Nesrin Erkan Sabuncu

Nesrin Erkan Sabuncu

Yazar
Yazarın Tüm Yazıları >

Rıfat Ilgaz-1

A+A-

Rıfat Ilgaz-1

 

1945'te Gün Dergisi çıktı. Ilgaz bu dergide sekreterdi. Bu dergide yazıları yayınlandı. Aziz Nesin'in Cumartesi Dergisine ortak oldu. Seçici kurulda çalıştı. 1946'da Esat Adil, Sabahattin Ali ve Aziz Nesin ile birlikte Gerçek Gazetesini çıkardılar. 1946 Ekim ayında Yığın Dergisi’ni Esat Adil ve Adil Yağcı ile birlikte çıkardılar.

Öğretmenliğe yeniden döndükten sonra Boğazlayan-Yozgat'a tayini çıktı. Hastalığı nedeniyle Validebağ Sanatoryumunda yattı. Şubat 1947'de Sebahattin Ali, Aziz Nesin ve Mim Uykusuz'un çıkardığı Marko Paşa kadrosuna girdi. Sık sık kapatılan bu derginin daha sonraları sorumlu müdürlüğünü üstlendi.

Malum Paşa, Merhum Paşa, Hür Marko Paşa gibi dergilerin adı sık sık değişiyordu. 1950'li yıllarda Ilgaz, gazetecilik yapmaya başladı. Sakıncalı olduğundan gazeteler ve dergiler imzalarına pek yer vermediler.

1952-1960'da Tan Gazetesi'nde dizgici-düzeltmen ve röportaj yazarı olarak çalıştı. Turhan Selçuk ve İlhan Selçuk'un çıkardığı Dolmuş Dergisi'ne 'Stepne' takma adıyla yazılar yazdı. Hababam Sınıfı, Pijamalar (Bizim Koğuş) , Don Kişot İstanbul’da bu dergide dizi olarak yayınlandı. Hababam Sınıfı'nı da isminin sakıncalı olması nedeniyle 'Stepne' (Yedek Lastik) takma adıyla yazdı. Ocak 1953'te Devam adlı şiir kitabını çıkardı ve bu kitap da toplatıldı.

Yazarımızın tanıtımına haftaya devam etmek üzere kendisini bir şiiriyle analım.

***

Çocuklarım

 

Sizi yoklama defterinden öğrenmedim

Haylaz çocuklarım

Sınıfın en devamsızını

Bir sinema dönüşü tanıdım

Koltuğunda satılmamış gazeteler

Dumanlı bir salonda

Kendime göre karşılarken akşamı

Nane şekeri uzattı en tembeliniz

Götürmek istedi küfesinde

Elimdeki ıspanak demetini

En dalgını sınıfın

Çoğunuz semtine uğramaz oldu okulun

Palto ayakkabı yüzünden

Kiminiz limon satar Balıkpazarı'nda

Kiminiz Tahtakale'de çaycılık eder

Biz inceleyeduralım aç tavuk hesabı

Tereyağındaki vitamini

Kalorisini taze yumurtanın

Karşılıklı neler öğrenmedik sınıfta

Çevresini ölçtük dünyanın

Hesapladık yıldızların uzaklığını

Orta Asya'dan konuştuk

Laf kıtlığında

Birlikte neler düşünmedik

Burnumuzun dibindekini görmeden

Bulutlara mı karışmadık

Güz rüzgarlarında dökülmüş

Hasta yapraklara mı üzülmedik

Serçelere mi acımadık kış günlerinde

Kendimizi unutarak

***

 

Çocuklarım

 

Dışarıda hava güzel çocuklarım,

Kulaklarımda nedense bir fırtına sesi uğulduyor.

Bakın ziller nasıl da acı acı çalıyor,

Ayrılık zamanı geldi; “gözüm, kulağım çocuklarım

Hani nerede, Nerede Fazlı, nerede İbrahim;

Son bir türkü söyleyin de dinleyeyim.

Yine yaramazlık yapıyorsun Hasan Mermerim,

Musa Tetik, İsmail, Ramazan Yalçın,

Beşir Coşkun,  Cafer Yayla; doğru durun da…

Sizi son bir kez göreyim!

Benim uysal kızım Haticem,

Ya o cin gibi Nurten

Sen, ufacık, minicik Ayşem…

Hepinizi özlüyorum şimdiden!

Gitmem gerek biliyorum

Öylesine alıştım ki size; gidemiyorum.

Ne o; “öğretmenim” diyen bir ses duyuyorum,

Sizi hayalimde götürüyorum!

Bugün; kimler çalıştı bileyim,

Sessiz Erdoğan Uslu’m, Ali Türk’üm

Fatma’m, Elife’m, Emine’m

Hepinizi çok sevdim!

Cennet bakışlı Cennet’im

Hani Cumali Mutlu?

Senin parmağını da göreyim!

Ziller durmadan çalıyor çocuklarım,

Ayrılık zamanı geldi de geçiyor bile…

Anladım!

Sizinle dünyayı kucakladım,

Büyük sinan 5/D’li

Sesim, soluğum, çocuklarım!

 

Nesrin Erkan Sabuncu

 

Haftaya;  güzel, aydınlık barış ve sevgi dolu bir Çarşamba gününde buluşmak dileğiyle kalın sağlıcakla…

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.