1. HABERLER

  2. ÖZEL

  3. Otomotivde çığır açan isim: Mehmet Ganioğlu
Otomotivde çığır açan isim: Mehmet Ganioğlu

Otomotivde çığır açan isim: Mehmet Ganioğlu

Konya iş dünyasına adını altın harflerle yazdıran, sanayi ve ekonomi üstadı Mehmet Ganioğlu, 60 yıllık mesleki kariyerini Konya’nın Sesi’ne anlattı.

A+A-

Otomotiv sektörünün duayenleri arasında yer alan Ganioğlu, yaşama sevinci ve çalışma azmiyle gençlere taş çıkarıyor.

 Mehmet Ali Eskipostalcı

Merhaba Mehmet Ganioğlu Bey. Sizi kısaca tanıyabilir miyiz?

Aslen Kadınhanlıyım. Ama Konya’da büyüdüm ve Konya’da okudum. Ticaret liseliyim. Babam vefat edinceye kadar hem okudum hem de otomobil, kamyon ve traktör piyasasını öğrenmeye çalıştım. Önce çalıştırmadan para kazanamayacağımı hissettiğim an Sayın Vehbi Koç ile tanışma fırsatını elde ettim. Bu benim için Allah’ın bir lütfuydu. Vehbi Bey’in bu memlekete çok büyük faydalarının olduğunu gördüm, ona yaklaştım ve kendisinin ne kadar candan bir insan olduğunu hissettim. Her yıl 2-3 kere ziyaretime gelirdi ve gelirken de çevresindeki üst düzey insanları yanında getirirdi. Vehbi Bey’e ve misafirlerine Konya’yı sevdirdim. Babam 1959 yılına kadar otomobil, kamyon ve otobüsleriyle bu memlekete hizmet etti. Ben de gençlik dönemimden itibaren babamın mesleğini devam ettirdim ve hala da devam ettiriyorum. Yıllarını sanayiciliğe vermiş biri olarak her şeyin en güzelinin bu memlekete yapılmasını sağlamaya çalışıyorum. Ömrümü en kaliteli mal üretmek için harcadım ve bu memlekete elimden geldiğince otomobil, kamyon, traktör, otobüs ve minibüs yaptırıp satmak için mücadele verdim. Fazla kâr peşinde olmayan bir yapıyla büyüdüm.

sanayide-cigir-acan-isim-mehmet-ganioglu-(3).jpg

 

Konya aşığı bir iş adamı olarak şehriniz adına gerçekleştirdiğiniz yatırımlar takdire şayan. Bize iş hayatına atıldığınız ilk günlerden bahseder misiniz?

Konya’mız her şeyin en iyisine layık. Konyalılar çok değerli, beyefendi insanlardır. Konyalılar, nazik, kibar, birbirlerine saygılı, birbirlerine saygıyla sevgiyle sarılarak kucaklaşma zeminini oluşturan insanlardır. 1950’ye kadar Konya’da büyük bir gelişme olmadı. 1950 yılında Demokrat Parti hükümeti geldiğinde ben 10 yaşındaydım. O yıllarda şeker fabrikası ve çimento fabrikaları kuruldu ve Konya, bir nevi üst düzey inanlarla mukayese eder duruma geldi. O dönemlerde Türkiye’nin hiçbir yerinde bulunmayan traktör, biçer ve kamyon tamircileri Konya’da bulunuyordu ve İç Anadolu’nun çeşitli yerlerinden insanlar tamir için Konya’ya gelirlerdi. 1960 yılında ihtilal oldu. O yıllarda tökezleme olsa da 1965’lerden sonra Konya yine çağ atlamaya başladı.

foto-alti-5.jpg

 

Vehbi Koç ile tanışıklığınızdan bahsettiniz. Bunu daha geniş bir yelpazede yorumlamak gerekirse neler söylemek istersiniz?

