1. YAZARLAR

  2. Mustafa Güden

  3. Paralel Operasyonu
Mustafa Güden

Mustafa Güden

Yazar
Yazarın Tüm Yazıları >

Paralel Operasyonu

A+A-

Paralelin hükümete en büyük operasyonu yani 17 Aralık girişimi, dönemin Başbakanı Erdoğan’ın Konya’da olduğu gün yapılmıştı. O gün bunu sormuştuk, “Neden 16-18 Aralık değil de, 17 Aralık yani Başbakan’ın Konya’da olacağı gün. Neden Hz. Mevlana’nın vuslat günü?” diye. Bizim kendimizce cevabımız vardı. Ama bazı cevaplar zamana bırakılmalıydı. Zaman içerisinde hiçbir şey yapılmadı denilemez ama “Belini kırmak anlamında” bir gelişme olmadı. Önceki gün, FETÖ’ye finansman desteği sağladığı ve işlemlerde usulsüzlük yaptığı iddia edilen iki şirket bünyesindeki okullara kayyum atandı. Şimdi Cumhuriyet Başsavcısı Bestami Tezcan’ın açıklamasına bakalım; ''Cumhuriyet Başsavcılığımızca FETÖ/PDY terör örgütüne finans sağlamak, suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerini aklama, vergi kaçakçılığı, FETÖ/PDY Konya İl Yöneticiliğini yapmak ve terör örgütüne üye olmak suçlarından yürütülmekte olan bir soruşturma kapsamında, Maliye Bakanlığı Vergi Denetim Kurulu Konya Küçük ve Orta Ölçekli Mükellefler Grup Başkanlığı müfettişlerince düzenlenen raporlara göre, Merve Özel Eğitim Kurumları A.Ş. ile Özel Sabah Eğitim Hizmetleri A.Ş.'nin bünyelerinde usulsüz işlem ve para akışlarının tespit edildiği, şirket ortakları ile bir kısım personelinin eğitim kurumlarını kullanarak himmet, burs, bağış, kurban adı altında para topladıkları, toplanan paraları sistem içerisinde FETÖ/PDY terör örgütüne aktardıkları, şirketlere bağlı eğitim kurumlarının FETÖ/PDY terör örgütünün amaç, ideoloji ve stratejileri doğrultusunda araç olarak kullanıldığı, şirketlerin hissedarları ve yönetim kurullarında bulunmuş ve bulunmakta olan kişilerin örgütün il yapılanması içerisinde yer aldıklarının tespit edildiği, bu kapsamda Cumhuriyet Başsavcılığımızın 17/05/2016 tarihli talebine binaen Konya Nöbetçi Sulh Ceza Hakimliği’nin 17/05/2016 tarihli kararı ile kararı ile Merve Özel Eğitim Kurumları A.Ş. ve Özel Sabah Eğitim Hizmetleri A.Ş.'ye Kayyım atanmasına karar verildiği, olayla ilgili başlatılan soruşturmanın devam etmekte olduğu…”
***
Yine Başsavcılığın YÖK’e yazı yazarak, Mevlana Üniversitesi’ne Kayyım ataması yapılmasını istediği bilgisi geldi. Buna açıklık getirelim; Vakıf Yükseköğretim Kurumları Yönetmeliği’nin 25. Maddesi’nin e bendi “Faaliyet izninin kaldırılması” ile ilgili. Burada “ Vakıf yükseköğretim kurumunun eğitim-öğretim, yayın, danışmanlık, ticari ve diğer faaliyetleri ile bağışlardan elde ettiği gelirini, yükseköğretim kurumunun akademik faaliyetlerini, yatırım ve cari giderlerini finanse etmekte kullanmadığının tespit edilmesi” hükmü bulunuyor. Aynı yönetmeliğin 26. Maddesi ise, “Yükseköğretim Kurulu tarafından faaliyet izninin geçici olarak durdurulması kararının alındığı tarihte vakıf yükseköğretim kurumu mütevelli heyeti başkanı, üyeleri ile rektörü veya müdürünün görevleri sona erer. Bu tarihten itibaren faaliyet izninin geçici olarak durdurulması süresi boyunca yönetimi üstlenen devlet üniversitesinin rektörü ilgili vakıf yükseköğretim kurumunun geçici mütevelli heyeti başkanı, üniversite yönetim kurulu da geçici mütevelli heyeti sıfatını kazanır” diyor. Yani Mevlana Üniversitesi ile ilgili karar YÖK’e ait. Bunu da zamanla göreceğiz.
***
“Paralel yapının en güçlü olduğu il Konya” şeklinde tespitlerde bulunulmuştu. Okullara kayyım ataması yapılması ve Mevlana Üniversitesi’nin durumunun YÖK’e bildirilmesiyle yeni bir süreç başladı. Uzun zamandır Cumhuriyet Başsavcılığı’nın üzerinde çalıştığı paralel konusunda sonraki adımların ne olacağını zamanla göreceğiz.

HDP’nin Tehdidi
Ne Anlam Taşıyor?


Dokunulmazlıkların gündeme gelmesinden itibaren HDP Eşbaşkanları Selahattiin Demirtaş ve Figen Yüksekdağ’ın kullandığı tehdit diline dikkat edin. Yüksekdağ dokunulmazlıkların kaldırılması ile ilgili evet oyu verecek olan vekiller için "Hesabını verecekler" dedi. Yüksekdağ sözlerinin devamında "Evet diyenler, AKP saray iktidarının çok trajik bir biçimde alt üst oluşunu görecekler" ifadelerini kullandı. Diğer Eşbaşkan Selahattin Demirtaş ise “Bizi almak isteyen olursa, buyursun. El mi yaman, bey mi yaman göreceğiz” karşılığını verdi. HDP’liler, “Meydan okuma” dilini kullanırken nereden cesaret alıyorlar dersiniz. Mecliste yapılan görüşmelerin ardından maddelere geçilmesi için yapılan gizli oylamaya 536 milletvekili katıldı. Oylamada; 348 milletvekili kabul oyu kullanırken, 155 ret oyu çıktı. 8 milletvekilinin çekimser kaldığı oylamada, 25 oy da boş çıktı. Teklifin 1. maddesi 148 ret oyuna karşılık 350 oyla kabul edilirken, 27 oy boş çıktı, 1 oy geçersiz sayıldı; 5 milletvekili de çekimser kaldı. Teklifin 2. maddesi 149 ret oyuna karşılık 357 oyla kabul edilirken, 17 oy boş çıktı, 6 milletvekili de çekimser kaldı. Görülüyor ki, dokunulmazlıklar kalkıyor. Yüksekdağ ve Demirtaş’ın meydan okuma dilinin arkasındakileri de görebilecek miyiz dersiniz?

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.