1. YAZARLAR

  2. Sezen Talip Demir

  3. Nerede O Eski Ramazanlar
Sezen Talip Demir

Sezen Talip Demir

Yazar
Yazarın Tüm Yazıları >

Nerede O Eski Ramazanlar

A+A-

Günümüze kadar hayatta kalmayı başaramayan Ramazan gelenek ve eğlencelere bakınca insan gerçekten ‘Nerede o eski Ramazanlar’ demekten kendini alamıyor. Bu gelenekler; iyiliğin, yardımseverliğin ve hoşgörünün ayı olan Ramazan’ın anlamını bize yeniden hatırlatıyor. Bu yazımda Ramazan gelenek ve eğlencelerinden 5’ine yer verdim.

Karagöz ve Hacivat: Ramazan deyince akla gelen ilk eğlencelerden biri şüphesiz Karagöz ve Hacivat’tır. Gerçi bu karakterleri hatırlayan son nesil şimdilerde 30’larında olan nesil olabilir. Kaba görüntüsü altında ince bir zeka barındıran Karagöz ve karşısında bilgili, okumuş, kibar tavırlarıyla ona arkadaşlık eden Hacivat Osmanlı’da Ramazan eğlencelerinin en önemli kahramanlarıydı. Zaman zaman hikayelere Beberuhi, Tuzsuz Deli Bekir, Bekçi gibi karakterler girer bu ikilinin maceralarına renk katardı. O zamanın televizyonsuz, telefonsuz çocukları için en güzel eğlenceydi Karagöz ve Hacivat.

Direklerarası Eğlenceleri: Ramazan eskiden dini olduğu kadar sosyal bir aktiviteydi. Bu dönemde halk sahura kadar sokaklarda olur, muhabbet, sohbet, birliktelik, paylaşım sabahın erken saatlerine kadar sürerdi. Şehirler adeta bir şenlik yerine dönerdi. Özellikle İstanbul’da halkın toplandığı yer Şehzadebaşı’ndaki Direklerarası’ydı. Burada Meddahlar kahve kahve dolanır, hünerlerini sergiler; kukla, gölge oyunu ve orta oyunlarıyla eğlence devam ederdi.

Diş Kirası: Ramazan’ın özü paylaşmak, fakir ve zengin arasındaki farkın kalmaması veyardımlaşmaktır. Osmanlı dönemindeki Diş Kirası geleneği bunun en güzel örneklerinden biridir. Zenginlerin yaşadıkları köşk ve konakların kapıları herkese açılır ve isteyen herkes bu evlere çat kapı girip yemeğini yiyebilirdi. Kendilerine her türlü hizmet verilen halka bu evlerin sahipleri tarafından gümüş tabaklar, kehribar tesbihler ve gümüş takılar gibi hediyeler verilirdi. Ev sahipleri gelen misafirlerine bu sevaba neden oldukları için bu hediyeleri büyük bir mutlulukla sunardı.

Zimem Defteri: Ramazan’ın en güzel geleneklerinden biri de Zimem Defteri denilen uygulamadır. Yine yardımlaşmanın önemine vurgu yapan bu uygulamada zengin kişiler esnafların dükkanlarına uğrar ve veresiye defterlerine bakıp, bu defterde borcu olan durumu iyi olmayan kişilerden birinin borcunu rastgele seçip silerdi. Böylece ne borcu silen ne de borcu silinen bu iyiliğin kime ve kim tarafından yapıldığını bilmezdi. İyilik duyurulmadan yapılan bir şeydi çünkü.

Tekne Orucu:Ramazan’da ilk defa oruç tutmaya başlayan çocuklar büyükler tarafından hediyelere boğulur böylece oruç tutmaya teşvik edilirdi. Tüm gün oruç tutamayacak yaştaki çocuklar için oruç öğle vaktinde açtırılırdı ve buna ‘Tekne Orucu’ adı verilirdi.

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.