyalarımız iyi, arabalarımız iyi havalimanlarımız var baksana’ diyorlar. Hayır… İşte modern hokkabazlık burada devreye giriyor. İnsanlar yoksulluklarını ve fakirliklerini borçlandırılarak örtmektedirler. Herkesim borçlandırılıyor, devlet borçlu, kurumlar borçlu, fertler borçlu. Araba alıyor kredi ile arabanın benzinini alıyor kredi ile. Ev alıyor kredi ile evin mobilyasını alıyor kredi ile. Düğün yapıyor kredi ile takıları alıyor kredi ile. Üretmeden tüketiyor. Kazanacağını varsaydığı parayla geleceğini ipotek altına veriyor. Bak buraya iyi dikkat ‘Kazanacağını varsaydığı parayla’ yani ortada para yok, olmayabilir de. Çiftçimiz böyle, esnafımız böyle, işçimiz böyle. Borçlandırılarak bir travma daha yaşatılıyor topluma. Toplumun genleriyle oynanıyor. Hemen hemen hepimiz televizyon kanallarından duyuyoruz gıda genetikleriyle oynuyorlar. Ama bilmediğimiz toplumunda genetiğiyle oynuyorlar. Zihin kodlarımızla, davranış biçimlerimizle, tüketim alışkanlıklarımızla da oynuyorlar. 

***

Bizim eskiden de paraya ihtiyacımız vardı. Paraya ihtiyacı olan nereden alıyordu parasını, gidiyordu arkadaşından, dayısından, kardeşinden, amcaoğlundan alıyordu.  O ilişki, borç alış-veriş ilişkisi ortada bir yakınlık, bir minnet, bir arkadaşlık oluşturuyordu. Şimdi öyle değil. Gel ‘A’ bankasına ben sana bayram kredisi vereyim, harçlığını vereyim, okul kredini vereyim diyor. Seni fert olarak toplumdan ayrıştırıp dışarı atıyor.  Sonuç; kendi başına borçlu ve sorununun üstesinden gelemeyecek robotlaştırılmış bireyler. Bu manada Türkiye’de cehalet vardır,  açlık vardır, işsizlik vardır, borç vardır. Top yekûn millet bankalar aracılığı ile borçlandırılmıştır ve maalesef Türkiye de son 10 yıldır milletin bazı manevi, sosyal değerleri, milleti bir arada tutan direnç noktaları, geri planda bırakılmıştır. Vatan, millet, mukaddesat, din, iman, vs. bütün bunların içi boşaltılmıştır. Muhafazakârlığın içi boşaltılmıştır. Dindarlığın içi boşaltılmıştır. İslamcılığın içi boşaltılmıştır. Atatürkçülüğün içi boşaltılmış Atatürk sadece CHP’nin tekelindeymiş gibi bir durum oluşturulmaya çalışılmaktadır. Bu bağlamda AK Parti’nin son10 yıldır enstrümanı CHP’dir.  İşte algı operasyonu modern hokkabazlık dediğimiz şey tamda budur. Etkiye tepki oluşturmak ve halkın oyunu almak. Her şey oy almak ve kendi saltanatlarının devamını sağlamak için yapılmaktadır. Bu söylediğim söz hem iktidar hem de muhalefet için geçerlidir.

Her şey oy değil neticede tökezliyoruz. Biz yol yapıyoruz ama yolda kalma süresi artıyor. Hastane yapıyoruz ama hastanelerde kalan hasta sayıları artıyor. Yeni adliye sarayları yapıp var olanları büyütüyoruz ama adliyede biriken dosyalar artıyor. Hapishane sayısını artırıyoruz ama mahkûmların sayısı daha da çok artıyor. Peki, sebebi nedir? Çünkü her şey algı üzerine, her şey oy alma üzerine, her şey günü kurtarma üzerine yapılıyor.

***

Türkiye güçlenmiyor. Aksine güç kaybedip küçülüyor. Şimdi diyeceksiniz ki senin oy kullandığın parti yok mu?Tabi ki var, tarafsız değilim, inkâr da etmedim hiç desteklediğim siyasi görüşü. Desteklediğim siyasi partiyi de çok zaman eleştirenlerdenim. Çünkü Atatürk’ün kurduğu Cumhuriyet’in; Atatürkçü, Milliyetçi Türkçü bir bireyiyim. Benim için asıl olan Türkiye Cumhuriyeti’dir. Son 10 yılda iktidar partisi tarafından alınan yanlış kararları, yapılan yanlışları da anlatmak durumundayım. Şimdi kıyaslama yaparak bir bakalım: Zinayı serbest bırakan CHP olsaydı, domuz etini kasaplık hayvan yapan CHP olsaydı, kilise açan CHP olsaydı, kiliseyi açarken ‘Ya bismillah’ diyen CHP olsaydı, faiz bir dünya gerçeğidir diyen CHP olsaydı, ABD’ye Irak’ı bombalamasına mani olmayıp izin veren CHP olsaydı, ABD askerlerine dua eden CHP olsaydı, Yahudilerden ödül alan CHP olsaydı, Yahudi’ye kardeşim diyen CHP olsaydı, ABD’ye dostumuz diyen CHP olsaydı, yabancılara toprak satımını 25 dönümden 600 dönüme çıkaran CHP olsaydı, bu kadar yolsuzluk, terör, ekonomik buhran, kadınlara ve çocuklara istismar ve işkence CHP iktidarda iken olsaydı CHP’den büyük ‘din ve toplum’ düşmanı yoktu. Ama bunları yapan ‘Müslüman’ım’ diyenler olunca; onların bir bildiği var diyoruz. Elinizi vicdanınıza koyup söyleyin bunların arasında ne fark var... Biri düzenin sağ ayağı, diğeri sol ayağı. Sonsöz olarak; maddileşmiş bir insan vatan için ölür mü, bencil bir insan muhtaçlara yardım eder mi, milletine inanmayan bir insan yabancı ile işbirliği yapmaz mı, erdemi gülünç bulan birisi çalıp çırpmaz mı? Kendimize dönelim. Ahlak, edebiyat, müzik, giyim, zevk, yemek, eğlence, hukuk, aile, adet, anane ve her şey de milli olalım. İstek ve inanç her güçlüğü devirir.

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.