1. YAZARLAR

  2. Yılmaz Sandıkçı

  3. Oy Kullanmak Günah mı?
Yılmaz Sandıkçı

Yılmaz Sandıkçı

Yazar
Yazarın Tüm Yazıları >

Oy Kullanmak Günah mı?

A+A-

Ne saçma bir soru değil mi? Değil, kendi kulağımla duymasam yazamam böyle şeyleri. Bizzat şahit oldum üniversite öğrencisi gençlerin konuşmasına, sohbetine gittikleri bir hoca söylemiş. Gençlerin oy kullanmak günah mı değil mi diye tartışmak yerine, böyle bir şeyi söyleyen adam nasıl hoca diye çıkar ortaya diye tartıştıklarını anlayınca rahatladım biraz. Ama o hocaya inanan cahil bir kitlenin varlığını da inkar edemeyiz.
*
Hoca bizim için hassas bir kelime çünkü dinimizi temsil ediyor doğrudan. Hocadan duyulan sözlere itiraz olmaz biz de, mümkünse sorgulamadan kabul etmek yeğlenir. İslam’ın düştüğü durumu anlatmak için yeter bu cümle. Çünkü bu tip hocaları ve bunların çevresinde öbeklenenleri çok iyi analiz eden, tanıyan İngiliz, Fransız, Rus, İsrail, Amerika velhasıl İslam düşmanları çok iyi kullanıyor bunları ve içimizde bu tip hocaları bulamazsa kendisi gönderiyor. Dün de bugün de.
*
Çankırı Müzesi, Cumhuriyetin ilk yıllarında sınır dışı edilen casuslara ait bilgi, belge ve eşyaları sergiliyor. 100 farklı milletten casus sınır dışı edilmiş. Yaşadığımız toprakların kıymetini anlamak için önemli bir sayı bu. Ne mi yapıyor bu casuslar; Türk ordusunu kötülüyor, Çanakkale savaşını, Kurtuluş savaşını, Cumhuriyetin kazanımlarını, bağımsızlık için verilen şehitleri değersizleştiriyor. Casus nasıl yapabilir ki bunu? Milletimiz yutar mı? Yutar, yutar… Bir hoca söylerse yutar, hele bir de sakalı, takkesi, cübbesi yerinde ise bir hocadan duyduğumuz her şeyi kolayca yutarız. İşte bu yüzden casusların çoğu, bu ihanet faaliyetini “hoca-imam” kılığında icra ediyor. Çok azı memur veya hekim görünümünde… Bakınız Çankırı müzesinde.
*
Bu tür hocaların en iyi yaptığı iş masum halkın kime inanacağını şaşırtmak ve hurafe ile dini birbirine karıştırmak, hainleri kahraman, kahramanları hain gibi göstermek olmuştur. Bu sadece Türkiye’de olsa yine iyi, tüm İslam dünyası bu tip casusların etkisi ile birbirine düşmüştür. Daha kötüsü İslam düşmanlarına hizmet eden Müslüman çocuklarına hakikati öğretemez hale gelmişiz. Çünkü kendi hocasının söylediğinden başkasını dinlemeyen, diğer hocaları dinleyenleri de kafir ilan eden bir İslam anlayışı almış başını yürümüş. ‘Allah bir, Kuran-ı Kerim bir, Hz Muhammed (sav) bir, peki neyin kavgasındayız’ diyen bir hoca var mı etrafta? Hurafe dinin önüne geçmiş. Hurafeyi temizlemek için çalışanları da kolayca kâfir ilan eden karanlık bir girdabın derinlerine doğru gidiyoruz.
*
Bu karanlık cehalet içinde bir hocanın da kalkıp, seçimlerde oy kullanmak günahtır demesine şaşırmıyor insan. Üzülmek ise işe yaramıyor. Yapabileceğimiz tek şey, insanımızı akılcı olmaya davet etmektir; Allah, Kuran-ı Kerim’de akıl etmek, beynini kullanmak, ibret almak gibi faklı ifadeler ile de olsa insana en çok “düşünmeyi” emretmektedir. Yani kişinin ona buna tabi olmadan önce beynini bizzat kullanması, düşünerek hareket etmesi farzdır. İslam’ın geleceği imam, hoca, şeyh, molla kılığında aramıza sızmış olan İslam düşmanı ajanların anlattıkları güzel hikâyeleri sessizce dinlemeye değil, bu güzel hikâyeler içindeki zehirli fitne tohumlarını fark edecek ve itiraz edecek bilinç sahibi Müslümanların çoğalmasına bağlıdır.
*
Aksi halde, cennete girmek için karşı cemaatten-mezhepten birini öldürmek gerektiğine inanacak Müslümanların var olmasını önleyemeyeceğiz.

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.