1. YAZARLAR

  2. Yılmaz Sandıkcı

  3. Papazın İftar Daveti-1
Yılmaz Sandıkcı

Yılmaz Sandıkcı

Yazar
Yazarın Tüm Yazıları >

Papazın İftar Daveti-1

A+A-

 

Bir papaz hikâyesi dolanıyor yine sosyal medyada. Hani Türk işçilerini evine iftara davet eden Alman papaz var ya, o işte… Hani, “…ben Kur’an-ı Kerim dinlemeyi çok severim, okuyun da keyifleneyim…” diyen papaz, bizimkilerin önüne bir Kur’an-ı Kerim koyan ve okuyamadıkları için mahcup olan işçilerimize hitap ederek mealen “işte siz Osmanlı torunları Kur’an-ı Kerim’i takip etmeyi bırakıp Avrupa taklitçiliği yaptığınız, alfabenizi değiştirdiğiniz vs… vs… vs… için bu durumlara düştünüz ve bize köle oldunuz” diye ağızlarının payını veren o papaz.

*

İlginç bi papaz! Kur’an dinlemekten keyif alıyor ama anlamadan dinliyor. Anlasaydı Müslüman olurdu. Mantık ve bilgi çelişkilerine rağmen cehalet ile ahmaklık arasındaki farkı bilmeyenlerin bilinçaltına giren ve algı yönetiminde ödüle layık olacak bir hikâye. İçinde adı geçmediği halde milletin yeniden keşfetmeye başladığı Mustafa Kemal Atatürk’e sövdürmeyi başaran bir hikâye.

*

Hikâyeyi okuyunca hipnotize olarak sövgü kervanına katılmadan önce birazcık düşünsek, birkaç soru sorsak tuzağa düşmeyiz aslında.

*

Hikâyede bahsi geçen Avrupa taklitçiliği için hemen cumhuriyet dönemine sövmek yerine, ne zaman başlamış bu Avrupa taklitçiliği? diye sorsak, birkaç bilgiye baksak, Avrupa taklitçiliğinin 19’uncu asırdan önce Osmanlı zamanında ve Cumhuriyetten çok çok önce başladığını görürüz...

*

Bunu gören basiret ve feraset sahibi bir Müslüman, Kur'an-ı Kerîm'i takip etmeyi Osmanlı zamanında bıraktığımızı da anlar ve Cumhuriyete sövmeyi bırakır…

*

Bakar ama görür mü acaba? Görseydi, “Osmanlı da bizim Cumhuriyet de, birini övmek için diğerine sövmeye gerek yok” diyerek, “kendi kendimize söverken aslında kime hizmet ettiğimizi anlamak için uyanmak gerek” diye düşünürdü…

*

Osmanlı, 19’uncu asır sonlarına doğru, henüz Atatük doğmadan önce "Duyun-u Umumiye kanununu" ile malî iflasını kabul etti. Bu aşamaya gelene kadar yaşananları ve kayıpları iyi anlamak gerekir... İngiliz ile yapılan Balta Limanı anlaşması da tuz biberdir... Bu olaylar 2 günde olmamıştır. Yıllarca süren hata ve aymazlıklardan örülen bir süreç içinde gelişmiştir. Tedbir alacak cesaret, düşünce gücü ve iradesine sahip “bireyler” yetiştirilmediği için tecelli etmiştir bu ve bunlar gibi nice olaylar...

*

Frenk modası, saraya bürokrasiye ve orduya Cumhuriyetten çok çok önce girer. Sarığı, kavuğu kaftanı bırakır ve dönemin Avrupalı Frenk takım elbisesini giymeye başlar padişahlar, sarayda çalışanlar, idareciler, paşalar...

*

Kılık kıyafet devrimi için Atatürk’ü, Cumhuriyet dönemini suçlayanlar bunu da görmezden gelirler. Peki, böylesi bir cahillik ve çifte standart müslümana yakışır mı?

*

Harf devrimi de böyle bir çarpıtma ile sokuluyor cehalet ile ahmaklık arasındaki farkı bilmeyenlerin bilinçaltına… Pazartesi günü devam edelim inşallah.

 

 

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.