1. YAZARLAR

  2. Turan Aydın

  3. Salgın Döneminde Afiyette Olmak
Turan Aydın

Turan Aydın

Köşe Yazarı
Yazarın Tüm Yazıları >

Salgın Döneminde Afiyette Olmak

A+A-

Peygamber Efendimiz (SAV) ümmetine afla birlikte afiyet istemelerini tavsiye buyurmuştur ki; “Allah’tan af ve afiyet isteyiniz. Zira hiç kimseye yakın derecesine ulaşmış imandan sonra afiyetten daha hayırlısı verilmemiştir.” Yine buyurmuştur ki, “Kim nefsinin kötü isteklerinden emniyet içerisinde,bedenen afiyette ve günlük gıdasına da sahip olarak sabaha çıkarsa dünya ona verilmiş gibidir.” (Tirmizi)

Peygamberimizin hadisleri ve öğütlerinden de anlaşıldığı üzere imandan sonra Müslümanın afiyette olması gelmektedir. Bir Müslüman sıhhat ve afiyette olması dünyadaki nimetlerinden/varlıklarından önde geldiği gibi dünyaya da  bedel olabilecek seviyededir. Müslüman bir ferdin beden ve ruh sağlığı, afiyeti olursa imanının gereği olan kulluk görevlerini de yapabilir, topluma karşı mesuliyetlerini de yerine getirebilir aksi halde hiçbir şey yapamaz.

Beden ve ruh sağlığı afiyeti için doğal ve helal gıdaya ulaşması, elde etmesi ve tüketmesi, tüketirken de israf etmeden beslenmesi gerekmektedir. Mustafa Kemal AtatürkSağlam kafa, sağlam vücutta bulunur” demiştir. Bu veciz sözden anladığımız akledebilme, fikir ve düşünebilme kabiliyeti de insanın sağlıklı olmasına bağlı olduğudur. Bir yılı aşkın zamandan beri salgın musibeti/belası devam etmekte, milletlerin hayatın her alanına olumsuz olarak etki etmektedir.      

Sıhhat ve afiyet; Dünya üzerinde en fazla ihtiyaç duyulan şey olduğu halde en az kıymeti bilinendir. Hatta az farkedilen nimettir. Sağlık nimeti kaybedildikten sonra anlaşılabilmektedir. Hikmet ehli “Afiyet, sıhhatli kimselerin başındaki bir taçtır, onu ancak hastalar görebilir” demişlerdir. Devrin Padişahı/Sultanı Kanuni Sultan Süleyman’ın sihhatle ilgili “Halk içinde muteber bir nesne yok devlet gibi/olmaya devlet cihanda bir nefes sıhhat gibi” beyti de bu manada düşündürücüdür.

KORONAVİRÜS ve PANDEMİ GİDİŞATI

Son zamanlarda alınan 17 günlük kapanma ya da kısıtlamalarda alınan tedbirlere gelince, yerli yersiz her kes/her kesim konuşuyor ve yazıyor, ne derler ağzı olan konuşuyor. Milleti/toplumu paniğe, korkuya ve endişeye meydan verilmemesi gerekir.

Bu süreci Hükümet alınacak önlemleri genelgelerle yürütmeye/uygulamaya çalışmaktadır. Ancak il ve ilçeler de kurum yöneticileri valiler/kaymakamlar sağlık kurulları bünyesindeki yetkililer o il ve ilçenin özelliğine,vaka sayısına göre tedbirler alınmalıydı fakat kamuoyuna yansıyan haberlere göre hiç de öyle değil. Kapanma/ kısıtlama başlamadan önceki günlerde adete iç göç oldu, şehirler boşaldı, kimi tatil beldelerine akın etti. Kimi köylerine giti, kimi de yaylalara göç ettiler. Göç eden akın eden insanlar gittikleri yerlerin yerleşim bölgelerinde bulunan kurullar; gelenleri teste tabi tutabilirlerdi, belli yaş aralıklarında aşı yaptırabilirlerdi, önceden yani gelmeden aşı yaptıranlar var ise belgesini, bilgisini isteyebilirlerdi. Filyasyon ekipleri kuralları hatırlatmak amacıyla bilgilendirme yapabilirlerdi.

KORONAVİRÜS/PANDEMİ SÜRECİNDE tamamlayıcı tıp, geleneksel tıp ve benzeri doğal yöntemlerle insanların bağışıklıklarını güçlendirecek gıda ve takviyesi konusunda bu işlerle uğraşan ehil zatların fikir ve düşüncelerinden faydalanmak suretiyle milleti/halkı bilgilendirecek yayınlara öncelik verilebilirdi. Örneğin Prof. Dr. Ahmet Maranki hocanın İlmine ve kıymetli fikirlerine önem verilmeliydi.

Koruyucu hekimliği öne çıkararak, Sağlık Ocakları/Aile Hekimlikleri ilk basamak sağlık kuruluşları olarak  aktif bir şekilde faal olmaları sağlanablilirdi. Ülkemizin genelinde salgın yaygın olmasına ve riskli iller de artış olmasına rağmen şehirler arası gidiş-gelişler devam etti, alınan önlemler/kısıtlamalar da yeterli olmadı.

Fert, toplum ve devlet yöneticileri olarak Tıbb-i Nebevi/Peygamber Efendimizin sağlık öğütlerine başvurabilir, salgınla ilgili alınabilecek önlemlerde faydalanabilir, uygulayabilirdik. Ancak hiç bir adım atılamadı.

Peygamberimiz “Bir yerde böyle bulaşıcı bir hastalık olduğunu duyduğunuzda oraya girmeyin,sizin bulunduğunuz yerde çıkarsa oradan kaçmayın” buyuruyor. (Müslim, selam 32 hadis 22)

KORONAVİRÜS salgının olmayacağı günlere kavuşmak duası ile hayırlı ramazanlar.

Önceki ve Sonraki Yazılar