1. YAZARLAR

  2. Yılmaz Sandıkçı

  3. Moskova’dan Selamlar
Yılmaz Sandıkçı

Yılmaz Sandıkçı

Yazar
Yazarın Tüm Yazıları >

Moskova’dan Selamlar

A+A-

Eskiden Komünistler Moskova’ya denirdi, şimdi Moskova kapitalist, hem de bildiğimiz kapitalistlere bile taş çıkaracak bir kapitalist. Geçen yüzyıla damgasını vuran komünist SSCB, yüzölçümü ile dünyanın en büyük, nüfusu ile üçüncü kalabalık ve teknolojik silahları ile de “en birinci” ülkesi olmasına rağmen halkına refah sağlamak yerine, zenginliğini propagandaya harcaması ve dünya gerçeklerini takip edememesi yüzünden 1991 yılında çöküp, tarih sahnesinden çekilmişti. Her şeyi devletten bekleyen insanlar büyük acılar çekti o dönemde. İlk defa 1992 yılında geldiğimizde bu acılara biz de şahit olduk ama defalarca tekrar eden seyahatlerimizde dirilişi ve gelişmeyi de gördük.
*
Ancak 1995 yılından beri defalarca gittiğim Müslüman ülkelerde böyle bir gelişme göremedik maalesef çünkü onlar her şeyi Allah’tan bekliyorlar ve bir başarısızlık halinde (haşa) suçu Allah’a atıp rahatlıyorlar. Kendisinde hata, kusur aramayan insanların asla gelişemediklerini gördük.
*
Devlet imkânlarına yakın olan bazı fırsatçılar çabucak zengin oldular. Çalmakta, namuslarını satmakta beis görmediler para uğruna. Onları kınamak, suçlamak yerine doğru olanı yaşayarak, örnek olamayanları, doğru bildiğini öğretemeyenleri kınamak daha yerinde olur bence, yani biz Müslümanları. Yaklaşık elli ülkeyiz ama bir ülkeye bile, biz de sizin gibi olalım dedirtebilmiş değiliz. Son 3-4 asırda ne teknik bilimlere, ne sosyal bilimlere ne de insana faydası dokunacak bir fikir üretemediğimiz gibi, 1400 yıl önce gelen dinimizi bile anlamaktan uzaklaşmış, eşref-i mahluk özelliğini kaybetme yolunda bir yarışa girmişiz. İnsanlığa hizmeti unutup “ben senden daha çok Müslümanım” propagandasına dalmışız.
*
Rusya Federasyonu, BDT’yi kuran ülkelerden en büyüğü doğal kaynakların sağladığı zenginlik yanında eğitimli, yetişmiş insan gücü çok belirgin şekilde kalkınmaya hız vermiş. İnsanların okuma alışkanlığı hayranlık uyandırıyor, zamanım yok demiyor, metroda, otobüste hatta bilet kuyruğunda, her fırsatta okuyor, okuyor…
*
Son yüzyılda yarışan iki sistemden komünizm kaybetmiş, kapitalizm kazanmış gibi görünse de büyük resme bakınca, elimizdeki “ekonomi sistemleri” ile insanlığın hala kazanamayacağını görüyoruz. Rusya’nın zenginleri, dolar milyarderleri dünyada nam salarken, yoksul ve evsizleri de kendi kategorisindeki yarışta başı çekiyor. Temelinde “hak” bilinci içermeden “insan menfaatini en çoklamak için çalışır” prensibi yatan kapitalizm “insan onuruna yakışmayan” sonuçlara davetiye çıkarıyor.
*
Peki, insan onuruna yakışır “kul hakkı” kavramını bilen Müslümanların bu konuda bir sözü olmayacak mı? Sevgi, huzur ve barış içeren İslam’a bakınca asmak, kesmek ve öldürmekten başka sonuç çıkaramayan Müslüman(!)lar acaba bir kurşunu, bir silahı bile yapacak teknolojiyi geliştirememiş olmasının sebebini sorgulayabilirler mi? Öte yandan okumak yerine dinleyen, sorgulamadan inanan Müslümanlara, fakirlik edebiyatını, kulağa hoş gelen dini hikâyeler yoluyla İslam(mış) gibi anlatan hocaların kime hizmet ettiğini anlayabilirler mi?
 

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.