1. YAZARLAR

  2. Mahir CIKCIKOĞLU

  3. Profil Meselesi…
Mahir CIKCIKOĞLU

Mahir CIKCIKOĞLU

Yazar
Yazarın Tüm Yazıları >

Profil Meselesi…

A+A-

Meclis çatısı altındaki 4 partiden üç tanesinde kurultay konuşuluyor. Zaten 4’cüsü de siyasi parti mi, terör örgütü mü belli değil… İçeride ve dışarıda bir sürü irili ufaklı problemle boğuşan ülkemiz şimdi de 3 siyasi partinin kurultayına odaklandı.
AK Parti kurmayları son seçimleri büyük bir zaferle kazanan hemşehrimiz Ahmet Davutoğlu’nun yerine daha düşük profilli bir Başbakan arıyor. Sebep olarak Tayyip Bey yüksek profilli, Ahmet Bey de yüksek profilli. İkisi bir birine ket vuruyor, fayda yerine zarar getiriyor diyorlar. Şimdi Cumhurbaşkanın altında onun emir eri gibi çalışacak, ülkeyi sağ salim başkanlığa taşıyacak emanetçi bir Başbakan lazım. Hatta kuş dilinden başka yabancı dil bilmemesi de aranan şartlar arasında… Sebebi de şöyle açıklanıyor. Ahmet Davutoğlu şu anda dünyada konuşulan bütün dilleri konuşabiliyor. Gittiği ülkelerde tercüman kullanmıyor. Karşıdaki hükümet başkanıyla ne konuştuklarını ikisinin dışında bir de Allah biliyor. Dur bakalım onlarla ne konuşuyor bilge Başbakan… Hiçbir dil bilmeyecek ki arada bir tercüman bulunacak her şey şeffaf (!) olacak… Yani bayağı düşük profilli bir Başbakana ihtiyaç olduğu anlaşılıyor.
***
Gelelim MHP’ye… Burada da Sayın Devlet Bahçeli’nin düşük profilde olduğu, dolayısıyla yüksek profilde bir genel başkana ihtiyaç olduğu pompalanıyor. Bu varsayım üzerine kendini yüksek profilli aday adayı görenler sahneye fırlıyor. Meral Hanım’a bakıyoruz biraz fazla profilli geliyor bize… Şöyle ki; hanımefendi kocasını falan tanımıyor, oğlu Fatih’e ‘Al babanı git’ diyebiliyor. Bir zamanlar Sayın Tayyip Erdoğan’ın bir vatandaşa “Ananı da al git” dediğini vatandaş daha unutmamışken şimdi de Meral Hanım eşini bayağı fırçaladıktan sonra oğluna “Babanı da al git” demesi ilerisi için millete bazı şeyler söylemektedir. Tayyip Bey o zaman bir hayli yadırganmıştı. Bu gün Meral Hanım’ın sözleri ise kadınlar arasında bile çoooook fazla tedirginliğe neden oldu. Bir kişinin dışarıdan birisini fırçalaması zor da olsa açıklanabilir ama bir kadının kocasını fırçalaması asla… Gerek İslam kültüründe, gerekse Türk-İslam ahlakında bir kadın asla kocasına böyle sözler söyleyemez... Eveleyip gevelemeyeyim. Şunu demek istiyorum. Kocasını fırçalayan bir kadın yarın MHP’nin başına geçerse, vatandaşa ne yapar artık onu da siz düşünün… Gelelim diğer profili yüksek adaylara… Koray Aydın Bey her sefer kendini böyle bir maceranın içine atar. Ama cemaziyel evveli ayaklarına takılır. Ümit Özbağ’a da cemaziyel ahiri geçiş vermez. Doğrusu Sinan Oğan hakkında çok bir bilgim yok. Ama benim adayların hepsine arkasında duracağım bir teklifim var. Bunların arkasında hatırı sayılır bir kitle var (!) ya… Adaylardan biri Türkiye’nin hangi vilayetinde kendisini kuvvetli görüyorlarsa oradan bağımsız milletvekili seçilsin, ben ölene kadar onun arkasındayım. Hodri meydan… Yahu bunlar hazır oya talip kardeşim, Devlet Bahçeli’yi Pensilvanya başta olmak üzere iç ve dış odakların yardımıyla devirerek ülkücü hareketi maceraya sürüklemek istiyorlar. Bu kurultayın arka planı bundan ibaret…
***
CHP’nin hastalığının teşhisi her seferinde kurultaylarda aranıyor. Ama teşhis yanlış olunca her üç ay da bir diyalize girmek zorunda kalıyor. CHP’nin hastalığı ahlak buhranı… Kendi aralarında ahlak yok, siyasetlerinde ahlak yok, yok oğlu yok… Onların kurultaydan önce bir psikoloğa ihtiyaçları var… Büyüklere karşı nasıl konuşulur, kendi aralarında nasıl davranılır öncelikle bunların bilinmesine ihtiyaç var. Daha geçenlerde kurultay yapıldı Kılıçdaroğlu’nun karşısına çıkanlar bir bir çekildi… Şimdi yine tabanını oyulmaya çalışılıyorlar. Atı alan Üsküdar’ı çoktan geçti. CHP artık bir alevi partisidir ve hiçbir güç Kılıçdaroğlu’nu oradan indiremez. Bu millet gerek parti liderinin gerekse vekillerinin kronik ahlak buhranı yaşadığına inanıyor ve amuda kalksa dahi alabileceğin oy bu kadar diyor. Hal böyle olunca CHP de kurultaylar üç-beş gün gündemde kalabilmek için yapılıyor diye düşünüyorum. Sonuç hava gazı bol gıda diye özetlenebilir.
HDP için kurultaya falan gerek kalmadı. Eskiden doktorlar iyileşecek hastaya ekşi turşu yeme derken, Ölecek hastaya da canı ne isterse verin yesin derlerdi. Şimdi HDP’nin durumu tam bu manzara… Ne yapalım zamanında ekşi turşu yeme dedik anlamadı.. Şimdi ne yerse yesin artık… Öyle değil mi? Allaha emanet olun…

 

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
1 Yorum