Yılmaz Sandıkçı

Yılmaz Sandıkçı

Yazar
Yazarın Tüm Yazıları >

Reformdan Önce

A+A-

Sayın Cumhurbaşkanımızın “dinde reform” konusuna değinmesi gündemi fena çalkaladı, toz dumana karıştı ama iki hafta geçmeden unutuldu bile. Gündemin çalkantısına kapılmamak ve kimin, ne dediğinin tam anlaşılmadığı gereksiz polemik ortamlarından uzak durmak ve yanlış anlamaları önlemek için toz duman çekilince yazmayı daha doğru buluyorum.

*

İslam dininde reform istemek, reformu kimin istediğine bağlı olarak değişmekle beraber, en basit ifadesi ile ya dil sürçmesidir, ya yanlış anlama, ya haddi aşma, ya da bilgisizlik... Zira reforma ihtiyaç duyan Allah’ın dini olamaz, olsa olsa insanın anlayışı olur… Konu bu açıdan ele alınarak yanlış anlamaların önüne geçilmelidir.

*

Özellikle siyasetçilerin “dinde reform” konuşmadan önce, dinin siyasete alet edilmesini önlemeyi konuşması daha yararlı olacaktır.

*

Örneğin, bazı siyasetçilerin akrabalarının, liyakate bakılmadan devlet makamlarına alınması eleştirilerine karşı “Cuma hutbesinde akrabanı koru ve gözet deniyor” diyerek savunan bir milletvekilimiz var… Bu ve bunun gibiler dinimizin “akrabanı koru ve gözet” emrini (farz) nasıl anlamışlar? Akrabanı, sana emanet edilen ve içinde tüyü bitmedik yetimin de hakkı bulunan devlet hazinesinden mi koruyup, gözeteceksin? Yoksa kendi kesenden mi? Reform, dinimizi huzur ve adalet için değil, menfaat için kullananların anlayışında yapılmalıdır.

*

Bir başka örnek, dini hikâyeler anlatarak Müslümanların gönlünde İslam’a hizmet eden kişilerin olması gerektiği yere yerleşen birisi vardı… Bu kişi, kendisi gibiler ile birlikte yalan üzerine kurdukları dini algının sürebilmesi için “…Kur’an islam’ı diye bir sapıklık çıkardılar …” demişti… Bu söze değil tepki vermek, dinledikleri ve kandıkları yalanların etkisi ile bu sözü haklı çıkarmaya çalışan Müslümanlar, İslam’ı nasıl anlamışlar? Anlamışlar mı? Reform, İslam’a yapılan saldırının farkına varmadıkları gibi bu saldırıya “hizmet” edenlerin din anlayışında yapılmadır.

*

Reform yapmak kolay iş değildir, önce anlayışın gelişmesi gerekir… Yoksa kandıkları yalanlar uğruna ölümü, öldürmeyi din zanneden gözü dönmüşlerin, vahşi cehaleti Çin Seddi gibi geçer hakikatin karşısına…

*

Anlayış ve algı gelişirse, gelişen anlayış reformun dinde değil, anlayışın kendisinde olması gerektiğini gösterir.

*

Anlayışı geliştirmek için ne yapmalıyız peki? Tarih, Allah’ın verdiği aklı kullananlar, düşünenler ve ibret alanlar için dersler ile doludur. Sizce ne yapmalıyız, ne yapabiliriz? Sonraki yazımızda devam edelim inşallah…

 

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.