1. YAZARLAR

  2. Samet AKTAŞ

  3. Moğol, Türk, Kürt
Samet AKTAŞ

Samet AKTAŞ

Gazeteci-Yazar
Yazarın Tüm Yazıları >

Moğol, Türk, Kürt

A+A-

ABD ve Avrupa'nın Orta Doğu'da yapmak istediklerini anlamak isteyenler günümüzdeki tabloya uzaktan ama tarihin ışığında baksın. Geniş ve derin.

*

Türkler, Asya'nın en doğusundaki Moğollar ile de en batısındaki Kürtler ile de anlamlı işbirlikleri kurmayı başarmış hatta bu işbirlikleri milletlerarası bir kaynaşmaya dönüşmüş. Bu tür işbirlikleri “parçala, böl, yönet ve yut” türü politikaları benimseyen Avrupalı’nın sevmediği ve bozmak için çalıştığı hareketlerdir.

*

Tarihteki, Türk-Moğol birlikteliğinin günümüze yansımaları Moğollar ile Türklerin aynı millet olduğunu düşündürmesine rağmen, yakın tarihte batıya doğru ilerleyen Türkleri yavaşlatan en güçlü iki darbenin Moğollar’dan gelmiş olması düşündürücüdür. Moğolların ilk darbesi, Müslüman Türkleri durdurmak ve Arap çöllerine sürmek için kurulan Haçlı Orduları ile savaşların sürdüğü 13. yüzyılda gelmiş ve Selçuklu Devleti’ne verdiği zarar ile Haçlı Orduları’nın hedefine hizmet etmiştir. Moğolların 1402 yılındaki ikinci darbesi de Selçuklu’dan sonra toparlanarak Osmanlı Devleti’ni kuran Türklerin Avrupa’ya ilerlemesini sekteye uğratmıştır.

*

Asya'nın batısına ulaşan Türklerin Müslüman olması ile İslam Halifesi Türkleri o zamanın şartlarında İslam devletinin sınırlarını rahatsız eden Roma İmparatorluğuna karşı bugünkü Irak’ın kuzeyi diyebileceğimiz bir tampon bölgeye yerleştirdi. Türkler burada kendilerinden daha önce Müslüman olan Kürtler ile kaynaştı ve İslam devletinin sınırlarında güvenliği sağladıktan sonra Roma İmparatorluğu’nu batıya doğru geriletti, Anadoluyu ve Rumeliyi müslümanlaştırdı. Avrupalılar bu sebeple coğrafyanın adını Türkiye olarak değiştirdi.

*

Önünde duramadıkları Türk ilerleyişine karşı türlü yöntemler ile savaşan Avrupalı devletler, geçen yüzyılda milliyetçilik görüntüsünde destekledikleri "ırkçı ve ayrılıkçı" fikirleri besledi. Özellikle 20. yüzyıl başlarında petrol çıkan ve çıkması muhtemel bölgeleri ayırmaya önem verdi. Bu bölgelerde yaşayan Kürtleri de “parçala, böl, yönet ve yut” politikası gereği işledi…Çok ilginçtir, Avrupa kaynaklı ansiklopedilerde 19. yüzyılda Turani bir soy olarak tanımlanan Kürtler, petrol potansiyeli olan bölgelerin önem kazanması ile birlikte Farsi bir soy olarak tanımlandı. Osmanlı parçalandı, küçük devletlere bölündü.

*

Bunu kabul etmeyen ve geçen yüzyılda Anadoludaki üçüncü devletini kurmaya çalışan Türkleri durdurmak için ayrıştırılmaya çalışılan Kürt kimliği görüntüsü ile çıkarılan ayaklanmalar kullanıldı. Lozan Antlaşması görüşmelerinde “azınlık” olarak gösterilmeye çalışılan Kürtler, Ankara’da TBMM’nde “..biz azınlık değiliz, hepimiz Türküz…” açıklaması ile cevap verdi. Çünkü bin yıldan uzun bir zamandır torunları ortak, yeğenleri, gelinleri, damatları, kuzenleri ortak ve birbirine geçmiş iki gücü ayırmak her ikisine de zarar verecekti ve sadece ayıranlara yarayacaktı.

*

Başaramadılar ama vazgeçmediler de.. Yakın tarihteki Moğol-Türk çatışmasından ders alarak Türk Kürt kaynaşmasını devam ettirmenin ne kadar gerekli olduğunu görmek zor değil… Onlar oyunlarını kursunlar, biz kendi oyunumuz ile onların oyunlarını bozalım inşallah. Selam ve dua ile.

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.