1. HABERLER

  2. ÖZEL

  3. ‘Önlemler hâlâ yetersiz’
‘Önlemler hâlâ yetersiz’

‘Önlemler hâlâ yetersiz’

‘Önlemler hâlâ yetersiz’

A+A-

Türkiye’nin doğal afetler karşısında yeterince güçlü olmadığını ifade eden Jeoloji Mühendisleri Odası Konya Şube Başkanı Fethullah Arık, “Doğa olaylarının afete dönüşmemesi için yapılması gerekenlerin en başında afet zararlarını azaltıcı ve önleyici yasal düzenlemelerin bilimsel, teknik normlara ve uluslararası standartlara uygun olarak yapılması gelmekte” dedi.

 

Mehmet Günnar

Jeoloji Mühendisleri Odası Konya Şube Başkanı Fethullah Arık, 17 Ağustos Marmara Depremi’nin üzerinden 20 yılın geçmesine rağmen alınan önlemlerin hala yetersiz olduğunu savundu. Merkez üssü Gölcük olan 7.4 büyüklüğündeki depremde 18 bin 373 kişinin yaşamını yitirdiğini 23 bin 781 kişinin ise yaralandığını hatırlatan Arık, olay sonrası 285 bin 211 ev ve 42 bin 902 işyerinin zarar gördüğünü ifade etti. ‘Aradan geçen 20 yıla rağmen, ülkemizde deprem, sel, taşkın, heyelan ve kaya düşmesi gibi doğa olaylarıinsan eliyle hala afete dönüşmeye devam etmekte’ diyen Arık, “Hafızamızdan henüz silinmeyen 08.08.2019 tarihinde Denizli Bozkurt’ta meydana gelen 5.7 büyüklüğündeki bir depremde bile 100’ü aşkın konutun ağır hasar görmesi, 800’e yakın yapıda hafif hasarların oluşması, afet gerçeğinin ülkemizde yeterince anlaşılmadığını, gerekli önlemlerin hala yeterincehayata geçirilemediği gerçeğini acı bir şekilde ortaya koymakta.Yine başta Karadeniz bölgemiz olmak üzere her yıl onlarca yurttaşımız sel, taşkın, heyelan, kaya düşmesi çığ düşmesi gibi doğa kaynaklı afetler sonucunda yaşamını yitirmekte. Başta deprem olmak üzere doğa olaylarının afete dönüşmemesi için yapılması gerekenlerin en başında afet zararlarını azaltıcı ve önleyici yasal düzenlemelerin bilimsel, teknik normlara ve uluslararası standartlara uygun olarak yapılması gelmekte” dedi.

‘Endişeyle karşılanmakta’

İmar affı ile ilgili de değerlendirmelerde bulunan Arık, “Geçtiğimiz yıl çıkarılan ve başvuruları devam eden imar affı düzenlemesi ile başta yapının oturduğu zemin birimlerinin jeolojik ve jeoteknik parametrelerinin belirlendiği zemin ve temel etütleri olmak üzere, yeterli mühendislik hizmeti almamış on binlerce yapının; sadece bina sahiplerinin beyanıyla tescillenmesi endişeyle karşılanmaktadır. İmar affıile kıyı alanları, tarım arazileri, meralar, orman alanları, dere yatakları, heyelanlı sahalar, içme suyu havzaları ile tarihi, doğal, arkeolojik sit alanları üzerine inşa edilenkaçak ve mevzuata uygun olmayanbina ve tesisler ile ayrıcalıklı imar hakları verilerek her biri bir‘kent ve çevre suçu’ niteliğinde yükselen yapılar yasallaştırıldı. ‘İmar Barışı’ adı altında topluma sunulan bu kaçak yapılaşma affı ile denetimsiz, yeterli mühendislik hizmeti almamış yapılar da yasal hale getirildi, bugüne kadar sınırlı da olsa deprem güvenliği için atılmış olan tüm adımlar neredeyse boşa çıkartıldı. Bu düzenleme ile ülkede inşa edilen yapıları depreme karşı güvenlikli hale getirmeyecek, tam aksine doğa olaylarının afete dönüşerek pek çok insanın hayatını kaybetmesinin zemini hazırlanmış olacak.Bütün bu olumsuzluklar, başta depremini bekleyen İstanbul olmak üzere deprem tehlikesi altındaki bütün kentlerimizi, depreme de deprem sonrasına da daha hazırlıksız vegüvensiz hale getirecek.Ülkemizde, jeolojik yapısı nedeniyle, her zaman yıkıcı depremlerin yaşanabileceği gerçeğinden hareketle, karlılık ve kaderciliğe teslim edilmiş anlayışla değil; insana, akla, bilime ve mühendisliğe önem veren yasal düzenleme ve uygulamalar ile başta deprem olmak üzere afetlere karşı daha güvenli bir hale gelecek” diye konuştu.

 

Önceki ve Sonraki Haberler

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.