1. YAZARLAR

  2. Turan Aydın

  3. Pandemi Süreci
Turan Aydın

Turan Aydın

Köşe Yazarı
Yazarın Tüm Yazıları >

Pandemi Süreci

A+A-

Salgın tesadüfü değil. Siyonizmin ve ırkçı emperyalist devletlerin projesi olduğu yönünde uluslararası medyada yer aldığı gibi içte de bazı medya kuruluşlarında, bilim ve akademi insanları  televizyon programlarındaki  konuşmaları ve iddiaları vardı. Ulusal gazetelerde makaleler yayınlandı.

İlim/bilim adamı, milli görüş lideri ve eski Başbakanlardan Prof. Dr. Necmettin Erbakan Hoca Salgın/pandemi dönemi ve sürecinde ne yapardı başlığı ile Eğitimci-Yazar Abdülaziz Kıranşal Hocanın makalesinden aşağıya alıntılıyor, okuyucu istifadesine/faydasına sunuyorum.

Bu süreci kesinlikle Siyonizm’den bağımsız tahlil etmezdi

Siyonizm’in dokuzuncu dönemi olarak tarif ettiği yeni dönemde ne yapmak istediğini ESAM konferansında şu şekilde deşifre etmişti: “Bakınız şu elimdeki kitap RAND Corporation’un hazırlattığı bir çalışmadır. RAND Corporation, ırkçı emperyalizmin beynidir. Neyi planlıyorlar, polis devleti yol haritasını çiziyorlar. Ne demek bu, senin bir kimlik numaran var ya, artık öyle bir bilgisayar ağı kurulacak ki, nerede ne paran var, kimsin, nesin, ne iş yapıyorsun, nereye gittin, istediği zaman görecek. Diyor ki, biz parayı kontrol ediyoruz ama yetmiyor. Yine de bir takım yardımlaşmalar yapılıyor. Bunları önlemek için bütün dünyada bir polis devleti kuracağız. Herkesin her kıpırdayışını takip edeceğiz. Bu polis devletini nasıl kuracağız? Adımlarını atmaya başladılar. Kimlik numaranı verdin mi tamam ama bu yetmez diyor. Şimdi bunu geliştiriyor. Bizim her şeyi istediğimiz gibi kontrol altına almamız lazım. Ne istersek ulaşabilmemiz lazım. Bütün dünyadaki devletleri bir polis devleti haline getirmemiz lazım. Bunu incelemiş, muazzam paralar dökerek hazırlamış bunları. Şimdi de bunları gerçekleştirmek istiyorlar.” (https://www.youtube.com/watch?v=_5POQiX2zBo) Bu linkten konuşmanın tamamını izleyebilirsiniz.)

Korona virüs çıktı çıkalı nerde ise iki yıl oldu. Merkezi yönetim-iktidar il ve İlçelerdeki hıfzısıhha kurulları olmasına rağmen tedbir, kısıtlama vs. bütün kararları tek elden genelge ile yürüttü. Şimdi ise gelinen nokta da o il de veya İlçede vaka sayısına göre kendi kararlarını almalarının olacağını, Mart 2021 de kontrollü normalleşmeyi yapabileceklerine dair sözler  var. Bakalım, görelim, takip edelim gerçekleşebilecek mi?

Korona virüs başlar başlamaz her il ve ilçenin Hıfzısıhha Kurullarına bırakılsa idi bu kadar aydan beri üretim, sanayi ve ticarette düşük kapasite, iş kaybı, işten çıkarmalar, ücretsiz izine ayırmalar olmazdı. Esnaf kuruluşları sürekli kapalı olmazdı. Örneğin hiç vaka çıkmamış  yahut az vaka olan yerlere de aynı kurallar, kısıtlamalar yapılmazdı. Ekonomide bunca kayıplar olmaz, yoksulluk, yoksunluk artmazdı.

Ticaret, Sanayi ve Esnaf Odaları açıklamalar yapıyorlar, istatistikler yayınlanıyor, binlerce işyeri kapandı haberleri kamuoyuna yansımakta. Bu ekonomik kuruluşlar KAPANMAZDI faaliyetlerini kısmen de olsa sürdürebilirlerdi, üretim ve iş kaybı az olurdu.

Bir başka açıdan değerlendirilecek olursak Pandemi/Koronavirüs başlar başlamaz vaka sayısı ne olursa olsun Hıfzısıhha Kurullarına bırakılarak kontrol ve denetim yapılması kaydı ile gerekli tedbirler de alınmak suretiyle pilot iller ve İlçeler oluşturulabilirdi, buralardaki gidişata göre alınacak tedbirler yaygın olarak Türkiye sathında uygulanmaya  başlanabilirdi, ekonomik kayıplar en aza indirilebilirdi.

Başka bir değerlendirmem de pandemi Milletin/Halkın korku, panik, kaygı ve endişe gibi psikolojisinin bozulmasına sebep olduğu gibi aile birliğine de zarar verdi, boşanmalar arttı. Devletin de milletin de iç ve dışta sağlıkla ilgili araç, gereç ve ilaç giderleri de artmaz, başka bir ifadeyle az masraflarla süreci geçirebilirdik.

Siyonizm’in bu fırsatı asla kaçırmayacağını anlatırdı.

Erbakan Hoca ilk önce bu sürece Siyonizm’in etkilerini araştırır ve eğer virüs bizzat Siyonizm tarafından üretilmişse bunu deşifre ederdi. Eğer süreç Siyonizm’den bağımsız olarak başlamış olsa bile Siyonizm’in bütün dünyayı etkileyen bu süreci muhakkak bir fırsata çevireceğini anlatırdı. Çünkü o, “Biz demiyoruz ki her taşın altında bir Siyonist var; ama Siyonistler hiçbir taşın altını boş bırakmazlar” diyerek onların anatomisini ortaya koymuş bir liderdi. (Abdulaziz Kıranşal)

Hoşça kalın, dostça kalın.

Önceki ve Sonraki Yazılar