Tankutalp Altunsoy

Tankutalp Altunsoy

Yazar
Yazarın Tüm Yazıları >

Nazım Hikmet-1

A+A-

Daha önce de Sabahtın Ali ile ilgili sosyal medyada başlatılan ‘sol’u iyi gösterme çabası şimdide Nazım Hikmet üzerinden yeni bir akım gibi başlatıldı. Öyle ya da böyle Türk tarihinde ve edebiyatında yeri olan Nazım Hikmeti biraz da benim dilimle dinleyin.

‘Nâzım Hikmet 20 Kasım 1901'de Selanik'te doğdu (aile çevresinde 40 gün için bir yaş büyük görünmesin diye bu tarih 15 Ocak 1902 olarak anılmış, kendisi de bunu benimsemiştir), 3 Haziran 1963'te Moskova'da ölmüştür’

Baba tarafından dedesi Nâzım Paşa valiliklerde bulunmuş, özgürlükçü, şairliğe yatkın bir kişiydi. Mevlevi tarikatındandı. Anayasacı Mithat Paşa’nın yakın arkadaşıydı. Babası Hikmet Bey ise Galatasaray Lisesi mezunu, önce ticaret yaşamını denemiş, başaramayınca dışişlerinde bir memurdu.

Nâzım Hikmet 1917'de girdiği Heybeliada Bahriye Mektebi'ni 1919'da bitirip Hamidiye kruvazörüne stajyer güverte subayı olarak atandı. Fakat bu meslek Nazımın özüne ters bir meslekti. O yılın kışında son sınıftayken geçirdiği zatülcenp hastalığının tekrarladığını öne sürerek aile dostu olan Deniz Hastanesi Başhekimi Hakkı Şinasi Paşa'nın yardımı ve gözetiminde iki ay süren göstermelik bir tedavi döneminden sonra, kendisine iki ay da evde dinlenme izni verildi. Bu süre sonunda da toparlanamadığı, deniz subayı olarak görev yapabilecek sağlığa kavuşamadığı düşüncesiyle, görev yapmak için imza attığı sorumluluktan,17 Mayıs 1920'de, Sağlık Kurulu raporuyla, çürüğe çıkarılmak suretiyle kurtulmuş oldu.

***

1 Ocak 1921'de Mustafa Kemal’e silah ve cephane kaçıran gizli bir örgütün yardımıyla dört şair, Faruk Nafiz, Yusuf Ziya, Nâzım Hikmet, Vâlâ Nureddin, Sirkeci'den kalkan Yeni Dünya vapuruna gizlice bindiler. İnebolu'ya varınca, Ankara'ya geçebilmek için beş altı gün, izin ve yol parası beklemeleri gerekti. Ama Ankara'dan yalnız Nâzım Hikmet ile Vâlâ Nureddin'e izin çıktı. Çünkü asrın lideri Mustafa Kemal, Nazımı göz önünde ve kontrolü altında tutmak istiyordu. Nazımı gizlice takip etmesi ve gerekli durumlarda sürekli rapor vermesi içinde görevlendirdiği Nazımın çok yakının da konuşlanan askerleri de vardı. Zaten daha sonra ki zamanlarda da hakkında tutulan raporlar sayesinde tutuklandı.

***

17 Ocak 1938 gecesi akrabası olan Celâleddin Ezine'nin evinde otururlarken gelen polislerce tutuklanıp kısa bir süre İstanbul Tevkifhanesi'nde bekletildikten sonra, Nâzım Hikmet Ankara'ya Harp Okulu Komutanlığı Askeri Mahkemesi'ne gönderildi. Kesinlikle beraat edeceğini umduğu bu dava, 29 Mart 1938'de ‘askeri kişileri üstlerine karşı isyana teşvik’ suçuyla 15 yıl ağır hapse mahkûm edilmesiyle sonuçlandı. 28 Mayıs 1938'de temyiz bu cezayı onayladıktan sonra, Ankara Cezaevi'nden alınarak İstanbul'da Sultanahmet Cezaevi'ne getirildi, bir ay geçmeden, haziran sonlarına doğru, Donanma Komutanlığı'ndan gelen görevliler onu alıp, bu kez de Donanma Komutanlığı Askeri Mahkemesi'nde yargılanması için getirdi,10 Ağustos 1938 günü başlayan davada,  29 Ağustos 1938'de, "askeri isyana teşvik"ten, 20 yıl ağır hapse mahkûm oldu. İki cezası birleştirilince 35 yıl tutuyordu. Mahkeme bunu çeşitli gerekçelerle 28 yıl 4 aya indirerek karara bağladı.

 

 

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.