Vehbi Koç, Konya’yı daha nadide ve güzel bir şehir yapma fikrini bizlere yerleştiren tek insandır. Vehbi Bey ile 1961 yılında tanışmak nasip oldu ve birbirimize yakınlaştık. Vehbi Bey Konya’yı güzelleştirmek istese de o günkü koşul ve şartlarda bu ortam oluşmadı. Zengine karşı bir tepki oluşumu gibi görüldü. Aslında o Konya’yı Amerika’nın Detroit’i gibi sanayi şehri yapmak istiyordu. Sanayinin o günün koşul ve şartlarında en iyi duruma gelmesi için Sayın Vehbi Bey’e Ford fabrikasının ısrarla kurulma ricasında bulundum. O da benim ısrarımı kırmadı ama o günkü ortamlarda Vehbi Bey’e sanayiden yer verilmedi. ‘Vehbi Bey zengin, istediği yerden arazi alsın’ denildi. Vehbi Bey sanayiciliği Amerika’da gören, Avrupa’da geliştiren, Amerikan Ford fabrikasıyla tanışıp Türkiye distribütörlüğünü alan ve bunun yanında da İtalyan Tofaş fabrikasının Türkiye’ye kurulmasını sağlayan üstün bir kişiydi. Konya’da bu imkânlar oluşmayınca Vehbi Koç da önce Eskişehir’e kamyon fabrikasını sonra da Kocaeli’ne otomobil fabrikasını kurdu. Vehbi Bey’in Konya’ya çok faydası olacaktı ama uygun ortam oluşmadı. Eğer o günün koşul ve şartlarında Vehbi Bey’e biz yakın olsaydık bugün dünyanın en güzel kolejini, üniversitesini, otelini ve sağlık yatırımlarını Konya’ya yapardı. Zengin olmuş insanı dışlamak kadar kötü bir şey yok.

foto-alti-10.jpg

 

Vehbi Koç ile samimiyetiniz ticaretinizde size büyük katkılar sağlamış. O yılların Türkiye’si ile ilgili görüşleriniz nedir?

Bugünkü koşul ve şartlarda Türkiye’nin en nadide şehri Konya’dır. Ben 1968 ile 1978 yılları arasında İzmir’de çok güzel mağazalar açtım ve güzel satışlar yaptım. Tofaş, BMC ve Ford’un kamyonlarını sattım. İzmir kendine göre o günkü fabrikaların ihtiyacı olan ham maddeyi yapmaya çalıştı. Tabi İzmir bir Konya değildi. Çünkü İzmir’in çeşitli ürünler yapan fazlaca fabrikaları vardı. Konya bu konuda kısırdı ama gelişen imkânlarla birlikte Konya otomotiv yedek parçada çığır açtı ve bugünkü Konya oldu. Bursa ve İstanbul’dan sonra Konya sanayide ilk 3’e girdi. Bursa ilk sırada yer alıyor. Arkasından İstanbul kendine has dev bir vilayet olarak dikkat çekiyor. İstanbul için Londra ile eşdeğer diyebiliriz.

foto-alti-12.jpg

 

Biraz da yurt dışı tecrübelerinizden bahsedelim. Döneminizde Avrupa’da sanayi nasıldı?

