1. HABERLER

  2. EĞİTİM

  3. Okullarda kırmızı alarm
Okullarda kırmızı alarm

Okullarda kırmızı alarm

Eğitim-İş Konya Şube Başkanı Özgür Ulaş Yiğit, okullarda vakaların arttığını belirterek, “Bakan Selçuk'un aşı olurken poz verdiği aşılar, onun söylediğinin aksine eğitim çalışanlarına uğramamıştır” dedi

A+A-

Eğitim-İş Konya Şube Başkanı Özgür Ulaş Yiğit pandemi sürecini değerlendirerek, okullarda teneffüs değil alarm sesinin yükseldiğini söyledi.  

Pandemide 3. dalganın arttığına değinen Eğitim-İş Konya Şube Başkanı Özgür Ulaş Yiğit, “Korona virüs salgını, ülkemizde aşı tedarikindeki atıllık, aşılama programını düzgün yönetememe, risk gruplarını doğru tayin edememe, pandeminin tahribatına dair halka yalan söyleme ve kötü yönetilen ekonomiyi daha da batırmamak için kapanma kararı alamama gibi nedenlerle 3.dalga yükselişine geçmiştir. Hükümet, tehlike çanlarının böylesi sesli çaldığı bir dönemde pandemiyi zayıflatmak için kararlar almak bir yana dursun, aşılama sürecini tamamlamadan yüz yüze eğitimi başlatarak ateşe körükle gitmiştir. Bilindiği üzere 24 Şubat'ta aşı olurken poz veren Milli Eğitim Bakanı Ziya Selçuk, öğretmenlerin aşılanmasına dair de takvim açıklamıştır. Bakan Selçuk, aşılama süreci sayesinde yüz yüze eğitimde bir tehlike olmadığını, okulların da "zaten" yüz yüze eğitime hazır olduğunu söylemiş ancak süreç yine kendisini yalancı çıkarmıştır” dedi.

Sadece 80 bin

Özgür Ulaş Yiğit, pandemi sürecinde okulların durumunun iyi olmadığına dikkat çekerek,

“15 Şubat'ta köy okulları açılmış ve bu okullardaki öğretmenlerin aşılanmasının derhal başlatıldığı duyurulmuştur. Sendikamızın edindiği bilgilere göre, köy okulu öğretmenlerinin; birçoğu asgari ücretin dahi çok altında çalıştırılan ücretli öğretmenlerden oluşmakta olup, bu grup aşılanacak öğretmenler kategorisine dahi alınmamıştır. Bakan Selçuk'un aşı olurken poz verdiği aşılar, onun söylediğinin aksine eğitim çalışanlarına uğramamıştır. Resmi rakamlar bile 1 milyonu aşkın öğretmen varken, sadece 80 bininin aşılandığını ilan etmektedir. Üstelik bu rakamdaki 2.dozu tamamlanan öğretmen sayısının ne olduğu ise açıklanmamıştır. Ayrıca virüs sanki mesleki özelliklere göre bulaşıyormuşçasına okullarda bulunan öğretmenler dışındaki eğitim emekçilerinin aşı konusunda adı dahi geçmemiştir. Ortada kasıp kavuran bir salgın varken, eğitim emekçilerini aşılamadan yüz yüze eğitim kararı veren MEB, bu yolla hem eğitim emekçilerinin canını hiçe saymış, hem de öğrencilerin birbirlerine ve evlerine virüs taşıma ihtimalini görmezden gelerek toplum sağlığını tehlikeye atmıştır. Öğretmenlerimiz aşı randevularını kendileri almaya çalıştığında hala "Risk grubunda değilsiniz" cevabı verilmektedir” diye konuştu.

Salgının alarm sesi

Yiğit, şu görüşleri savundu: “Okulların pandemi koşullarında eğitime hazır olduğu da MEB'in bir başka yalanıdır. Temizlik materyallerinin masrafı yine velilerin ve öğretmenlerin sırtına bindirilmiş, çoğu okula sağlık personeli şöyle dursun,  temizlik personeli bile istihdam edilmemiştir. Herkes için en güvenli çatı olması gereken okullarımız, bu haliyle hem eğitim emekçileri, hem de öğrenciler için salgın zamanında en tehlikeli yerler haline gelmiştir. Her geçen gün ülkemizin en doğusundan en batısına, en kuzeyinden en güneyine vaka ve karantina haberleri gelmekte fakat uygulamada dahi birlik olmadığı anlaşılmaktadır. Eğitim-İş olarak MEB'e ve hükümete sesleniyoruz: Vakalar yükselmektedir. Virüsün daha bulaşıcı olan varyantları hızla yayılmaktadır. Okullardan yükselen o ses teneffüs zili değil, salgının alarm sesidir. Bu sesi duyup, yüz yüze eğitimi aşılama tamamlandıktan sonraya ertelemezseniz, birçok cana kıymış, toplum sağlığına ihanet etmiş olacaksınız.”

Önceki ve Sonraki Haberler

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.