1. YAZARLAR

  2. Yılmaz Sandıkçı

  3. Salgın Günlerinde Zihinleri Korumak
Yılmaz Sandıkçı

Yılmaz Sandıkçı

Yazar
Yazarın Tüm Yazıları >

Salgın Günlerinde Zihinleri Korumak

A+A-

Tüm dünyayı teslim alan korona virüsün 11 Mart’ta dünya çapında salgın hastalık sınıfına alınmasını takiben, hükümetimizin özellikle de Sağlık Bakanlığımızın yaklaşımı takdir toplamış ve ümit vermişti. Birkaç gün sonra Ulaştırma Bakanlığımızın ve Diyanet İşleri Başkanlığımızın salgına yaklaşımda bir takım zafiyetlere sebep olduğu konuşulsa da ama kulak asmadık. Önemli olan panik yapmamaktı! Akl-i selim ile birlik, beraberlik içinde bu felaketi atlatabiliriz. Milletimizin bu yönde basireti ve feraseti güçlüdür.

*

İşin ciddiyeti anlaşıldıkça gözler kulaklar Hazine ve Maliye Bakanlığımız ile Ekonomi Bakanlığımıza döndü… Çünkü kaynaklarımızı onlar yönetiyordu. Devletimizin gücünü, ekonomimizin gücünü anlatan sözler kulaklarımızda çınladı. Salgın ne kadar kötü olsa da en az kayıpla atlatacak güçte olduğumuz düşüncesi vatandaşı rahatlattı. En kötü ne olabilirdi ki? Vatandaş olarak herkes üzerine düşeni yapmaya yöneldi. Üzerine düşeni anlamayan vatandaşlarımız da vardı, olacaktı elbet herkes aynı anlayış seviyesinde olamazdı.

*

Melun salgın etkisini artırdıkça hükümet evden çıkmayın açıklamalarını artırdı. Bunun üzerine işini, gelirini kaybeden dara düşen vatandaşlarımız çoğaldı. Onların yardım talebi devletten daha kapsamlı bir ekonomi destek paketi beklentisini artırdı. Daha önce açıklanan destek paketi korona virüs ile mücadele eden diğer devletlerin açıkladığı yardım paketleri yanında zayıf kalmıştı hatta yokmuş gibi olmuştu. Vatandaş hadi bi daha diye umutla seslendi ve ses Cumhurbaşkanlığımızdan geldi; “…vereceğim banka hesabına vatandaşların bağış yapmasını bekliyoruz…”

*

Yardım paketi beklerken yardımlaşma talebini duyan vatandaşın zihninde şimşekler çaktı, ortalık gündüz gibi aydınlandı. Çakan şimşeklerin parlak ışığında vatandaş, Cumhurbaşkanımızın “…biz Suriyeliler için kırk milyar dolar harcadık, gerekirse bir kırk milyar dolar daha harcarız…” dediğini hatırladı… “Muhacir’e varsa, Ensar’a niçin yok?” diye düşündü… Merkez bankamızda bilmem kaç milyar dolar rezervimiz var diyerek ne kadar güçlü olduğumuzu anlatan Hazine ve Maliye Bakanımızı hatırladı… “Eee, hani nerede o rezervler?” diye sordu. Şimşeklerin ışığı geçince Cumhurbaşkanımızın, ben yedi maaşımı bağışlıyorum siz de bağışlarınız ile bu kampanyaya katılın dediğini gördü.

*

Duyguları ile gördükleri arasında kalınca zihinleri karıştı, durumu anlamaya çalıştı, anlamayanlar için yine sorun yoktu… Panik yok, şok olmayın akl-i selim ve feraset ile basiret ile aşacağız bu sorunu yeter ki zihinlere virüs bulaşmasın.

*

Bunun için medya görevinin başında, TV kanalları haberlerde ABD çaresiz kaldı ve Avrupa Birliği’ni parçalıyor dedi… Oh bee, bizden beteri de varmış diyen vatandaş yine rahatladı… ABD havlu atınca bizde salgın duruyor mu? Avrupa Birliği parçalanınca bizim birlik dahi kuramama beceriksizliğimiz ortadan kalkıyor mu? diye sorgulayanların sesi duyulmadı bile. Çünkü sorgulayanları dışlayan, ötekileştiren, hatta dinden çıkaran birileri de görevinin başında idi… Peki onlar mümin mi?

*

Ha bir de, Papa çıkmış korona virüse karşı kendi başına dua etmiş iyi mi. Yarın aşı bulununca, bakın bizlerin duası sayesinde tanrı bilim insanlarının şifayı bulmasını sağladı diyerek, rol çalma hazırlığı yapıyormuş. Bu gavurların zihinleri hakkaten virüslü kardeşlerim. Bakmayın siz onlara, akl-i selime sarılın. Selam ve dua ile.

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.