1. YAZARLAR

  2. Kübra Erben

  3. Sadreddin-i Konevi
Kübra Erben

Kübra Erben

Yazar
Yazarın Tüm Yazıları >

Sadreddin-i Konevi

A+A-

Sadreddin-i Konevi, 13’üncü Yüzyılda Mevlana Celaleddin-i Rumi ile aynı dönemde ve mekanda yaşamış, kalplerimizi ve ruhlarımızı onaran, manevi mimarlarımızdan olan önemli bir şahsiyettir. Yanında camisiyle birlikte türbesi vatandaşlar tarafından çokça ziyaret edilen manevi alanlardan. Caminin Sadreddin Konevi'nin türbesinin camii bahçesinde olmasıyla ayrı bir önemi vardır. Sadreddin Konevi, içerisinden çıktığı Türk-İslam düşüncesini, Anadolu İslam Anlayışını, özellikle de Osmanlı toplumunun ilim ve kültür hayatını derinden etkileyen fikirler üreten, Konya’nın olduğu kadar Anadolu topraklarının da iftihar ettiği tarihi bir şahsiyettir. O, hayatının her safhasında benzemek istediği Hz. Peygamberin hayatını yaşamış, ecdadımızın düşünce ufuklarında derin izler bırakmış birisidir. Bu gün de sizin için Sadreddin-i Konevi’nin hayatını yazıyorum.

Sadreddin-i

Konevi kimdir?

Sadreddin Konevi Malatya’da 1208 yılında doğdu. Sema kayıtlarında künyesi “Sadrüddin Ebü’l-Mealî Muhammed bin el imam Eş-Şeyhü’l İslam İshak bin Yusuf bin Ali” olarak kayıtlıdır.  Sadreddin Konevi’nin babası Şeyh Mecdüddin İshak Malatyalıdır. Mecdüddin İshak Bağdat’ta fütüvvet teşkilatında hizmet etmiş âlim bir zattır. Selçuklu Sultanı ve Abbasi Halifesi nezdinde diplomat olarak görevler yapmıştır. Selçuklu sultanlarından 1. Giyaseddin Keyhüsrev’in şehzade iken hocasıdır. Selçuklu sarayında ağırlığı olan bir zattır.

***

Mecdüddin İshak, Bağdat ve hac ziyaretlerinde tanıştığı İbni Arabi, Evhadüddin Kirmani, Ahi Evren, Ebu Cafer Muhammed el Berzaî, Ebul Hasen Ali el İskenderanî gibi zatları Konya’ya dönerken yanında getirmiş, bu zatları sultanla görüştürüp Konya’nın ilim ve maneviyatına büyük katkılar sağlamıştır. Sadreddîn-i Konevî 13. yüzyılda Konya’da yaşamış büyük ilim, fikir ve tasavvuf üstadı, insan-ı kâmildir. Zamanında Konya’nın en büyük alimi ve şeyhi idi. Ekberiye geleneğinin kurucusu ve temsilcisi idi, Şeyhi Kebir olarak diye anılırdı. Sultanlar divanında ona ‘Arap ve Acem diyarının halifesi’ diye hitap edilirdi.  Zamanı Anadolu’nun Moğol istilasına uğradığı ve siyasetin karışık olduğu dönemlerdi.  Vasiyeti meşhurdur. 16 Muharrem 673 / 22 Temmuz 1274 tarihinde vefat etti.

 

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.