1. YAZARLAR

  2. Vildan Doğan

  3. Önce Anla Sonra Yargıla
Vildan Doğan

Vildan Doğan

Köşe Yazarı
Yazarın Tüm Yazıları >

Önce Anla Sonra Yargıla

A+A-

En büyük iletişim problemimiz: Anlamak için dinlemiyoruz, cevap vermek için dinliyoruz!

Zor olan, insanlarla birlikte yaşamak değil, onları anlamaktır. İnsanları anlamak için öncelikle onları anlaşılmaz kılan şeyin ne olduğunu bilmemiz ve onlarla iletişim içinde olmamız gerekir. İnsanlar birbirinin farkına varınca iletişim başlar. İletişimsizlik ise adeta çağın vebasıdır.

***

İletişimin ana kuralı; iletişim kurmaya başlayan kişiyi dinlemektir. Çok sinirli olabilirsiniz ya da çok kırgın ancak bu karşı tarafın size anlatacaklarını dinlememek için bir bahane değildir. Eğer içinizde birazcık bile olsa anlaşma, uyum sağlama, orta yolu bulma arzusu varsa; konuşmanın daha en başında kendinize hakim olmayı öğrenmelisiniz. Ama “yok, ben ağzıma geleni söyleyeceğim, o da ne hali varsa görsün” diyorsanız o halde sorun iletişim kuramama değil, başka bir şeydir.

Karşıdaki kişi konuşurken sıra size geldiğinde saldırmak için söylediklerini dinliyor ve içinizden kendinize notlar alıyorsanız; kendinize “not almamanız gerektiğini” hatırlatmak için de bir not alabilirsiniz. Zira her saldırı cümlesi karşı atağı muhakkak beraberinde getirecektir. Siz hiç tartışmanın yarısında “Aa, evet ya, sen haklıymışsın. Tamam tamam geçti sinirim” diyen birini duydunuz mu? Tam tersine her kızgınlıkla çıkan kelime, kavgayı körükler.

Dinleme, anlamak için dinleme;  ifade netliği, benlik ve güvendir.

Dinlemek, anlamanın ilk ve temel şartıdır. Önce anlamaya, sonra anlaşılmaya çalışmak, insanlar arasındaki iletişimin anahtarıdır. Başkalarını anlamanın yolu, bize ait olan yargılardan geçici bir süre için bile olsa uzaklaşmayı başarmaktan geçer. Karşımızdaki insanı anlamaya çalışmak, sadık kalmanız gereken bir ilkeniz olmalıdır. Böylece karşınızdaki insanın değer yargılarını kavrayabilirsiniz.

***

Karşımızdaki insanı anlayarak dinlemek, hataları ve yanlış anlamaları da önler. Empatik dinleyen kişi, anlatılanları çabuk algılar, kabul eder, anlayış gösterir, güven verir. Bunun sonucunda karşılarındaki insanın güvenini de kazanır. İnsanlar anlaşılmak isterler, fakat asıl anlaşılan kişiler, anlamayı öğrenmiş olanlardır.

Unutmayın dinlediğiniz zaman dinlenirsiniz ve anlamaya başladığınızda değişirsiniz. Keşke anlaşılamamanın üzüntüsünü duyacağımız yerde, bütün ruhumuzla başkalarını anlamaya çalışsak, hayat ne kadar kolaylaşır ve dünya daha yaşanabilir hale gelirdi değil mi?

 

 

 

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.