1. YAZARLAR

  2. Yılmaz Sandıkçı

  3. Romanya Dışişleri Bakanı
Yılmaz Sandıkçı

Yılmaz Sandıkçı

Yazar
Yazarın Tüm Yazıları >

Romanya Dışişleri Bakanı

A+A-

Uluslararası bir sanayi fuarı için Çekya’dayız. Dünyanın dört bir yanından firmalar burada, rekabet adam boyu. Türkiye’den gelen firma az. TL’nin yabacı ülke paralarına karşı dalgalı seyreden değeri bizim için gelecek planları yapmayı zorlaştırıyor diyen çok. Rakip ülkelerde böyle sorunlar olmadığı için rekabette bizden daha rahat bir hareket alanına sahipler.

*

Bu rekabet ortamında, sanayicimizin - üreticimizin yöneticilerimizden istediği şu: Siyasi kaygılar ve palyatif çözümler ile TL’nin olması gerektiğinden daha değerli tutulması, içeride enflasyonu baskılasa da dışarıda Türkiye’nin rekabet gücünü azalttığı dikkate alınsın. Bu yüzden hem pazar kaybediyoruz hem de döviz gelirinden mahrum oluyoruz. Bu kayıpların ticaret açığı ve bütçe açığında birikmesi ile birlikte üretimde ve ihracatta oluşacak azalma ileride daha büyük enflasyonlar, daha keskin değer kayıpları ile dönecektir ve bize daha ağır bedeller ödetecektir. Tarihin tekrar etmesi, düşmanı suçlamak yerine kendi yanlışlarımızın dikkate alınması ile önlenebilir.

*

Bir de bizim için önemli olan, dövizde yüksek kurdan ziyade, döviz kurlarında istikrar olması. Böyle kur dalgalanmalarına her gemi dayanamaz. Zaten azalmış - zayıflamış olan üretimimizi de kur dalgalarına boğdurursak, yarın ne olur halimiz? Nerede kendine yeten Türkiye? Kendine yetmeyen bir ülkenin parası neye dayanarak değerlenebilir?

*

Bunları düşünürken, Romanya Dış İşleri Bakanı Sayın Antonescu’nun 1937 yılındaki Ankara ziyareti üzerine yapılan röportajı hatırlıyorum… Orada “…Herhangi bir kişinin, yaşadıkça memnun ve mutlu olması için gereken şey, kendisi için değil, kendisinden sonra gelecekler için çalışmaktır. Hayatta tam mutluluk, ancak gelecek nesillerin şerefi ve mutluluğu için çalışmakta bulunabilir. Hatta en mutlu olanlar, hizmetlerinin bütün nesillerce bilinmemesini tercih edecek karakterde bulunanlardır. Ancak kendilerinden sonrakileri düşünebilenler, milletlerini ilerlemek imkânlarına sahip ederler. Kendisi gidince gelişme ve hareket durur sanmak bir dikkatsizliktir. Bugün bütün dünya milletleri, aşağı yukarı akraba olmuşlardır. Bu nedenle insan, bağlı olduğu milletin varlığını ve mutluluğunu düşündüğü kadar, bütün dünya milletlerinin huzur ve rahatlığını da düşünmeli ve kendi milletinin mutluluğuna ne kadar kıymet veriyorsa bütün dünya milletlerinin mutluluğuna hizmet etmeye de çalışmalıdır. Çünkü dünya milletlerinin mutluluğuna çalışmak, diğer bir yoldan kendi huzur ve mutluluğunu sağlamaya çalışmak demektir. Onun için ben sevdiklerime şunu öneririm: Milletleri yönlendiren ve yöneten adamlar, elbette öncelikle ve öncelikle kendi milletinin varlığının ve mutluluğunun nedeni olmak isterler. Fakat aynı zamanda bütün milletler için aynı şeyi istemek gerekir. Bütün dünya olayları bize bunu açıktan açığa kanıtlar. En uzakta sandığımız bir olayın bize bir gün dokunmayacağını bilemeyiz...” diyor Mustafa Kemal Atatürk, 20 Mart 1937 tarihinde Ulus gazetesinde çıkan röportajda...

*

TL değer kaybettiği için düşmanı suçlarken, TL’nin değer kaybetmesi sayesinde artan ihracat ile övünen yöneticilerimizin, tarih yalan söylüyor diye diye kafaları karıştırıp, karışan kafalara düşman yalanlarını tarih diye anlatanlara kanmayı bırakıp, bir daha düşünmesi gerekiyor bazı konular üzerinde sanki. Selam de dua ile…

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.