1. YAZARLAR

  2. Yılmaz Sandıkçı

  3. Salgın Günlerinde Düşünmek
Yılmaz Sandıkçı

Yılmaz Sandıkçı

Yazar
Yazarın Tüm Yazıları >

Salgın Günlerinde Düşünmek

A+A-

Dünya korona virüs salgını ile sarsılmaya devam ediyor. Virüsü kapan sayısı yedi yüzbin kişiye yaklaşmış, yaşamını yitirenler otuz bin kişiyi aşmış. Türkiye’de durum biraz daha hafif geçiyor gibi, umut verici bu görüntü gerçek mi yoksa bize has olan ölümcül iyimserlik mi?

*

Şimdiye kadar hükümetin salgın sürecini iyi kontrol ettiğini düşünüyoruz. Ancak bu düşüncemiz bize verilen bilgiler ile gelişiyor, görmüyoruz, bilmiyoruz sadece inanıyoruz çünkü güveniyoruz, güvenmek istiyoruz! Ve üzerimize düşeni yapmaya çalışıyoruz. Herşeyi devletten beklemek olmaz. Tedbirimizi alalım, salgının yayılmasını durduracak davranışlara özen gösterelim.

*

Devlet, evinde kapalı kalan ve gelirinden mahrum olan vatandaşlarımızı düşünecektir elbet. Dünyanın en yardımsever devleti kendi insanını aç bırakacak değil ya. Ekonomimiz krize rağmen gücünü gösteriyordu ve rezervlerimiz övünülecek kadar yüksekti nasıl olsa. Üstelik salgını takmadan Kanal İstanbul gibi çılgın projeleri bile ertelemeden yapacak güçte olduğumuzu gösterdik… Bu şartlarda millet evine kapanmış diye bazı şirketlerin iflas edeceğini, ekonominin çökeceğini bekleyecek değiliz. Bizi yönetmesi için seçtiğimiz insanlara olan güvenimizin boşa çıkmayacağına inanıyoruz.

*

Millet evinde oturmaktan sıkılırken, evinde oturamayan ve virüs riski altında çalışmak zorunda kalan başta sağlık personeline, doktorlara, bilim insanlarına, güvenlik görevlilerine, memurlara, habercilere, esnafa ve çalışanlarına saygıyı zihnimizde canlı tutmaya çalışıyoruz. Önemini ihmal ettiğimiz, kıymetini bilmediğimiz kişilerin ve meslek gruplarının kıymetini hatırlıyoruz, anlıyoruz.

*

ABD’den 2 Mart’ta dönmüştüm, 14 gün gönüllü karantina şartlarını yerine getirmeye özen gösterdim. Gönüllü de olsa karantina ağır bir durum. Bunu anlamaktan aciz kişiler sosyal medayada esip gürlüyor, milleti etkliyor. Virüsten daha tehlikeli bunlar.  Örneğin, son iki ayda mevsimlik gripten ölenlerin sayısı 69 bin kişi, trafik kazalarında ölenlerin sayısı 190 bin kişi, buna karşılık korona virüsten ölenlerin sayısı sadece 2 bin kişi. Yani bu kadar küçük bir sayıdan korkmaya gerek yok!… gibi paylaşımları yaydılar. Bunları okuyan bazıları rahatladı, okuduğu üzerinde düşünenlerin rahatı kaçtı. Ya hükümette ve sorumlu birimlerde de böyle paylaşımlar ile rahatlayanların endişelenenlere oranı yüksek ise ne olacak halimiz? Bizim salgına karşı başarımızı belirleyecek olan bu orandır. Oran da neymiş deyip geçmeyin.

*

Çünkü ham rakamlar, sayılar üzerinde düşünmek yeterli olmadığı gibi yanıltıcı da olur. Ham rakamlar bilgi değil, veridir bir tür malumattır. Malumat ile düşünmek sizi fikir sahibi yapmaz ham bir düşünceniz olur sadece. Rakamlar, sayılar üzerinde oranlı şekilde düşünmek gerekir. Düşünmek de yetmez, verileri etkileyen faktörleri de dikkate alarak düşünmek gerekir. Mevsimlik gribe kaç kişi yakalanmış da kaçı ölmüş? Ölenlerin sayısı hastalığa yakalananların kaçta kaçıymış? Buna karşın korona virüsten ölüm oranı kaçta kaçmış? Peki korona vürüsten ölen oranı gripten ölen oranının kaç katıymış? İşte bilgi budur ve bu bilgi ile fikir üretmek mümkündür diğeri laf-ü güzaf olur. Boş laf ile salgın da yönetilmez millet de bilinçlenmez.

*

Bu “oran” işini atlayıp üstüne bir de “bize bir şey olmaz iyimserliği” ile rahatlamak virüsten daha tehlikelidir. Hükümette ve sorunlu birimlerde oranlı düşünmeyi bilmeyen veya ham düşünce ile konuşan insanlar varsa, onlar salgına karşı zamanında ve yeterli tedbir almış olabilir mi? Bizi yönetmesi için seçtiğimiz yöneticiler arasında oransız düşünenlerin, oranlı düşünenlere oranı nedir?  Bunlar tedbir almada geç kalmışlarsa ne yapmak gerekir? Tedbirsizliklerini örtmek için pek sert ve pek güzel tepki verdiklerini biliyoruz, peki virüs verilen tepkinin seretliğinden anlar mı? Zararın neresinden dönersek kardır? Selam ve dua ile.

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.