Osman Avanoğlu

Osman Avanoğlu

Yazar
Yazarın Tüm Yazıları >

Neden Kudüs?

A+A-

Çevremden bazı eş dost; “Hocam hep Filistin, hep Filistin, Araplardan ne hayır gördük biraz da Doğu Türkistan’ı dile getir. Doğu Türkistan kan ağlıyor. Nedir bu Filistin sevdası?” mealinde sitemlerini dile getiriyorlar. Sosyal medyadan bazı şahıslar da Doğu Türkistan’ın içinde bulunduğu yürek burkan durumu hatırlatıp direk Araplara, Araplarla beraber ben ve benim gibi düşünenlere de saydırıyorlar. Bu sitem, yüzyıllık planlı bir uğraş ile hafızamızın ne kadar silindiğini, dini değerlerimize ne denli yabancılaştırıldığımızı açıkça gösteriyor. Kudüs’ün karşılığı Doğu Türkistan değildir kardeşim. Kudüs benim mahremimdir, üç haremimden biridir. Maalesef çoğu insanımız bundan bîhaber. Sosyal medyada Doğu Türkistan diye paylaşılan görüntülerin, haberlerin kaynağı ve ne amaçla paylaşıldığı da ayrı bir yazı konusudur. Burada ona değinmek istemiyorum. İnşallah başka bir yazıda Doğu Türkistan konusuna değinirim.

***

Yakın çevreme dilimin döndüğünce, karşımdakinin idraki nispetinde Müslümanlar açısından meselenin sadece Filistin olmadığını, asıl meselenin Kudüs olduğunu sebepleri ile anlatmaya çalışıyorum. Bazılarına ise hiç cevap vermiyorum, hatta muhatap bile olmuyorum. Elbette dünyanın neresinde olursa olsun zulme uğrayan bütün milletlere üzülüyorum, onlar için Cenab-ı Allah’a dua ediyorum. Doğu Türkistan’da, Arakan’da, Filistin’de, Suriye’de ve Yemen’de eza cefa çeken, işkenceye uğrayan, yurtlarından edilen, katledilen mazlumlara gücümüz neye yetiyorsa yardım etmek insani görevimizdir. Dinimiz de bunu emreder. Gelelim asıl meseleye; bir de buradan meselenin sadece Filistin olmadığını anlatmaya çalışayım: Kudüs, üç semavi din için de mübarek, kutsal bir beldedir. Yahudilerin ve Hristiyanların bakış açısını bir yana bırakıp İslami yönden meseleyi ele alalım. Meselenin aslı Kudüs ve Kudüs’te bulunan Mescid-i Aksa’dır. Mescid-i Aksa bizim ilk kıblemiz, Kabe’den sonra inşa edilen ikinci mabedimiz ve Mekke’de Kâbe, Medine’de Mescidi Nebevi ile birlikte üç haremimizden biridir.  Cenab-ı Allah İsra Suresi 1. ayetinde Kudüs için “kendisini ve çevresini mübarek kıldık” diye buyurur. Kudüs mübarek bir beldedir. Peygamber Efendimiz Hz.Muhammed Mustafa (SAV) “İbadet için sadece şu üç mescide yolculuk yapılır: Mescidi Haram, Mescidi Nebî ve Mescidi Aksa” buyurmuştur.  Kudüs; İslam’ın ilk kıblesidir. Müslümanlar hicretin 16. ayına kadar Kudüs’te Mescidi Aksa’ya yönelerek namaz kılmışlardır. Hatta Medine’de yapılan ilk caminin mihrabı da Kudüs istikametineydi. Kuranı Kerim’de İsra Suresi’nde bahsedilen peygamberimizin Mirac hadisesi Kudüs’te Mescidi Aksa’da gerçekleşmiştir. Kudüs, Miraç ve İsra mucizesinin tanığıdır.

***

Hz. İbrahim’den Hz. İshak’a, Hz. Yakup’tan Hz. Yusuf’a, Hz. Davud’dan Hz. Süleyman’a, Hz. Lut’tan Hz. Yunus’a, Hz. Şuayb’dan Hz. Musa’ya,  Hz. Zekeriya’dan Hz. Yahya’ya, Hz. Elyasa’dan Hz. İsa’ya kadar Kuranı Kerim’de zikredilen 25 peygamberden 15 tanesi Kudüs ve çevresinde yaşamış ve kiminin kabirleri, kiminin makamı Kudüs’tedir. Ayrıyeten Salmani Farisi, Rabia-tül Adeviye’ye, İmam-ı Gazali gibi pek çok veliyullah da Kudüs’te yaşamıştır. Kudüs tam anlamıyla bir peygamberler şehri, evliyalar şehridir. Kudüs, Sultan Selahaddin’in, Sultan Selim’in, kısaca ecdadımın emanetidir, ilk kıblem Mescid-i Aksa’yı sinesinde barındıran şehirdir. 1917’ye kadar tam 401 yıl Osmanlı idaresinde kalmıştır. Kudüs, İstanbul’dur, Konya’dır, Urfa’dır, Diyarbakır’dır. Hasılı velkelam bugün Kudüs’ü, Mescid-i Aksa’yı canları pahasına muhafaza etmeye çalışan mazlum bir millet var. Bu millet ister Arap olsun ister Türk olsun ister Kürt olsun başımın üstünde, kalbimin en güzel köşesinde ve dualarımda yeri vardır. Ben de Allah izin verdiği, güç verdiği müddetçe, dilimin döndüğünce yazacağım, anlatacağım vesselam.

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.