1. YAZARLAR

  2. Ahmet TAPU

  3. Osmanlı’daki Adalet
Ahmet TAPU

Ahmet TAPU

Yazar
Yazarın Tüm Yazıları >

Osmanlı’daki Adalet

A+A-

Bugün köşemde bir şeyler yazmadan bir alıntıyı paylaşarak geçmişimizi anmak istedim. Umarım okuyunca siz de geçmişinizle gurur duyarsınız. Keşke biz de öyle olmayı başarabilseydik… Fatih Sultan Mehmet, İstanbul’da bir cami yaptırmaya karar verir ve araştırmalar sonucu, camiyi yaptırmayı düşündüğü arazinin, sahibinden bedeli ne ise verilerek satın alınmasını buyurur. Arazinin sahibinin Rum olduğu öğrenilir ve kendisine arazinin, o çevredeki rayiç bedelinin 2 katı para teklif edilir… Ama Rum vermemekte ısrar eder. Bir Hıristiyan olarak, kim bilir belki de kendi arazisinin üzerinde bir cami yapılmasına gönlü razı olmamıştır. Fakat, Fatih Sultan Mehmet adama kızar. “O kadar fazla para verdiğim halde, bu adam vermiyor; demek ki bunu inadından yapıyor. Nefsani bir davranış bu. Ben cami yapacağım. Benimki nefsani değil ruhani” der ve alır adamın arsasını, camiyi yaptırır... Rum ise perişandır. Adamı tanıyan ve üzgün görüp ne olduğunu soran bir Türk’e, derdini anlatır ve “Yapabileceğim bir şey yok ki! Bunu yapan Padişah; daha ötesi yok, onun üstünde kimse yok. O bana bunu yaptığına göre her şey bitti” der. Bizim Osmanlı ise ; “Her şey bitmedi, bu memlekette kadılar vardır. Gidersin kadıya, adaletsizliği anlatırsın. Padişah da olsa o hesabı görür” der.Adam inanamaz bu söylenenlere. Ama padişahın mahkemeye çağırılmayacağına, çağırılsa da sonucun lehine olmayacağına inanarak, “Gideyim mahkemeye, ben müracaat edeyim” der ve kadıya müracaat eder…

***

Gerçekten de Fatih Sultan Mehmet mahkemeye gelince, adamın gözleri hayretten açılır. Fatih Sultan Mehmet ayakta, Kadı Efendi oturur vaziyette ve mahkeme başlar. Fatih Sultan Mehmet’in, adamın arsasını zorla iktisab etmekten elinin kesilmesi konusunda bir karara varılır. Fatih Sultan Mehmet’in eli kesilecektir. Ama Osmanlı adaletinde, bir müessese daha vardır. Eğer bir şeyin bedeli ödenirse ve hak sahibi taraf buna razı olursa, o ceza düşmektedir. Bu kanun gereğince teklifte bulunulur. Denir ki: “Bunun bedeli şu kadar altındır. Bu kadar altına karşılık, onun elinin kesilmesinden vazgeçiyorsan, padişah ödemese bile, onu sana Beyt’ül Mal öder. Razı mısın?” Rum, şaşkın şaşkın padişaha bakar, inanamaz. Sonra, “Tabi razıyım. Razı olmaz mıyım? O padişah” der. Adam razı olduktan sonra, Fatih Sultan Mehmet, “Benden Beyt'ülmal’ın talebi 200 altın. Ama ben 2 bin altın vereceğim ve her gün de bir altın daha ödenmesini istiyorum. Senenin 365 günü, her gün bir altın ödenecek bu zata” der ve mahkeme biter bitmez kadı yerinden kalkar, Fatih Sultan Mehmet’in ayaklarının yanına gelip diz çöker. “Padişahım şu ana kadar ben, Allah’ı temsil ediyordum, ben oturuyordum siz ayaktaydınız. Çünkü siz maznun mevkiindeydiniz. Allah’ı temsil eden siz değildiniz. Adaleti veya adaletsizliği temsil ettiğiniz mahkemenin sonunda belli olacaktı. Ben Allah’ı temsil ediyordum. Adaletin sahibi bendim o sırada. Şimdi benim görevim bitti. Şimdi bana, sana tabi olan, senin imparatorluğunun bir kadısı olarak el etek öpmek düşer” der.

***

Padişahın eteğini öper ve ondan sonra padişah oturur… İşte Osmanlı’nın adalet anlayışı ve Padişah bile olsa, o ülkede yaşayan tüm insanların, kanun önünde eşit olması ilkesinin ne demek olduğunun ve nasıl uygulanması gerektiğinin en güzel örneğinin verildiği bir hadise. Bu olayın fotoğrafını çekip, günümüzde gözümüzün önünde cereyan eden eşitlik anlayışına aykırı davranışların hergün yüzlercesinin yaşandığı günümüze ait karelerle yan yana koyduğumuzda şunu söyleyebilirim en azından: Bizim siyasetçilerimizin, her seçim öncesi, kaldırılacağına dair topluma söz verip, iktidar olduktan sonra bir türlü kaldırılmayan dokunulmazlığı, Osmanlı zaten kaldırmış ve hatta kullanmamış bile… Demokrasi, özgürlük, insan hakları vs vs… Günümüzde ülkemizde yerleşmesini isteyip de Avrupa Birliği’ne girince kavuşmayı umut ettiğimiz ve yaban illerde aradığımız ne kadar güzellik varsa, Osmanlı’dan bize zaten miras kalmış da haberimiz yok…Yanlış mıyım? Günümüzde de keşke adalet anlayışımız Osmanlı’nın adalet anlayışına yaklaşabilse…

 

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.