Ben dünyada hemen hemen birçok yeri gezdim. Fransa’da Renault fabrikasına gittik. Fabrikanın yaptığı üretim bir sınır halinde. O sınırın dışında piston, krank, blok veya eksantrik mili dışardan alıp takıyorlar. Biz 1985’ten itibaren Supar Supap Fabrikası’nı bugünün koşul ve şartlarında dünyaya tanıttık. Dış piyasa bizim için nimet. Ama diyaloğumuz iyi olmalı ki kaliteli üretimler yapmalıyız. Vehbi Koç fabrikamızdaki üretimi bir yıl denedi ve sonrasında ürün almaya başladılar. Arkasından Devlet Demir Yolları’na mal vermeye başladık. İlk kurulduğunda Fransızlarla anlaşma yapılmış, supapları Fransızlar veriyordu. Fransa’ya gittik ve işi biz aldık. Ürünlerimiz kontrole gidiyor ve 6 ay veya bir yıl sonra bizden ürün alıyorlar. Düne kadar Avrupa’dan ülkemize çıkma makineler getiriliyordu. Supap fabrikasında kaliteli üretim yapıyorduk ama üretimimiz kısıtlıydı. Üretime katkıda bulunacak makineleri bulmak için önce Yugoslavya’ya gittik ve orada traktörleresupapları kim veriyor diye takip ettik. Ardından Almanya, İngiltere, Fransa ve İtalya’ya gittik fakat makine bulamadık. Araştırmalarımız sonrası makineleri Hollanda’da bulduk. Makine o günün şartlarında bir milyon Mark’tı. Bir şekilde borçlanıp taksitlendirme ile makineleri aldık. Şu an supabı en üst düzeyde üreten fabrikalardan birisiyiz. Sanayicilik kaliteli üretim demek. Kaliteli üretim de fedakârlık ister.

foto-alti-4-001.jpg

 

Sohbetimize yerli otomobil ile devam edelim. Yerli otomobil fabrikasının Konya’ya kurulması fikri ile ilgili neler düşünüyorsunuz?

Konya’nın yerli otomobili üretmesi demek bugünkü oluşumunun kat kat üstüne çıkması demek. Traktör fabrikasının oluşumu dahi büyük katkılar sağladı. Bizler o günün koşul ve şartlarında supap fabrikası yaptık. Başkası piston, enjektör, krank yaptı ve yedek parçada önemli bir şehir haline geldik. Konya’mız her şeyin en güzeline layık ve insanlarımız çalışkan. Yerli otomobil fabrikası buraya kurulursa Konya çağ atlayacak ve dünya devi şehirlerin içerisine girecek. Yerli otomobilin üretimi için çok büyük bir paraya ihtiyaç var. Sayın Cumhurbaşkanımızın seçtiği 5 tane babayiğit buna destek olursa ve fabrika Konya’ya kurulursa bizim avantajımıza. Sanayimiz her bakımdan üstün yeteneklere sahip ve arazimiz çok büyük. Yerli otomobili ucuza mal ederek en iyi otomobillerden birini yapabilirsek dünya devlerine de ürün satabilecek ortamımız oluşacak. Konya’nın bunu yapabilmesi için üst düzey bürokratlarımızın yanında insanlarımızın da destek olması gerekir. Yerli otomobil fabrikası Konya’da yapılsın ve herkes bundan istifade etsin. Fabrikanın Konya’da yapılması demek en az 10 bin kişiye yeni iş kapısı demek ki bu sayı 3-5 sene sonra 30 bini de bulabilir. Çünkü buna uygun potansiyelimiz var. Almanların BMW’si, Volkswagen’i, Audi’si gibi biz de onlardan daha üstün bir araç yapabileceğimize inanıyorum. Garantisi çok iyi olan bir ürün yaptığımız takdirde kendi markamızı tüm dünyaya tanıtmış olacağız.

foto-alti-2-001.jpg

Son olarak gençlere tavsiyeleriniz nelerdir?

İnsanlarımızın dış dünyadaki ortamlarda bulunması, eğitim alması ve elde ettikleri tecrübeler şehrimiz Konya’yı şu anda zirveye çıkarmakta. Büyük yeteneklere sahip olan bugünkü gençler ileri teknoloji ile birlikte şehrimize önemli katkı sağlıyorlar. Gençlere önerim, girişimci ruha sahip olsunlar, dünyaya açılsınlar, korkmasınlar, sanayiyi ve insanları iyi takip etsinler.

foto-alti-3-001.jpg

 

 foto-alti-1-001.jpg

 

Önceki ve Sonraki Haberler

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.