1. YAZARLAR

  2. Muhammet Öğüt

  3. Pisi Pisine Gitti
Muhammet Öğüt

Muhammet Öğüt

Köşe Yazarı
Yazarın Tüm Yazıları >

Pisi Pisine Gitti

A+A-

Atiker Konyaspor 5. haftada Trabzonspor'a konuk oldu. Maçın puan yönünden önemi her iki takım için de yüksek olsa da, maneviyat yönünden de önemli olduğunu bir kez daha anladık.
Avni Aker stadyumunun ilk açılış maçını Konyaspor ile yapan Trabzonspor seneler sonra kapanış maçını da Konyaspor ile yaptı.
Stadyum açılırken Konyaspor galip gelmeyi başarırken kapanış maçında Trabzonspor sevindi.
İlk yarı boyunca genellemeye bakıldığında oyuna üstünlük kuran bir Atiker Konyaspor vardı.
İsabetli şutların direk kaleyi bulması da milleti gaza getirmeyi başardı.
Trabzonspor'un doğru düzgün şutu bile yokken Konyaspor'un çekmiş olduğu şutlar kaleci Onur Kıvrak ve defans oyuncuları sayesinde filelerle buluşmadı.
İlk yarı oynadığımız oyun stili taraftarımızın yine damak zevkine uygun geldi ama onca yakaladığımız %100'lük gol şanslarını elimizin tersiyle iterek işimizi zora soktuk.
İlk yarı genellemesinde bizim üstünlüğümüz tartışılmaksızın kabul edilirken defans oyuncularımız ve kalecimiz Serkan Kırıntılı ile sürekli anlaşmazlık olduğunu da görmezden gelemiyoruz.
Kaleciye geri dönüşler de bir çok kez hatalar yapıp ev sahibi takımın gole çevirememesi de bizim şansımızdı galiba.
İkinci yarı ilk yarıya nadiren oyuna etkimizi koyamayarak ve bir çok hatalar ile oyunu Trabzonspor lehine çevirdik.
Karşımızda kopuk bir takım olmasına rağmen elimizle 3 puan hediye ettik.
90+4' de serbest vuruş kazanan Trabzonspor Yusuf Erdoğan'ın vuruşunda Konyaspor'un defans oyuncuları ve kalecimizin anlaşmazlığı sonucu ters bir vuruş oldu tabi ki haliyle top ağlarımıza gitti.
Daha ligin başında bunların olabileceğini düşünüyorum.
Bunca güzel gidişata bir nazarlık gerekiyordu onu da bu maç ile atlatmış olduk. 
2 haftadır düşüş yakalayan bir takım görmek bizi üzerken, taraftarın korkmasına da sebep oluyor.
Daha önce Anadolu takımları Avrupa'ya ne zaman gitse lig de kötüleyerek ligin alt sıralarına doğru bir iniş sergilediler.
UEFA Avrupa Lig'ine gitmek bizim için büyük bir hayal iken geçen sene ki müthiş istikrar ile bunu en iyi şekil de başarmıştık.
Aykut hoca her basın toplantısında "UEFA'da bir hedefimiz yok" derken biz tüm taraftarlar ona kızmıştık.
Oysa ki haklıymış kendimizi çok kaptırmışız.
UEFA Avrupa Lig'ine vermiş olduğumuz değer ve önem yüzünden takımda ayrımcılık olduğunu düşünüyorum.
Her hafta cansız bir Konyaspor izlemek istemeyen taraftar varken ben de her hafta ıslıklanan bir takım görmek, duymak istemiyorum.
Teknik direktör ve oyuncular illaki hata yapabilir ama taraftar yapamaz.
Her sene 2 kere transfer sezonu açılır o oyuncu başka bir takım ile anlaşıp gidebilir.
Teknik direktör ile büyük çıkmazlık içine girip de takımla yolları ayrılabilir.
Takımdan herkes ayrılabilir ama taraftarlarımız asla ayrılmaz, tribüncülüğü bırakmaz.
Takımı asla yalnız bırakmayan taraftarlarımızın da bu kötü günler de köstek yerine destek olmaları için davet ediyorum.
Aslında ortada kötü bir gidişat göremiyorum neden derseniz 5 haftada daha ilk kez mağlup olan bir takım var.
5 hafta için de çok zor karşılaşmalara çıktık ama şerefimizle üstünden gelmeyi başardık ve her daim puan aldık.
Daha ilk kez mağlup olup da bazı taraftar kısmının takım bu sene kümeye oynar demesi hiç hoş bir davranış değildir. 
Aykut Kocaman ve oyunculara güvenmeyen bir taraftara ben taraftar demem ki genellemeye baktığımızda çok iyi yerlerdeyiz bu da tamamen hocamız ve oyuncularımızdan kaynaklıdır.
Yeni sezon da takıma dahil ettiğimiz oyuncuların oyun sistemimize ve takıma alışması biraz zaman alabilir.
Bu alışma ve konsantre olayını hallettik mi bizi kimse tutamaz.
Genç oyuncular ile orta saha da iyi bir organizasyon yapan teknik direktör Aykut Kocaman daha çok başarıya imza atar.
Aykut Kocaman'ın tek hatası ise taraftarı galibiyete alıştırması oldu.
Takım en ufak bir serzenişte berabere kalıyor ve taraftar takım kötüye gidiyor diye kuru gürültü yapıyor.
Sahadan 1 puan ile ayrılmak da iyidir özellikle de deplasmanda alınan 1 puan tadından yenmez.
Takımı, oyuncuları, hocamızı ıslıklamak asla hiç bir zaman düzelmelerine neden olmaz aksine soğutur ve isteksizleştirir. 
Sosyal medyada eleştiri yapmak diğer takımların taraftarlarına bizi rezil ettiği yetmezmiş gibi alay konusu eder.
Bu davranışlar gereksiz ve olmaması gereken şeylerdir.
UEFA Avrupa Lig'i bizim Süper Lig'e konsantre olmamıza engel olsa da bazı oyuncuları kadroya almayarak dinlendirmeye çalışıyoruz.
Genel olarak kadroya bakıldığında her oyuncunun kendine göre takıma faydası olduğu gerçeğini görüyoruz.
Bütçemize bakıldığında elde etmiş olduğumuz maddiyat ve maneviyatın yanı sıra, oyuncularımızın başarı ve isteklerini de görmezden gelemiyoruz.
Stada çıktığımızda formanın hakkını vermek için bütün herkes elinden gelenin fazlasını yapıyor. 
Depar atıyor, sert faullere maruz kalıyor, taklalar atıyor ama asla vazgeçmiyorlar bu arma uğruna canlarını bir hiçe sayarak mücadele edip, bizi orda en iyi şekil de temsil ediyorlar.
Bu güzel gidişata devam etmemizi umar, Trabzonspor mağlubiyetinin şokunu üstümüzden çabuk atıp yarın deplasmanda ki Gent maçına konsantre ve moralli çıkmamız lazım.
Sonuç ne olursa olsun takımı yalnız bırakmayan taraftarımızı da tebrik edip, bundan sonra ki haftalarda daha anlayışlı olmalarını rica ediyorum.

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.