1. YAZARLAR

  2. Turan Aydın

  3. Ramazan Ayı ve Sosyal Meseleler
Turan Aydın

Turan Aydın

Köşe Yazarı
Yazarın Tüm Yazıları >

Ramazan Ayı ve Sosyal Meseleler

A+A-

İNFAK: Dinî-ahlâkî bir terim olarak genellikle “Allah’ın hoşnutluğunu elde etme amacıyla kişinin kendi servetinden harcama yapması, muhtaçlara aynî ve nakdî yardımda bulunması” demektir. Bu bakımdan infak, farz olan zekâtı ve gönüllü olarak yapılan her çeşit hayrı içermektedir.

FITRA: Ramazan orucunu tutup bayrama ulaşmanın bir şükrü olarak, Müslümanların belirli kişilere vermesi vacip olan sadakadır. Fıtır sadakası, kişinin bakmakla yükümlü olmadığı yoksul Müslümanlara verilir. (Diyanet Ansiklopedisi)

“Allah’ın kitabını okuyanlar, namazı kılanlar ve kendilerine verdiğimiz rızıktan gizli ve açık infak edenler, asla zarara uğrayamayacak bir kazanç umabilirler.” (Fatır süresi, ayet 292)

“Mallarınızı zekat ile koruyunuz, hastalıklarınızı, sadaka ile tedavi ediniz, bela dalgalarını dua ile niyaz ile karşılayınız.” buyurulmuştur. (H.Ş)

Zekat vermekle servet korunmuş olur. Sadaka ise maddi ve manevi hastalıklara ilaç gibi gelir. Her iki halde de mallarında, canlarında feyiz ve bereket, bedenleri sıhhat ve afiyet bulur. Hak Teala’nın rızasını kazanıp nice manevi mükafatlarla nail olunur. Aynı zamanda nice manevi tehlikelerden de kurtulurlar.  

“KAZANCIMIZ Allah için verdiğimizdir.” Ne verirsen elinle o gider seninle denmiştir.

İnfak; zekat, bağış, öşür, sadaka ve fitreden oluşan hayır ve hasenatların verilmesi/dağıtılması muhtaç olan şahıslara verilmelidir. Lütfen geliniz büyüklerinizi; dedeleri veya babaları, nene ve analara hayır yarışında değer vererek onları sosyal işlerde olduğu gibi hayır ve hasenatınızın dağıtımını onların eliyle yaptırabilirsiniz.

İkamet ettiğiniz site, apartıman veya bağımsız konutlardan, mahallenizden başlayabilir, muhtarların da öncülüğünde ve rehberliğinde muhtaç olan, borçlu olan insanları tespit ettirerek hayır ve hasenatın verilmesini/dağıtılmasını yapabilir/sağlayabilirsiniz.

İşadamı olarak; sanayi ve ticari işlerinizde çalıştırdığınız personelden başlamak üzere borçlu olanları tespit ettirerek onlara zarf içerisinde elden infakınızı yapabilirsiniz. Şöyle ki niyetinizi alırsınız infakın çeşidini siz bilirsiniz muhatap olan personelin bilmesine gerek yok, zarfı verirken “buyur kardeşim bu senin Ramazan hediyendir” dersiniz.

Personele verilen Hayır ve hasenatınız onların daha verimli çalışmalarını sağlar,saygı ve sevgilerini artırır, onların nezdinde Baba gibi adam sözünü söylettirir.

Tok açın halinden ne anlar denir ya işte oruçlu da aç olması nedeniyle empati yaparak karşısındaki açın halinden anlamaya başlar, anlamakla kalmaz imkanı ölçüsünde infakını yapar.

Türkiye genelinde bazı illerde, ilçelerde ve diğer yerleşim yerlerinde VERESİYE DEFTERİ KAPATMA olayı var. Hayır sahipleri mahalle veya köy bakkalından veresiye alış-veriş yapan insanların hesaplarını ödemek suretiyle hesapları kapatırlar. Veren ile alan el birbirini görmeden Allah rızası için böyle bir infak yöntemiyle de zekat ve bağışlarını yapmış oluyorlar.

Konya’mızda veresiye veren bakkal kaldı mı bilemiyorum? Bakkalların yerini mini/küçük marketler aldı, onlar da kredi kartı ile alış-verişe yönlendiriyorlar. Yine de şehir merkezine uzak olan ücra Mahallelerde VERİSİYE VEREN BAKKAL olabileceğini düşünüyorum. Taşra ilçe ve köylerde ise nispeten veresiye alış-veriş yapan insanımız vardır. Hayır sahipleri buralara da giderek yahut akraba ve yakınları vesilesi ile gönderebilirler, oralardaki VERESİYE ALIŞ-VERİŞ DEFTERİ ÖDENMEK SURETİYLE KAPATILABİLİR.

Ramazan Bayram sabahı itibariyle vacip olan ve verilen sadaka-i fıtır vardır. Ramazana sağlıkla kavuştum, oruç tutmaya da muvaffak oldum diye nerde ise nüfus başına belirlenen miktarda hatta daha fazlasını infak ederler.

Zekat ve fıtır sadakası veren, infak eden Müslümanlar hem dünya hem de ahiret saadetini kazanır, alanlar da yine aynı şekilde kazanırlar. Dolayısıyla toplumda barış ve huzur ortamı oluşur, dayanışmayı artırır ve sosyo ekonomik denge ve canlılığı getirir.

Ramazan; rahmet ve mağfiret iklimidir. Kur’an’la buluşan, o atmosferde, bizim hem zihni hem de kalbi olarak iç dünyamızı, hem de dış dünyamızı kuşatan, fiziki şartlarla bizi maneviyata doğru yönlendiren bir zaman dilimidir.

Hayırlı Ramazanlar.

Önceki ve Sonraki Yazılar