1. YAZARLAR

  2. Yılmaz Sandıkçı

  3. Reformdan Önce Diriliş
Yılmaz Sandıkçı

Yılmaz Sandıkçı

Yazar
Yazarın Tüm Yazıları >

Reformdan Önce Diriliş

A+A-

Reforma ihtiyaç duyan Allah’ın dini değildir! Reforma ihtiyaç duyan olsa olsa insanın anlayışı ve yorumu ile uydurduğu şeylerdir… Özellikle siyasetçiler “dinde reform” konuşmak yerine, dinin siyasete alet edilmesini önlemeyi konuşmalıdır.

*

Reform kolay iş değildir elbette. Önce “insan anlayışı” gelişmelidir… Yoksa kandıkları yalanlar uğruna ölümü, öldürmeyi din zanneden, kendi milletine düşmanlaşan insanların anlayışı Çin Seddi gibi geçer hakikatin karşısına.

*

Kur’an-ı Kerim’e göre İslam dininde olmaması gereken ruhban sınıfı nasıl oluyor da Müslüman takipçiler buluyor? Anahtar soru bu bence.

*

  1. yüzyılda (1400’lü yıllar) İtalya’da başlayan edebiyat, sanat, düşünce ve bilim alanındaki gelişmeler sonucu ortaya çıkan “yeni anlayışlar” yani “yeniden doğuş” rönesans olarak tanımlanıyor. Reformdan önce olan budur, düşünce dünyasında “yeniden diriliş”…

*

Düşünce, algı ve anlayışı geliştiren rönesans devri Avrupa insanında, ‘her şeyin esasını arama ve anlama arzusunu’ artırıyor… Kilisenin her sözüne kanmak yerine aslını araştırmak, hakikate ulaşmak dönemin insanında bir ihtiyaç. Anlama arzusunu artırmak tek başına yeterli değil, o dönemde bilgiye yaklaşım ve sanat ne durumda iyi anlamak gerekiyor bence.

*

Özellikle resim yani tasvir sanatının üzerinde durmaya değer. İki boyutlu basit resim yerine üç boyutlu ve insan algısını geliştiren resim. Bizde ise resim yapmak günah kabul ediliyor. Günah olan resim mi yoksa tasvir edilene tapmak mı?

*

Örneğin Leonardo da Vinci matematik zekâsına sahip ve kendisini resim yaparak ifade ediyor… Bir “ressam” olarak ileri mühendislik tasarımları çizmiş olmasının sonraki yıllarda insanlar üzerinde bıraktığı etki resim sanatının insan algısına ve anlayışına katkısını, bir başka deyişle sanattan sanayiye giden yolu anlamamıza yardımcı olabilir.

*

Rönesans ile “her şeyin esasını arama ve anlama arzusu gelişen” insanların, kilise din adamlarının sorulara cevap vermek, sorunlara çözüm bulmak yerine dinin aslından uzaklaşıp belli bir (ruhban) zümrenin çıkarlarına hizmet ettiğini anlaması reformu başlatıyor. “İnsana gereken tüm bilgiler İncil’de vardır, kiliseler her şeyi bilir, onun dışında bilgi aramak günahtır, bilimsel çalışmalar gereksizdir” gibi düşünceler üzerine oturan skolastik düşüncenin yanlışlığının anlaşılması ile de ruhban sınıfı yücelten din anlayışına karşı reform hareketi güç kazanıyor Avrupa’da… Ve zenginleşmiş kiliselerin din adı altında ürettikleri korku ve baskı hikâyeleri ile fakir halkı sömürdüğü karanlık döneme son veriliyor.

*

Korku ve baskıdan kurtulan Avrupa, özgür düşüncede diriliyor. Bu diriliş ile sanayi ve teknik gelişmelerin kapısı açılıyor ve açılan kapılardan geçen Avrupa, İslam medeniyetinin, Osmanlı’nın karşısına dikiliyor.

*

Reformdan önce olan budur. Bize lazım olan da budur; aslını, esasını araştırarak, doğru kapıları açmaya çalışmak, yanlış kapıların önünde hayal kurmak değil…

 

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.