1. YAZARLAR

  2. Mustafa Güden

  3. Öğretmenim, Ben Vali Olmak İstiyorum-1
Mustafa Güden

Mustafa Güden

Yazar
Yazarın Tüm Yazıları >

Öğretmenim, Ben Vali Olmak İstiyorum-1

A+A-

 

1980’lı yılların Konya’sında Vali-Belediye Başkanı-bürokrat-gazeteci, hatta okuyucu- gazeteci ilişkileri bambaşka bir boyuttaydı. 90’lı yılların sonlarında ilişkilerde renk değişimi yaşanmaya başladı, geriledi. Vali Cüneyit Orhan Toprak’ın Öğretmenler Günü programında bacak bacak üstüne oturduğu için fırçaladığı şahsın öğretmen değil de gazeteci olduğunun anlaşılması işi farklı bir boyuta taşıdı. Rasyonel Haber Gazetesi’nde Sadrettin Soranlar dostumuzun, bizim de ismimiz zikrederek ‘Genç gazetecilere meslek büyüklerimizin ders vermesini sağlamalıyız’ şeklindeki önerisi üzerine bizim döneme dair birkaç anekdotu örnek olması için paylaşalım.

***

1980-90’lı yıllarda yazar, muhabir, gazete birbiriyle anılır, haftalık muhabir değişimleri yaşanmaz, o yüzden de kim hangi gazeteyi temsil ediyor herkes bilirdi. Mesela İbrahim Sur, Ethem Öyken, Kemal Soylu, İbrahim Okumamış, Erdoğan Nesimioğu demek Yeni Meram demekti. Haşmet Öyken, Galip Yenikaynak, Uğur Özteke Hüseyin Oğuz, Selçuk Yelli demek Yeni Konya; Orhan Samur, Ahmet Eser, Osman Bengi, Mustafa Güden, Ali Düz demek de Konya Postası demekti. Cengiz Dönmez, Celalettin Boyalı, Nail Bülbül’ün isimleri anıldığında akıllara düşen Türkiye’de Yarın olurdu. Her muhabir her habere gönderilmez, temsil yeteneğine göre görevlendirildi.

***

Mesela Konya Postası’nda merhum Orhan Samur’ungiyim kuşam, tıraş konusunda katı prensipleri vardı. Haber muhabirlerinin kravat takması mecburiyetti. İstisna olacaksa da, temiz, düzgün, özenli giyinmek önkoşuldu. 8-10 günlük bakımsız sakalla işe gelmek ihtar sebebiydi. Muhabir mümkünse her gün, en fazla iki günde sakal tıraşı olmalıydı. Saçlar dağınık ve bakımsız olamazdı.

***

O yıllarda konferans, panel, anma gibi her nev’i toplantıda kürsü ile salonu aynı anda görebilecek bir pozisyona basın masası tahsis edilir, bu vesileyle gazetecileri de herkes net bir şekilde görmüş, tanımış olurdu. Basın mensubu olmayan kişilerin bu masaya oturma istekleri olumlu karşılanmaz, organizasyon sahibi kurumun basın sorumlusuna bildirilerek düzen sağlanırdı.

***

İmparator namıyla anılan merhum Vali Kemal Kemal Katıtaş’ın bir taşra seyahatinde, Karapınar’ın şimdi adı Yeşilyurt olan o zamanki Kıçıkışla Köyüne doğru yol alıyoruz. Bizim arabamız nazlı, toprak yolda herkes sollayıpgeçiyor ve programın yapılacağı okula en son varıyoruz. Vali Bey ve protokol mensupları misafir edildikleri sınıfın sıralarında ayranlarını yudumluyor. Biz fotoğrafları çekiyoruz fakat başkaca bir kıpırdanma yok. Katıtaş devreye girip, ‘Gazetecilerin ayranını da ikram edin de beraber kalkalım, arkada kalmasınlar’ diyeprogram sahiplerini uyarıyor. ‘Gazeteciler ayranını bitirdi mi?’ diye sormadan da kalkmamıştı yerinden.

