Serkan Karataş

Serkan Karataş

Yazar
Yazarın Tüm Yazıları >

Sanayi 4.0

A+A-

Üretimin yıllar içinde gelişen ve değişen formları, bu sektörde bazı yeni strateji ve görünümleri beraberinde getirmiştir. Özellikle seri üretime geçilen sanayi devriminin, bu üretim değişikliği ile sosyolojik ve kültürel birçok yansımayı beraberinde getirdiğini biliyoruz. O yıllarda buhar gücüne dayalı üretim yöntemi, ekonomik kuralları yeniden biçimlendirmiş ve nihayetinde “üretim bandı” modeline geçilmesini zorunlu kılmıştır. Elektrikle beraber büyüyen ve gelişen bu iki endüstriyel model (mekanik tezgâhlar ve üretim bantları) 1970’lerde ise yerini “elektroniğin” gücüne bırakmıştır. Kabaca bu şekilde özet geçeceğimiz “üç” farklı sanayi devrimi; ilk olarak 2011 yılında Almanya Hannover Fuarı'nda kullanılan yeni bir terimle isim değiştirmiştir: 4. Sanayi Devrimi. Almanya'da ilk kez zikredilen Endüstri ya da Sanayi 4.0 da yukarda belirttiğimiz bu stratejilerden biridir. Peki, Sanayi 4.0 neyi hedeflemektedir? Temel olarak elektronik yani bilişim teknolojileri ile endüstrinin enstrümanlarını bütünleştirmek ve bütünleşmeden ortaya çıkan daha az maliyetli, daha az hammaddeye dayalı ve yüksek performansta görev yapan yazılım sistemlerini üretim hedefleri doğrultusunda yeni bir biçime evirmek, bu yeni sanayi devriminin özetle bileşenlerini oluşturmaktadır.

***

Son zamanda gündeme gelmeye başlayan “Eşyaların interneti” ya da “akıllı sistemler” de bu yeni isimlendirilen endüstri faaliyetlerinin uzantıları ya da doğal sonuçları olarak karşımıza çıkmaya başladı. Kendi kendine yeten fabrikalar, her şeyin kontrol edilebilir düzeyde olduğu yeni sistemler ve gerektiğinde tek bir üretim çeşidinden ziyade birden fazla ürün çeşitliliği sunabilecek mekânlar tasarlamak ve bunun yanında rekabet düzeyini yitirmeden stratejiler geliştirecek politikalar üretmek uzun vadede karşımıza çıkacak yönlerden bir kaçıdır. Nasıl ki her endüstriyel devrim geçmişten günümüze kadar kitleleri ve buna bağlı olarak ülkelerin bütünsel manada gelişmişlik düzeyini etkilemişse bahsettiğimiz bu yeni devriminde meslek çeşitliliğinden iletişim araçlarının yeniden biçimlendirilmesine kadar birçok yeniliği hayatımıza sokacağı malum. Gelişen ve gelişmeye çalışan ekonomiler için eğitim sisteminden tutun da sağlık sektörüne kadar ülkeleri her türlü platformda yeniden politikalar üretmeye zorlayacak bu yeni devrime karşı ayak uydurmakta gecikmememiz gerekmektedir. Zira her yenilik beraberinde “ölen meslekleri”, “eskimiş teknolojileri”, “köhnemiş üretim metotlarını” beraberinde getirmiş ve ciddi istihdam problemlerine sebep olarak, insan kaynağının verimsiz bir şekilde kullanılarak gelişmelerin önünü tıkamıştır.

***

Endüstri 4.0 stratejisinin karşımıza çıkmaya başlayacağı ilk aşamada donanım ve yazılım eksikliği en büyük problem olarak önümüzde durmaktadır. Her iki alanda da özellikle dışa bağımlı bir yapımızın olması, bu teknolojileri ülkemizin kullanımına sokarken handikap olacaktır. Zira ithal ürünlerle kurulan teknolojiler, bakım ve onarım gibi durumlar karşısında dışa bağımlılığı sürdürmemize sebep olmaya devam etmektedir. Bu bağlamda yerli Sanayi 4.0 teknolojileri, bunun tüm bileşenlerinin yerli üretimle olması ile mümkün kılınacaktır. Önceki yazılarımızda da belirttiğimiz üzere, yerli düşüncenin yeniden işlerlik kazanması hem bu toprağın mayasının tarih boyunca dünya üzerinde bıraktığı hoş sadaları yeniden sahiplenmek ve hem de tabiri caizse “update” etmekle mümkün olacaktır. Türkiye Sanayi 4.0 teknolojilerinin gerisinde kalmamak hatta bunun öncüsü olmak için tarihinden biriktirdiklerini fırsata dönüştürebilmelidir. 

 

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.