1. YAZARLAR

  2. Yılmaz Sandıkçı

  3. Referandum Analizi-2
Yılmaz Sandıkçı

Yılmaz Sandıkçı

Yazar
Yazarın Tüm Yazıları >

Referandum Analizi-2

A+A-

Önceki Perşembe günü referandum sonuçlarını Türkiye’nin cehalet haritası gibi göstererek analiz etmeye çalışanlara sorular sormuştuk. En son, Kim cahil? Atatürk’ün partisiyiz diye diye hem Atatürk’ün koyduğu hedeflere uymayan hem de insanlığa yakışmayan uygulamalar ile halk üzerinde Atatürk ve Cumhuriyet düşmanlığı tesis etmek isteyen hainlere ortam hazırlayıveren CHP’nin yöneticileri mi cahil yoksa Atatürkçü görüntüsü altında sürülen her politikayı takip zorunda kalan CHP’liler mi? demiştik. Devam edelim;

*

Kim cahil? Düşmanın kurguladığı şekilde tarih anlatarak, milleti, Osmanlıyı yıkanın Cumhuriyeti kuranlar olduğuna inandıranlar mı cahil yoksa buna inananlar mı cahil?  Öyle ki, Osmanlının ilk toprak kaybını kabul ettiği antlaşmayı sorsak, Lozan Anlaşması diye cevap verecek olanlar var. Hatta biraz daha ileri giderek Karlofça Antlaşmasını kim imzaladı? diye sorsak, Atatürk diye cevap verecek olanlar bile var.

*

Şimdi cahil kim? Millete gerçeklerimizi abartmadan, eksiltmeden anlatmak, öğretmek yerine milleti düşman ajanlarının, aramızdaki hainlerin yalanlarına teslim edenler mi cahil yoksa millet mi cahil?

*

Haçlı bakiyesi emperyalistleri geri püskürten ve bu başarısı ile konvansiyonel emperyalizm çağı için sonun başlangıcını başlatan Türk milletine karşı düşmanlıktan vazgeçmeyenlerin gerek din adamı gerek tarihçi ve gerekse âlim görüntüsünde aramıza soktuğu ajanlar hiç de az değildir… Yaşadığımız coğrafyanın dünyanın akupunktur noktalarından biri olması sebebi ile ajanın, casusun, hainin olmamasını beklemek safdillik olur zaten. Bence sorun bu hainleri takip ederek, ihanete güç veren cahillerimizin çok olmasıdır ve milleti cehaletten kurtaracak kadroların, bu görevinin farkında olmamasıdır.

*

Gerçek cahiller, milleti bu hainlere inanacak kadar cahil bırakanlardır sonra kalkıp referandumda evet diyenleri cahil gösterecek analizler yapanlardır. Gerçek cahil, sistem yerine, fikir yerine kişiyi tartışanlar kadar muhalefetini kişiye karşı yapanlardır.

*

Dünkü yazımda, “cahil” kelimesine her kesimin farklı anlamlar yüklediği bir ortamda nasıl iletişim kuracağız? “İletişim” kuramazsak “uzlaşmayı” nasıl başaracağız? Sorularıma cevap olacağını umduğum bir takım bakış açıları sunmaya çalıştım.

*

Anlamı konusunda anlaşmamız gereken bir kelime de koalisyon olmalı bence? Parlamenter sistemde, genel seçimlerin sonunda koalisyon çıkmasından korkarak evet diyenlere, başkanlık seçimlerinin başında, özellikle de ilk turda seçilme gücü olmayan partilerin nasıl da gizli koalisyonlar yapmak zorunda kalacağını nasıl anlatacağız?

*

İletişim kuramazsak, sorunun koalisyonda değil “uzlaşma kültürümüzün zayıflığında”, eksikliğinde olduğunu nasıl anlatacağız? Korkmamız gereken koalisyonlar değil uzlaşma kültürümüzü beslemeyen siyasetçilerdir bence.

*

Referandum sonucu üzerine yapılması gereken analiz de şu olmalıdır; Ne cumhuriyetimiz CHP’nin, ne Türkler MHP’nin, ne Kürtler HDP’nin, ne de dinimiz AKP’nin tekeli altındadır. Milletin sandığa yansıyan dengeli iradesi bunu açıkça ortaya koymuştur…

*

Analizin sonucu, EVET diyen de HAYIR diyen de bizim insanımız, bizi ayrıştırmaya ve çatıştırmaya çalışan perde arkasındaki güçleri tanımalıyız. Biz birbirimize düşmezsek, düşman da hain de bize bir şey yapamaz, inanmalıyız!

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.