***

Yine bir gün Katıtaş’ın heyetiyle Ermenek’teyiz. Genişçe bir salona yemeğe davet ediliyoruz.  Ortaya serilmiş bezin üzerinde sini ya da sofra yok ve bal-yoğurt tabakları yan yana dizilmiş, bolca da yöresel ekmek var. Kimimiz bağdaş kurup, kimimiz diz kırıp sofraya sokuluyoruz. Sol yanımdaki Ahmet Tapu iki-üç kaşık balyedikten sonra, ‘İki kaşık yedik, doymadan kesildik, nasıl olacak bu?’ diye hayıflanıyor. Sağ yanımdaki ihtiyar Ermenekli durumu fark edip önümden uzanarak Tapu’nun dizlerine dokundu:

-Beyim siz bal yemeyi bilmiyorsunuz da ondan kesildiniz. Biz bu yoğurtları boşuna koymadık. Bir baldan bir yoğurttan yiyeceksiniz. Bak bakalım o zaman kesiliyor musun?

Vali bey de aramızda yer sofrasındadır;duyduklarıyla yüzüne bir tebessüm yaylıyor;

-Aaa, bal öyle mi yeniyor, dur bir de öyle deneyelim!

Birkaç dakika sonra bütün tabaklar boşalmıştı. Böylece Ermenek’ten haberlerin yanında ‘bal yemeyi de öğrenerek’ dönüyorduk.

***

Spor Liglerinin tatile girdiği yaz aylarında transfer dönemi başlayıncaya kadar haber kıtlığı yaşanır. Ben amatör haberleri derlemekle meşgulken ofise gelen Spor Müdürümüz Ahmet Eser, ‘Bugün manşet değerinde haberimiz var mı?’ diye soruyor. Henüz manşet haber üretemediğimiz söyleyince de ‘Madem sende haber yok, gündem boş; öyleyse Vali beyle röportaj yapıp biz dolduralım’ diyor.Haber servisinde, merhum Orhan Samur dâhil hiç kimse onaylamıyor bu düşünceyi. Üstelik ‘İmparatorun işi yok, Ahmet gelsin de röportaj vereyim, diye sizi bekliyor’ gibi espriler de üretiyorlar. Fakat Eser kendinden emin, çeviriyor telefonu:

-Ayten abla hürmetler, ben Ahmet Eser. Sayın Valim müsaitse 10 dakika ziyaret edip Konyaspor üzerine kısa bir röportaj yapmak istiyorum… Peki, abla bekliyorum… Tamamdır abla, hemen çıkıyoruz, 10 dakikaya oradayız.

Abartmıyorum, tanık olduğum en hızlı randevuydu. Modern Vakıflar Çarşısı’ndan Hükmet Konağı’na koşar adımlarla ancak yetişebildik. Söyleştik, çayımızı içip döndük ve ertesi günün manşetini yaptık.

***

Vali Atilla Vural ile Çumra seyahatindeyiz. Spor İl Müdürü Necati Yeğenoğlu ve İlçe Müdürü Mustafa Dündar Çumra Stadını gezdiriyor. Geçiş için ihata duvarının yıkık bir bölgesini kullanacağız. Önden yürüdüğüm için çıkışın balçık halde olduğunu görünce, pozisyon alıp Vali beyin bataklıkta fotoğrafını çekmeye odaklanıyorum. Vural mecburen paçaları da sıvayarak yürüdü çamurun içine.Bendeniz o anı fotoğraflarken de, ‘Devletin çamura batmış halini mi çekiyorsun?’ diye takıldı. Hayır, görev aşkınızı çekiyorum’ deyince tebessümü daha da arttı. Arabadan getirilen yeni ayakkabıları giydikten sonra koluma girip, ‘Konya’da keşfedilmemiş ne güzel yerler var. Geçen hafta Necati Bey bizi Kızılören’e götürdü, ilk kez gördüm harika bir mesire alanı. Bir de beraber gidelim’ diye takıldı.

Bu vesile ile hatırladım; biz o ziyafete gidememiştik. Çünkü 8-10 gün içinde Sayın Vural’ın tayin kararı gelmişti. Emeklilik günlerini Beybes’te geçiren Necati Yeğenoğlu ile ayrıca hesaplaşsak mı, ne dersiniz?

Yarın devam edeceğiz…

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.