1. YAZARLAR

  2. Yılmaz Sandıkcı

  3. Mutluluk Müdürü
Yılmaz Sandıkcı

Yılmaz Sandıkcı

Yazar
Yazarın Tüm Yazıları >

Mutluluk Müdürü

A+A-

Mutlu olmak için sevdiğimiz işi mi yapmalıyız? Yoksa yaptığımız işi mi sevmeliyiz? Hangisi kolay sizce? Ya da mutluluk nedir, diye sorup tanımlamaya mı çalışmalıyız önce?

*

Şirketler mutsuz çalışanlar yüzünden her yıl mutlu çalışanların kazandırdığından daha fazlasını kaybediyor veya kazanabilecekleri şeyleri kazanamıyor. Mutsuz insanlar toplumun da enerjisini emiyor ve karamsar insanların çoğaldığı toplumlarda huzur yok oluyor. Mutsuz ve karamsar insanlar değişime direnerek gelişme umutlarını bile yok ediyor.

*

Çözüm nedir peki? Pozitif enerjiyi yok eden, kara bulutları çeken mutsuz insanları nasıl mutlu edebiliriz? Konuyu uzmanına, profesyonel ellere bırakmak gerekiyor.

*

KONTİMDER de böyle yaptı… Üyelerini ve ilgilenen katılımcıları bilgilendirmek üzere Dr. Gülbeniz Akduman’ı konuk etti geçen hafta… “İş Hayatında Başarının Anahtarı; Çalışan Motivasyonu” başlığı altında bir seminer veren Dr. Gülbeniz Akduman’ın, Türkiye’nin ilk “Mutluluk Müdürü” oduğunu ve henüz sayıları az olsa da farkındalık sahibi bazı şirketlerde “Mutluluk Bölümleri” kurulduğunu öğrenmekten çok etkilendiğimi ifade etmeliyim. Yukarıdaki sorulara cevap, sorunlara çözüm arayan insanlar çoğaldıkça, gelişim de hızlanacak. Umut hep vardı, daha da artacak.

*

Mutluluk Müdürüne göre mutluluğu tesis etmenin zorluğu tanımlamada. Çünkü mutluluk tanımı, herkese göre değişiyor. Ama iş yerinde mutluluğun sırrı “insana dokunan bir yönetim anlayışında”…

*

Araştırmalara göre mutlu çalışanlar daha verimliler, daha yaratıcılar, daha başarılılar, daha fazla kazandırıyorlar, işlerine daha fazla bağlılar, yaptıkları işin kalitesine özen gösteriyorlar, değişime açıklar, daha kolay uyum sağlıyorlar, strese karşı daha dayanıklılar… Bu sonuçları görünce işverenlerin, çalışan mutluluğuna ne kadar önem vermesi gerektiğini yazmaya gerek duymuyorum. Tam da burada, kalifiye eleman sorununu tartıştığımız kadar 2000 yılında NTV’de gündeme getirdiğim “kalifiye iş adamı” sorununu da tartışmamız gerektiğini hatırlıyorum.

*

İş yoğunluğu arasında kısaca konuşabildiğimiz KONTİMDER Y.K. Başkanı Osman Başaran’ın şu sözlerini de paylaşmak istiyorum; “Kültürümüzde, 40 yaş peygamberlik yaşıdır. Bu yaşa kadar insanın olgunlaşma ve kişisel gelişimini tamamlamış olması gerekir… Biz de Konya’nın en genç üye profiline sahip iş adamları derneği olarak, zaman varken üyelerimizi bilgilendirmek ve kişisel gelişimlerine katkıda bulunmak için böyle programları yapıyoruz, yapmaya da devam edeceğiz…”

*

Böyle bir programı organize ettikleri için KONTİMDER’e ve umut veren sözleri için Başkan Osman Başaran Bey’e ne kadar teşekkür etsek az… Selam, bilgi ile aydınlanmış mutlu bir gelecek çalışanların üzerine olsun.

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.